Hasta Tutsaklara Özgürlük Girişimi,bugün saat 16:00'da Yüksel Caddesi'nde bir basın açıklaması düzenledi
Hasta Tutsaklara Özgürlük Girişimi, bugün saat 16:00'da Yüksel Caddesi'nde bir basın açıklaması düzenledi. Aralarında Alınteri okurlarının da olduğu yaklaşık 50 kişinin katıldığı basın açıklamasında; "Hasta tutsaklara özgürlük!", "Tecrit öldürür tecride son!", "Biji berxwedane zindanan!" sloganları sıklıkla atıldı.
Avukat Fatma Güneş'in tarafından okunan basın açıklamasında şunlara değinildi
Tabuda değil, umuda...
Hasta Mahpuslara Özgürlük!
Dünya ölçeğinde egemenlerin muhalifleri susturmaktan yok etmeye kadar uzanan baskılarının tarihi, zindan ve işkence pratiklerinde somutlaşmıştır. Tıp dahil bütün bilimsel ve teknolojik gelişmeler, insanların etkisizleştirilmesi, teslim alınması amacıyla kullanılmış, bu tecrübeler de giderek boyutlanarak bugüne dek sürmüştür.
F tipi, tüm bu deneyim ve birikimden süzülmüş en son biçimdir. Ne var ki inceltilmiş halde de olsa, önceki örneklerden öz itibariyle farklı değil; aksine, onlara ek "mahpusun lehine oluşabilecek koşullardan arındırılmış" nitelikler taşımaktadır.
Özenle ve tüm sonuçları hesaplanarak uygulanan F tipi, yüzyıllardır bu topraklarda yaşanan insana karşı işlenen her türlü işkence ve zulmün sistemli hale getirilmiş şeklidir.
14 yıldır Cezaevlerinde uygulanan tecrit, ölüm kusmaya, hastalık üretmeye, ağır sonuçlar doğurmaya devam ediyor.
Hapishanelerde 228 ağır, 578 hasta mahpus bulunmaktadır. Hasta mahpuslarla ilgili sorunların başında, hayati tehlikesi olan hastalığa yakalanmış mahpusların hem tedavi edilmeyerek, hem de serbest bırakılmayarak adeta ölüme terk edilmesi gelmektedir.
5275 sayılı C.İ.K'nun 16. Maddesi, içeride hastalıklarıyla yalnızlaştırılan mahpusların ceza ertelemesini imkansız kılmaktadır. 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 16. Maddesi'nin 3. Fıkrası'nda Adalet Bakanlığı'nca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenen raporların Adli Tıp Kurumu'nun onayına sunulması ile ilgili düzenlemenin kaldırılması gerekmektedir. Adli Tıp Kurumu genellikle de verilen raporları onaylamamaktadır. Bu nedenle yasanın bu hükmünün değiştirilerek hapis cezasının hastalık nedeniyle ertelenmesinin Adli Tıp tekelinden çıkarılması gerekmektedir.
5275 sayılı İnfaz Kurumu'nun 16. Maddesi'nde Ocak ayında yapılan değişikliğe bile Adli Tıp Kurumu direnmektedir. Kanun değişikliği ile hayati tehlike kriteri yerine yaşamını tek başına idame ettirmeme kriteri getirilmiştir. Ancak bunun yanı sıra cumhuriyet savcılarına geniş bir takdir yetkisi tanınarak toplum güvenliği bakımından tehlikeli kabul edilecek mahpusların hastalığına rağmen tahliye edilmemesi düzenlenmiştir. Kanundaki bu kriterin mutlaka kaldırılması gerekmektedir.
Bu bağlamda, F tipinin hastalık üreten bir ortam olması veya ölümlerle sonuçlanan hastalıklar, bu zemini tasarlayanlar için ne sürprizdir, ne de bir sorundur.
Hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetme riski altında bulunan hükümlüler daha iyi tedavi koşulları için; yakın ölüm tehlikesi altında bulunanlar veda ve huzur hakkı kapsamında tahliye edilmelidir.
Biz insan hakları savunucuları her ay merkezi olarak bir çok ilde bulunan şubelerimizle ortak etkinlikler düzenleyerek ülkenin her yanındaki hapishanelerdeki mahpusların sesini duyurmak, sorununa çözüm olmak için sesleniyoruz:
Hasta mahpuslar serbest bırakılmalıdır!
Basın açıklamasından sonra eylem sonlandırıldı.