"Makul şüphe" sokaklarda!

Polisin "makul şüpheli" olarak kodladığı Abdullah Dadaş'a yaptıkları yeni güvenlik konseptinin özetidir

GÜNCEL
Çarşamba, 19 Kasım 2014 (11 yıl 11 ay önce)

Yeni Güvenlik Yasa Tasarısı'nda polise verilen olağanüstü yetkiler sokaklarda fiilen uygulanıyor. Polise sınırsız yetkiler tanıyan, her türlü keyfiliğin önünü sonuna kadar açan tasarıdaki "makul şüphe"yse onu kelimenin gerçek anlamıyla şehir eşkıyasına dönüştürüyor. Önceki yetkileriyle sokaklarda infazlar gerçekleştiren polisin, şimdi neler yapabileceğini, her türlü keyfiliğe açık bu tanımı nasıl uygulayacağını siz düşünün!



 



Bahçelievler Yenibosna'da işine giden Abdullah Dadaş isimli emekçinin çevrede narkotik taraması yapan polisler tarafından uğradığı muamele, olabileceklerin öngörülmesi açısında çarpıcı bir örnek oluşturuyor.





Abdullah Dadaş, dün akşam saat 18:30 sularında işine giderken çevrede narkotik uygulaması yapan polisler tarafından darp edildi. Bir anda çevresini saran polisler, kimliklerini bile söylemeden aniden üzerine çullandılar. Bu ani saldırı karşısında canını kurtarmak için yakındaki bir dükkana girmeye çalışınca polisin saldırganlığı da dizginsizleşti. Dadaş'ı hakaret ve tekmelerle yere yatırarak ters kelepçe taktılar. "Makul şüpheli" olarak olay yerinde sorgulanan Dadaş’ı serbest bırakan polisler, “Bir şeyin yokmuş. Kaçtığın için seni bu şekilde darp ettik.” dedi.



 



Bu sırada yaşanan kargaşayı görerek bilgi almaya giden Cihan Haber Ajansı (Cihan) muhabiri de polis ekiplerince tartaklanarak hakarete maruz kaldı. Polisin ‘makul şüpheli’ Dadaş’a yaptıkları, yakında bulunan bir iş yeri kamerası tarafından an be an kaydedildi.



 



Polis bir eşkıya gibi insanların üzerine çullanması yetmiyormuş gibi gazetecinin haber yapsamasını da saldırganca engelliyordu!





Darp edilen Abdullah Dadaş yaşadıklarını şu şekilde anlattı:



 




İşyerime geliyordum. Oradan sivil giyimli iki kişi karanlıkta aniden önüme çıktılar. Polis olduklarını bana söylemediler. Birden saldırdılar. Hırsız zannettim. Korumak için kendimi yakındaki işyerinin içine atmak istedim. Ancak kendimi yerde buldum ve bayağı hırpaladılar. Ellerime kelepçe vurdular. Ben ‘burada çalışanım’ dedim anlatamadım derdimi. Küfür ettiler. Biri boğazımı sıkarak nefesimi kesti. Daha sonradan kalabalık oldular ve iyice başıma toplandılar. Ellerimi kelepçeleyip bir yerde sorgulama yaptılar. ‘Bir şeyin yokmuş’ dediler ‘kaçtığın için seni bu şekilde darp ettik’ dediler. Hiçbir özür falan dilemediler. ‘Beni bu hale neden soktunuz’ dedim. Hayatımda böyle bir olumsuz durumum olmadı. Hiçbir özür dilemediler. Bir tanesi ‘bildiğin yere şikayet et’ dedi. Ben böyle bir şey görmedim. Bir an bilincimi yitirdim. Bu ülkeden miyim değil miyim anlayamadım. Polisle ilk kez böyle bir şey yaşadım. Sanki ben adam öldürmüşüm bir yerleri yakıp yıkmışım, baya bir hırpaladılar. Sırtımda kaburgalarımda ağrı var. Tekmeleme oldu ve darp ettiler. Kulağımı yırttılar elleriyle.

 




Polis tarafından suçsuz yere darp edilen ve hakarete maruz kalan Dadaş, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alarak polisler hakkında şikayetçi olacağını söyledi.