Erdoğan'ın Küba'nın tepesine cami dikme fantazisi sadece komik değil, düşündürücü de
Partisiyle birlikte burjuvazinin çıkarlarının koç başlığını yapan Tayyip Erdoğan bu sefer de Latin Amerika'yı yayılmacı hayallerinin parantezine almış gibi görünüyor. Kürt fobisiyle yayılmacı hayallerinin iç içe geçtiği noktada giriştiği kirli icraatların yanı başındaki bölgede ayaklarının altındaki toprağın iyice bir kaymasına neden olduğunu unutmuşçasına, yeni Osmanlıcılık hayallerinin sınırlarını Latin Amerika'ya kadar genişlettiğini ifade eden açıklamalara imza attı.
Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi kapanış toplantısında yaptığı konuşmada işi "Küba'nın tepesine bir camii inşa etmeye" kadar vardıran Erdoğan, şaka gibi sözleriyle aslında nasıl bir ruh hali içinden hareket ettiklerini, gelecek planlarını hangi "çılgın projeler" üzerinden yaptıklarını da ele verdi.
Bu açıdan da herkese çeşitli tespitler yaptıran bu konuşma bir cehaletin ifadesi olarak değil, hırsın ve açgözlülüğün resmi olarak okunmak durumundadır. Bir halife edasıyla "Latin Amerika ülkelerine 2015’de daha fazla ağırlık vereceğiz. Bu hafta Ekvator’a gidiyoruz, oraları dolaşacağız. Büyük sorumluluk içerisindeyiz ve farkındayız ama farkında olmak yetmiyor icraat gerekiyor. İslam ülkelerinde bu zor oluyor. Konuyla ilgili olarak gönül diliyle konuşmak gerçekten çok iyi oluyor. Biz artık mecburen bu şekilde anlatmaya gayret edeceğiz." diyen Erdoğan, Kobanê'de IŞİD eliyle yaptıklarını, Latin Amerika'da da misyonerler eliyle yapacak duygusu yarattı! Zaten Latin Amerika için dillendirdiği 'fantazilerini' Kobanê ve Halep'le birleştirmesi bu açıdan çarpıcı bir ironi de oluşturdu.
Türk tekelci burjuvazisinin o açgözlü hayallerinin en uç ifadesi olan o konuşmada Erdoğan şunları söyledi:
"Halep'i neden konuşmuyoruz da Kobani? Mesele başka, dert başka. Üst akıl başka hesapların içinde. Bunun üzerinde durmamız gerekiyor. Sinsice planlar yapılıyor. Bu planların üzerinde durmamız gerekiyor. Kobani için dünyayı ayağa kaldıranların Halep için zerre kadar kaygı duymadıklarını görüyoruz. Söz konusu Müslüman olunca hukuk ortadan kalkıyor, demokrasi ortadan kalkıyor, evrensel değerler, Avrupa değerleri, Batılı değerler, insani, vicdani değerler ortadan kalkıyor"
"Barışın dinini, İslam'ı, kendi kirli terör örgütlerine cinayet şebekelerine isim olarak verenlerin, İslam'ın hizmetinde olduklarını, Kur'an ve Sünnetin yolunda olduklarını kim söyleyebilir? Başka ülkelerin ve odakların çıkarları adına vatanlarına ve Müslümanlara ihanet edenlerin, İslam'a hürmet içinde olduklarını, hizmet gönüllüsü olduklarını kim iddia edebilir"
Tayyip Erdoğan, Amerika Kıtası'nı Kristof Kolomb’un değil, Müslümanların keşfettiğini de iddia ederek "Kristof Kolomb anılarında, Amerika kıtasında dağın tepesinde gördüğü bir camiden bahseder. Kristof Kolomb’un bahsettiği Küba’daki o dağın tepesine bir cami yakışır" dedi.