Kanla Yazılan Tarih Silinmez!

İlle de savaşmak, her alanda savaşmak... Ulucanlar şehitleri umudumuzu ve öfkemizi biliyor.

GÜNCEL
Pazar, 24 Eylül 2006 (20 yıl 1 ay önce)

Ulucanlar Şehitleri, katliamın 7. yılında Ümit Altıntaş'ın İstanbul Karacaahmet Mezarlığı'nda bulunan mezarı başında TUYAB tarafından düzenlenen eylem ile anıldı.

Saat 13:00'de mezarlık içindeki caminin önünde toplanan kitle "Ulucanlar Şehitleri Ölümsüzdür" yazılı pankartın arkasında kortej oluşturarak mezar başına kadar sloganlarla yürüdü. "Devrim Şehitleri Ölümsüzdür", "Katil Devlet Hesap Verecek", "Devrimci İrade Teslim Alınamaz", "İçerde Dışarda Hücreleri Parçala", "Faşizmi Döktüğü Kanda Boğacağız", "Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak" sloganları sıkla haykırıldı.

Mezar başındaki anma programı saygı duruşu ile başladı. Daha sonra TUYAB adına bir konuşma yapıldı. Konuşmada, Ulucanlar ve Diyarbakır başta olmak üzere cezaevi direnişi ve katliamlarında şehit düşenlerin adanmışlıkları bugüne taşınırken, onların kavga ve ideallerinin her daim yaşatılacağına dair bir kez daha ant içildi.

Daha sonra Ümit Altıntaş'ın kardeşine söz verildi. Katliamı duyduğunda 10 devrimcinin boşluğunu nasıl dolduracağız diye düşünmüş olduğunu aktaran Tayfun Altıntaş cevabı zamanın verdiğini söyledi. Bugün burada toplanmış olanların her birinin birer Ümit olduğunu vurguladı. Kavga marşlarıyla devam eden anma programı yarın saat 10:00'da DGM önüne yapılan çağrı ile son buldu.

Ulucanlar

ON'lar en güzel sözlerini ölümleriyle söylediler


26 Eylül 1999 sabahı Ankara Ulucanlar Hapishanesi'nde 10 devrimci tutsak katledildi. Onlarcası yaralandı. Katliam günler öncesinden en ince ayrıntısına kadar planlanmıştı. Saat 04:00! Gaz bombası ve silahlarla sardırır öldürme timleri. "Asker, polis değildiler, özel giysileri vardı" demişti bir görgü tanığı. Silahları, bıçakları, balyozları, kasaturaları ve tüm kesici ve öldürücü aletleriyle eğitilmiş katildiler.

Katliam, "Teslim olun, teslim olmaz ölürseniz mücadele edemezsiniz, eğer teslim olur sağ kalırsanız, mücadele edersiniz" anonsunun "Devrimci Tutsaklar Teslim Alınamaz" sloganı ile karşılanmasıyla başladı.

İlk önce gaz bombaları atıldı ve ardından katliam başladı. Gaz bombaları 300-400 metre uzaktaki evlerde yaşayanları bile etkiledi. Havalandırmaya çıkanlar otomatik silahlarla tarandı. Saatlerce süren saldırı sonucu 10 devrimci ve komünist tutsak parçalanarak, boğazları kesilerek ve kurşunlanarak katledildi.

Katliam sonrası tüm cezaevlerindeki devrimci tutsaklar gardiyanları rehin alarak eyleme geçti. Çanakkale ve Ümraniye'de rehin almanın dışında cezaevi tutsaklar tarafından ele geçirildi.

Ulucanlar

KATLEDİLDİK, YAŞIYORUZ


Zafer Kırbıyık: 1971'de doğdu. Emekçi bir aileye mensuptu. İhtilalci saflara Ankara'da akrabaları aracılığıyla katıldı. Gazi Üniversitesi'nde öğrencilik yıllarında Demokratik Üniversite Platformu çalışmalarında ve faşizme karşı mücadelede yerini aldı. Gençliğinin dinamizmini, enerjisini son limitine kadar devrim ve sosyalizm mücadelesine verdi, hiçbir zaman yetinmedi. Devrimciliğin hemen her cephesinde dolu dolu yaşadı; üstüne düşen her görevi keyifle, sorumlulukla yerine getirdi. 94 1 Mayıs'ı öncesi yapılan bir operasyon sonucunda tutsaklıkla tanıştı. Tutsaklığı "Pimi çekilmiş yürekle döneceğim" diyerek karşıladı. Göğün fethi atılımı Ulucanlar'da noktalanmadı.

Önder Gençaslan: Annesi diyor ki deli edecek bu çocuk beni. Dalga geçiyor verilen idam kararıyla. Sanki o almamış idamı.

İsmet Kavaklıoğlu: 1968'de Balıkesir Gönen'de doğdu. Defalarca tutsak düştü. Tutsaklık yaşamında birçok direnişte hep en ön safta oldu. Son direnişin örgütleyicilerindendi. Düşman onu isim vererek katletti.

Habip Gül: Dostları ve düşmanları onu Nevzat Çiftçi adıyla tanıdı. 1987 yılında İzmir'de bir metal işçisiyken devrimci saflara katıldı. 1991'de düştüğü zindan hayatını bir özgürlük eylemi ile noktaladı. İşçi sınıfı saflarından öncülüğe yükselen devrimci yaşamını Ulucanlar Direnişi ile ölümsüzleştirdi.

Ümit Altıntaş: Ordu mensubu bir ailenin çocuğu olarak 1972 yılında Muğla'da yaşama başladı. Çocuk denecek yaşlarda devrimci düşünceyle tanıştı. Ulucanlar Direnişi'nde ölümü tereddütsüz göğüsledi.

Aziz Dönmez: 1981'de Tokat Almus'ta yoksul bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Konfeksiyon ve deri işçiliği yaparak yaşamını kazanmaya çalıştı. Devrimci yaşamında defalarca gözaltına alındı. Mayıs 99'da tutuklandı. Eylül 99'da öldürülecek yaşa geldi. Ulucanların kahraman direnişçilerinden oldu.

Ahmet Savran: 67'de Aydın'da doğdu. 82'de güreş sporunda 48 kilo Türkiye birincisi oldu. Manisa Spor Akedemisi'ni bitirdi. 94'te öğretmenliğe başladı. Devrimci düşüncelerinden dolayı sürgünler yaşadı. Zonguldak'ta tutuklandı. Mayıs 99'da Ulucanlar'a kondu, Ulucanlar'da katledildi.

Abuzer Çat: 96 SAG-ÖO direnişçilerinden ve bayrağı onurla taşıyanlardan. Cezaevi yaşamının örgütlenmesinde, direnişlerde özverisiyle tanındı. Ulucanlar Katliamı'nda direniş manifestosunu yaşamıyla imzaladı.

Mahir Emsalsiz: MHP'li bir ailenin çocuğu olarak 1974'de Samsun'da doğdu. Üniversite yaşamına değin gerici-yoz kültürün etkisi ile büyüdü. Üniversitede devrimci düşüncelerle tanışarak, ailesinin ve düzenin kendisine sunduğu bireyci, edilgen ve duyarsız insan tipini reddetti. Ulucanlar Direnişi'nde geleceği kazanmanın diliyle konuştu.

Halil Türker: 1973 yılında Tokat'ta doğdu. Ailesi ekonomik zorluklardan dolayı Tokat'ın merkezine taşındı. Ekonomik zorluklardan dolayı orta okuldan ayrıldı. İlk ve tek isteği gerilla mücadelesinde yer almaktı. Özgür Kemal Karabulut adlı yoldaşının şehit düşmesinin ardından düşmana olan kini daha bir bilendi ve tek isteğini yerine getirmek için giriştiği bir eylemde tutsak düştü.

İlle de savaşmak, her alanda savaşmak, bağlılık, disiplin, militanlık... Ulucanlar artık ON'larla anılacak ve hiç unutulmayacaklar. Barikatları bedenleriyle kuran; yaşamı kanlarının son damlasına kadar savunan Ulucanlar şehitleri umudumuzu ve öfkemizi biliyor.