Katiller yine aklanıyor!

Ali İsmail'in katillerinin yargılandığı davanın 5'inci duruşmasında savcı beklenen mütalaayı verdi!

GÜNCEL
Çarşamba, 26 Kasım 2014 (11 yıl 11 ay önce)

Gezi Direnişi döneminde Eskişehir'de yapılan gösterilere katılıp polis saldırısı nedeniyle girdiği ara sokakta esnaf ve pusu kuran polisler tarafından dövülen, aldığı darbeler nedeniyle tam 38 gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybeden 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz'ın "güvenlik" gerekçesiyle Kayseri'ye alınan davasının 5'inci duruşması bugün görüldü.



 



Sabah saatlerinde başlayan duruşma öncesinde polis, önceki duruşmalarda olduğu gibi Kayseri Adliyesi'ni tüm çevresiyle ablukaya aldı. Ali İsmail'in ailesi, avukatları, Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan ve davayı izlemek için kent dışından-içinden gelen duyarlı kesimlerin katıldığı duruşmada savcı, mütalaasını okudu.



 



Ali İsmail'in polis ve esnaf tarafından dövülme anlarına ilişkin kamera görüntüleri ölüm nedenini ve failleri tüm açıklığıyla ortaya koyarken; savcı, başından beri sergilediği tutumunu mütalaada da sürdürerek, diğer sanıkları aklamak adına sadece son tekmeleri atan polis Mevlüt Saldoğan'a “kasten adam öldürme” suçlamasıyla müebbet hapis cezası istedi.



 



Savcıya göre sanık polislerden Yalçın Akbulut “kasten yaralama suretiyle ölüme sebebiyet vermek” suçlamasıyla 12 ilâ 16 yıl hapis cezası almalıydı (Ki Akbulut görüntülerde Ali İsmail'in dövülmesi anlarında birinci derecede etkin rol oynuyor!).



 



Fırıncı İsmail Koyuncu ve Ramazan Koyuncu ile Muhammet Vatansever ve Ebubekir Harlar ise 8-12 yıl.



 



Ali İsmail'i ve birçok insanı yaralayan polis Şaban Gökpınar ve Hüseyin Enginise'yse “delil yetersizliği” nedeniyle beraat etmeliydi.



Savcının sadece Mevlüt Saldoğan'a suçu yükleyerek cinayetin diğer faillerini aklamaya çalışması gerek Ali İsmail'in ailesi gerekse avukatlarının tepkisine neden oldu.



 





 



Ali İsmail Korkmaz'ın avukatlarından Ayhan Erdoğan savcının bu tutumunun sadece görüntülere bakıldığında bile temelsiz olduğunu ifade etti. Gezi direnişinin toplumsal bir tepki patlaması olduğunu, polisin sokaklara çıkan insanları korumak dışında bir görevinin olamayacağını belirten Erdoğan, "Polisin amacının suç işleyen varsa yakalamak değil pusu kurmak olduğu telsiz kayıtlarında sabittir" dedi. Avukat Erdoğan, "TÜBİTAK raporu ile polis Yalçın Akbulut’un olayda asli fail olduğu açığa çıkmıştır. Beraat istenen polisler Yalçın ve Hüseyin olmasaydı Ali İsmail Korkmaz o sokaktan rahatlıkla çıkar ve darp edilmezdi. Beraat haksız.“ ifadelerini kullandı.



 



Ali İsmail'in avukatları saldırıyı Ali İsmail'in vahşice dövüldüğü sokağın maketi üzerinden de anlatarak, sokağa bakan Beşik Otel'in silinen kamera kayıtları hakkında da, “Format atılan görüntüler daha sonra fırıncıların avukatı Selamet Şen tarafından savcılığa sunuluyor. Silmeden yedek almışlar” dedi.



 





 



Avukat Erdoğan beraatı istenen polisler ve fırıncılarla  ilgili de şunları söyledi:



 



Yalçın ‘yakalayın’ diyerek koşmuş ve Ali İsmail Korkmaz’ı dövmüştür. Asli faildir. Sanık polis Hüseyin pusu kurup Ali İsmail Korkmaz’ı sokağa yönlendirmeseydi diğer 3 kişi ile geri kaçabilecek ve yaşayacaktı. Polis Şaban baş polistir, oradakilerin amiridir. Hüseyin ile birlikte sokakta Ali İsmail Korkmaz’a pusu kurmuştur. Fırıncılar İsmail Koyuncu yönetiminde polis teröründen kaçanları paramiliter güç olarak darp etmişlerdir. Tanık Semih’in ısrarlı beyanı olmasa polis olayı Serkan Kavak’a yıkacaktı. Net beyanı olayı açığa çıkartmıştır.



 



Polis telsizindeki ‘ara sokaklara sivilleri yaydık, üzerinize çekip dağıtın’ talimatı polisiye değil kontrgerilla faaliyetidir. Neticeten Mevlüt Saldoğan eziyet ederek nitelikli insan öldürmekten ceza almalıdır. Yalçın asli faildir, fırıncılar müşterek faildir. Polisler Hüseyin ve Şaban suça iştirak etmişlerdir. Vali ve emniyet müdürleri suçu saklayandır.



 



Saldoğan "Darbe girişimini" engellemiş!



Ali İsmail'in avukatlarından sonra hakkında "kasten adam öldürmekten" müebbet ceza istenen polis Mevlüt Saldoğan söz  aldı. Halen dövdüğü kişinin Ali İsmail olmadığını iddia eden Saldoğan, bugüne kadar kimseyi öldürme, yaralama kastıyla hareket etmediğini, bu açıdan vicdanının rahat olduğunu, kendisine verilen görevi yapmak dışında bir kastının olmadığını, 72 saat aç-susuz çalıştıklarını, bu koşullardaki psikolojisinin gözönüne alınması gerektiğini söyledikten sonra, Tayyip Erdoğan’ın ve bakanların sürekli olarak “Gezi bir darbe girişimidir” dediklerini hatırlatarak "kendisinin de darbeyi bastırdığını" söyledi:




Amirlerimce bana uzaklaştırın emri verildi. Gözaltı yapmak değil. Tayyip Erdoğan ve bakanlar ‘Gezi darbe girişimidir’ dedi. Ben darbe girişimini bastırdım. Ben kötü niyetli olsam tanık Semih’i de şahit bırakmamak için öldürürdüm. Öyle biri değilim.




 



Saldoğan ifadesinin devamında olayda başka polislerin de olduğunu ancak isimlerini vermeyeceğini söyleyerek bir çeşit şantaj da yaptı.



 





 



Diğer sanıklar!



Sanık Ramazan Koyuncu ise Ali İsmail’e “Elim değmedi, ama 16 aydır tutukluyum” diyerek beraatını istedi.



 



Savunma sırası gelen sanık İsmail Koyuncu da dövülenin Ali İsmail olmadığını söyleyerek görüntülerde montaj olduğunu iddia etti.



 



Sanık Ebubekir Harlar'sa savunmasında kimseye müdahalesinin olmadığını söyleyerek “Aksini ispat eden etsin” dedi. Harlar’ın iddiasının aksine TÜBİTAK raporlarında "müdahale" tüm açıklığıyla ispatlanmış durumda.



 



Sanık Muhammet Vatansever de savunmasında tahliyesini isterken; sanık polis Yalçın Akbulut talimatı kendisinin vermediğini ve verilen talimatı da duymadığını iddia ederek beraatini istedi.



 



Görüntülerden anlaşıldığı gibi orada baş polis konumunda olan sanık Şaban Gökpınar ise o gün kendisinin izinli olduğunu, görevli olmadığını söyleyebildi!



 



‘O herhangi bir vatandaş değil’



Sanıkların savunmalarından sonra verilen kısa aranın ardından ilk sözü polis Mevlüt Saldoğan’ın vekili Av. Mutlu Karayılan aldı. Konuşmasına Ali İsmail’in ailesinin avukatlarını, “Farklı siyasi gruplar davada delil oluşturmaya çalıştılar” sözleriyle itham ederek başlayan Karayılan, Ali İsmail'in evini taşırken düştüğü iddiasını tekrarlayarak, Saldoğan'ı aklamak için işi,  "O son tekmenin Ali İsmail’i öldürdüğü ne malum" demeye kadar vardırdı. Av. Karayılan müvekkilinin sıradan bir vatandaş olmadığını belirterek, nakdi kefaletle serbest bırakılmasını da istedi!



 



Av. Mutlu Karayılan daha sonra yeniden söz alarak “İçişleri Bakanı, Vali ve Eskişehir TEM müdürü de davaya dahil edilsin” dedi.



 



‘Sadece bir tekme attı’



Sanık Ebubekir Harlar'ın avukatı Kaan Yırtımcı, Harlar’ın Ali İsmail’e ‘sadece’ bi çelme takıp tekme attığını, onu da durdurmak için yaptığını söyledi.



 



Sanık İsmail Koyuncu'nun avukatı Fatih Karabük, Ali İsmail’in yüzünde yara izi olmadığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu iddia ederek “Sanıkların vurması darp sayılmaz, direncinin kırılması vardır” dedi.



 



Duruşma sonunda mahkeme tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına, sanık avukatlarının taleplerinin reddine, mütalaa hakkında savunma verilmesine ve duruşmanın 26 Aralık 2014’e bırakılmasına karar verdi.