Tayyip'ten esnafa direktif!

Tayyip Erdoğan esnafa "alperen, polis, asker" olma direktifi verdi!

GÜNCEL
Çarşamba, 26 Kasım 2014 (11 yıl 11 ay önce)

Gerek uluslararası emperyalist burjuvazi gerekse onun organik bir parçası olan Türk tekelci burjuvazisinin, neoliberal saldırı politikalarında aldığı ustalık payesinin yüzü suyu hürmetine o koltukta kalmasına müsamaha gösterdikleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu kartını tepe tepe kullanmaya devam ediyor. Sınıf mücadelesinin toplumsal yaşamı belirleyecek bir düzeye ulaşamamış olmasının "rahatlığı", burjuva siyaset arenasındaki alternatifsizliği, neoliberal saldırganlıktaki fütursuzluğu onu herhangi bir politik aktör olmaktan çıkarıp toplumsal yaşamın tüm alanlarını yeni bir kalıba dökecek saldırgan bir mühendislik faaliyetinin de "ustası" kılıyor!



 



Tayyip Erdoğan ve partisi bir taraftan burjuva devleti kendi denetimlerinde kapsamlı bir merkezileştirmeyle reorganize ederken, bir taraftan da buna uygun bir toplumsal doku yaratmanın hummalı faaliyeti içindeler. Toplumsal yaşamın hemen tüm alanları bu yönelime uygun olarak tepeden bir yönlendirmeyle dizayn ediliyor, sınıflar ve yaşanan kapsamlı mülksüzleştirme bile toplumsal gericilik birikiminin değirmenine su taşıyacak tarzda sisteme özümsenmeye çalışılıyor. Kadın bedeni-ruhu ve tercihlerinden eğitime, kentlerin tarihsel-toplumsal  dokusundan doğanın talanına, sendikalardan tüm örgütlenme araçlarına, alkol kullanımından sigara içiminin kaidelerine kadar aklımıza gelebilecek hemen tüm davranış ve toplumsal alışkanlıklar yeni bir kalıba dökülmeye zorlanıyor.



 



Son 12 yılda fütursuzca uygulanan neoliberal saldırganlık politikalarıyla büyük bir yıkım ve mülksüzleşme yaşayan kesimlerden birinin de küçük esnaf ve zanaatkarlar olduğu biliniyor. Taksiciliğin bile merkezi bir şirket bünyesinde toplanarak büyük sermaye denetiminde tekelleştirilmeye çalışıldığı, bakkalların devasa market zincirleri karşısında adeta eridiği, vergisiz kazanç kategorisine giren tablacılığın bile vahşi bir zabıta saldırganlığıyla tasfiye edildiği günümüz koşullarında; bu devasa tasfiye ve mülksüzleşme dalgasının dışında kalmayı başaran (ki bunlar bile bir sermaye grubuna, genellikle de yeşil olanına tutundukları oranda ayakta kalabilmiştir. Bunun dışında kalanların tasfiyesi için ekonomik ya da ekonomi dışı zor yöntemleri devrede) esnafa şimdi açıktan milislik görevi veriyor Tayyip Erdoğan!



 



Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 12'inci Cumhurbaşkanı sıfatı taşıyan Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'daki 4. Esnaf ve Sanatkarlar Şurası ile CNR Expo Fuar Merkezi'ndeki 15. MÜSİAD Uluslararası Fuarı'nın (kendi öz çöplüğü) açılış töreninde yaptığı konuşmada, esnafa "bizim medeniyetimizde esnaf gerekirse askerdir, alperendir, polistir!" sözleriyle hitap ederek, toplumsal mücadeleye doğrudan saldırma direktifi verdi!



 



Gezi direnişi günlerinde Taksim esnafını direnişe karşı kışkırtmak için olmadık dalavereler çeviren, bu esnaf içinden palalar-döner bıçakları ve sopalarla direnişçilere saldıranları gözü gibi koruyan burjuva devletin kolluğu-yargısı, Tayyip'in bugünkü direktifine uygun bir faaliyete çoktan girişmişti zaten. Bugün o kürsüde söyledikleriyle Tayyip, bu yönelime devletin tepesinden yaptığı müdahaleyle daha kapsamlı ve derinlikli bir muhteva kazandırmaya çalıştı, bunu biliyoruz.

 



Eskişehir'de "öldüm vurmayın!" diyen 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz'ın katline neden olan esnaf-polis işbirliği, bugün bizzat Tayyip Erdoğan'ın ağzıyla alkışlanmış oldu. Hem de duruşmanın sürdüğü saatlerde!..



 



Mahkemelerin, kolluğun fiilen zaten sürdürdükleri, teşvik etmek için ellerinden geleni yaptıkları bu koşullarda toplumsal gericilik birikiminin önemli adreslerinden biri olan küçük esnafın, şimdi saldırılarına daha bir cesaretle devam edeceği açıktır!



 



Tayyip Erdoğan sadece kolluk güçlerinin yetmeyeceği sınıf savaşları günlerine hazırlık yapıyor. Toplumsal gericilik birikimini de toplumsal mücadelenin karşısına dikecek, kollukla eşgüdümlü hareket edecek, gerekirse kolluğun işini yapacak bir misyonun sahibi kılıyor. Kobanê serhıldanı günlerinde fiilen hayata geçirilen (Kürdistan ve Türkiye'nin çeşitli il ve ilçelerinde) bu yaklaşım şimdi daha bilinçli bir yönelim olarak karşımıza çıkacağı/çıkarılacağı açık!



 



Bunu biz söylemiyoruz, aşağıdaki sözleriyle bu ülkenin 12'inci Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan söylüyor:



 




Esnaf ve sanatkar demek -altını çizerek ifade ediyorum- ticaret yapan, alan satan, sırf ekonomik faaliyette bulunan insan demek değildir. Bizim medeniyetimizde bizim millet ve medeniyet ruhumuzda esnaf sanatkar gerektiğinde askerdir, alperendir. Gerektiğinde cephede vatanını savunan şehittir, gazidir, kahramandır. Gerektiğinde asayişi tesis eden polistir. Gerektiğinde adaleti sağlayan hakimdir, hakemdir. Gerektiğinde de şefkatli bir ağabeydir, kardeştir. Taksici, şoför deyip geçemezsiniz. Mahallenin ağabeyidir, mahallenin bekçisidir. Bakkal, kasap, manav, terzi deyip geçemezsiniz. O mahallenin adeta ruhudur. Sokağımızın, semtimizin vicdanıdır. Çok açık söylüyorum; esnafı çıkarıp aldığınızda Türkiye tarihinde geriye hiçbir şey kalmaz




 



Bize düşen sınıf mücadelesinin her alanında olduğu gibi sivil faşist-gerici milis güçlerine karşı da hazırlıklı olmaktır. Tayyip'in bu sözlerinden başka bir anlam çıkarılamaz!