Ülker direnişçileri holding önünde!

Ülker işçileri direnişlerini Yıldız Holding'in önüne taşıdılar

İŞÇİ SINIFI
Salı, 18 Kasım 2014 (11 yıl 9 ay önce)

Hak-İş’e bağlı Öz Gıda İş Sendikası'ndan ayrılıp DİSK Gıda İş’e üye oldukları için işten atılan Ülker işçileri direnişlerini Yıldız Holding önüne taşıdılar. Direnişçi Yıldız Holding önünde yaptıkları eylemle işe iade taleplerini bir kez daha dile getirdiler. İşçiler, Yıldız Holding önüne sloganlar atarak, yürüyüşle geldiler. 



 



Ülker Fabrikası önünde 23 gündür direniş yapan işçiler, holding önüne gelmeden önce Ülker patronları holding çevresini polis ablukasına aldırdı. Sadece işten atılan dokuz işçi holding önünde basın açıklaması yapacak diye Holding etrafında ve içinde sayısız sivil polis, çevik kuvvet konuşlandırıldı. 



 



Ülker’den işten atılan işçiler, sendika seçme hakkını kullandıkları ve çalışma koşullarının gittikçe ağırlaştırılmasına karşı çıktıkları için kapının önüne konuldular. 23 gündür onurlu bir şekilde direniş yapan Ülker işçileri, seslerini ve direnişlerini çeşitli biçimlerde fabrika önünden başka yerlere de taşıdılar, taşımaya devam ediyorlar. 



 





 



Bugün öğlen saatlerinde Yıldız Holding önüne taşıdıkları direnişte, neden direnişe başladıklarını, neden işten atıldıkları, fabrika içinde nelerin olduğu, ne gibi baskıların uygulandığı, işten atılmalarıyla ilgili ne gibi yalan ve karalamaların yapıldığını ve işe iade taleplerini anlattılar. Eylem sürecinde etrafta bulunanlar büyük bir ilgiyle dinlediler. Direnişçi Ülker işçileri, Yıldız Holding önünde yaptıkları eylemde ajitasyon konuşmaları yaparak, Ülker patronlarının acımasızlığı gözler önüne serildi. 



 



Ülker direnişçileri, saat 12:30'da “Köle gibi çalışan işçiler devleşen Ülker!” pankartını açarak sloganlarla yaptıkları yürüyüşle Holding önüne geldiler. Yürüyüş sırasında "İşten atılan işçiler geri alınsın!”, "Ülker işçisi yalnız değildir!”, “Yaşasın onurlu direnişimiz!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Ülker işçisi köle değildir!” sloganlarını gür bir şekilde haykırarak çevrede bulunanlara ve Ülker patronlarına seslerini duyurdular. 



 





 



Ülker direnişçileri Yıldız Holding önünde gerçekleştirdikleri eylem ve basın açıklamasında dik duruşlarını ve işe iade taleplerini sonuna kadar koruyacaklarını ortaya koydular. Ülker direnişçilerinin basın açıklamasını direnişteki işçiler adına Bilal okudu. Direnişçi işçi yaptığı konuşmada Ülker'deki çalışma koşullarının ağırlığından bahsederek, Öz Gıda İş'in bu sorunlarla ilgilenmesi için daha önce defalarca görüştüklerini, fakat herhangi bir çözüm yaklaşımlarıyla karşılaşmadıklarını belirtti. İşçi Öz Gıda İş'in bu tutumu karşısında 12 saatlik çalışmaya, yaygın meslek hastalıklarına, ücretlerinin düşük olmasına karşı işçinin yanında duracak ve haklarını arayacak bir sendikaya geçmeyi tercih ettiklerini vurguladı. İşten atılmalarının da bu tercih üzerinden geliştiğini belirten işçi, şirket avukatının bu gerçeği farklı yalanlarla perdelemeye çalıştığını dile getirdi. Patronların şu anda Ülker'deki koşulları daha da ağırlaştırarak işçileri eski çalışma koşullarına razı etmeye çalıştıklarını belirten işçi bunu çalışma sisteinin 3 vardiyaya çıkarılmasıyla örnekledi. 



 



http://alinteri.org/ulker-direniscileri-yildiz-holding-onunde.mpeg



 



Direnme kararlılığının belirtilmesiyle sözlerini tamamlayan işçiden sonra DİSK/Gıda-İş İstanbul Bölge Temsilcisi İbrahim Kızılyer bir basın açıklamasıyla Ülker'de yaşanan süreci anlatarak, patron ve avukatları tarafından yapılan spekülasyonları teşhir etti. 27 Ekim'de Öz Gıda-İş'ten istifalarla başlayan ve işten atmalarla devam eden süreçte holding avukatlarının kıyımın sendika değiştirmekten değil, işçilerin mesai saati içinde uymaları nedeniyle gerçekleştiği yalanına gittiğini belirterek, işten atılan işçilerin aslında performans nedeniyle ödül almış işçiler olduğunu vurguladı. TÜYAP Kitap Fuarı'nda Ali Ülker'in işçilere “DİSK'le ne işiniz var?” dediğini de aktaran Kızılyer, işten atmanın gerçek nedeninin ortada olduğunu söyledi.



 



Kölece çalışmanın son bulması ve işçilerin sendika seçme özgürlüğünün gasp edilmesinden vazgeçilmesini isteyen Kızılyer'in açıklamasından sonra eylem sonlandırıldı.