Ülker işçisi soruyor

Ülker işçisi Cem Benli fabrikada yaşanan baskıları anlaattığı bir yazıyla kamuoyuna seslendi

İŞÇİ SINIFI
Perşembe, 13 Kasım 2014 (11 yıl 9 ay önce)

Ülker fabrikasında çalışma koşullarının ağırlığı ve yaygın meslek hastalıkları başta olmak üzere pekçok sorun yaşayan işçiler, örgütlü oldukları Hak İş'e bağlı Öz Gıda İş Sendikası sorunlarına sahip çıkmadığı için istifa ederek DİSK'e bağlı Gıda İş Sendikası'na geçtiler. İşçilerin sendika değiştirme kararı işçi kıyımı saldırısıyla yanıtlandı. Kıyıma uğrayan dokuz işçi, hem sendikal özgürlük hakkı hem de işe iade talebiyle fabrika önünde direniş başlattılar.



 



Bugün 18'inci gününe giren direniş, Ülker fabrikasında işçiler üzerinde kurulan ve dinin de alet edildiği kapsamlı denetimi bir kez daha açığa çıkardı. Direniş boyunca işçilere "Tercih ettiğiniz sendika dinsizlerin sendikası" demekten; içerde çalışan işçilerin aynı söylemlerle direnişçi arkadaşlarına tavır almalarını sağlayacak yönlendirmelere kadar pekçok spekülasyon üretilerek işçiler üzerinde basınç oluşturulmaya çalışıldı. İçerde çalışan işçilerin fabrika önündeki direnişle buluşmalarının engellenmesi için sadece böyle dolaylı baskılar değil, doğrudan tehditler de sözkonusu oldu.



 



Ülker direnişçilerinden Cem Benli bu baskıların hangi biçimlerde ve kimler üzerinden devreye girdiğini, neyin hedeflendiğini kısaca anlattığı bir yazıyla kamuoyuna seslendi.



 



Benli'nin sözünü ettiğimiz yazısını yayınlıyoruz:



 




Görüyoruz ki maalesef, ÜLKER ÇİKOLATA SAN. A.Ş. 'de sendikanın ve sendikacıların eksikliğini gidermek için işverenin çeşitli yollara başvurarak, içerideki arkadaşların sendika değiştirmemeleri konusunda bir takım çalışmalara başladığını... İşçi arkadaşların akrabalarını, anne babalarını, işe girişte gösterdikleri referansları, bağlı bulundukları dini kurumları arayarak bir takım uyarı ve baskılar kurmaya çalıştıklarını...



 



Formenlerin kendi katında çalışan arkadaşları masalarına çağırarak sendika değişikliği yapan ve işlerine son verilen (ÜLKER her ne kadar kabullenmese de) eski çalışan arkadaşlarının yanlarına gitmemeleri konusunda uyarılarda bulunmaları, eğer bu arkadaşlarla selamlaşır veya yanlarına gidip sohbet etmeye devam ederlerse kendi katlarında çalışamayacakları ve diğer katlara yazacaklarını hatta çikolata 1 fabrikasına gönderilecekleri konusunda tehditkar bir tutum içerisinde oldukları bilinmekte. Formenlerin de sendika ile hiçbir bağları olmamalarına rağmen sendikanın çalışanları gibi davranmalarının sebebi açıkça ortadadır. Koltuk sevdası ve rant kaybı bu davranışların en temel sebebidir.



 



Şimdi soruyorum o formenlere ( ? ):

 



Sendikadan ne gibi bir geliriniz var?

 



Neden sendikacı gibi davranıyorsunuz?

 



Sendika değiştiği takdirde sizin kaybınız ne olacak?

 



Cevap verebilirsiniz inşallah bu sorulara.