Soma iddianamesi ve dava!

Dev Maden Sen, Soma'da gerçek katiller ve bu cinayetlere neden olan sistem yargılanmalıdır dedi

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 26 Kasım 2014 (11 yıl 8 ay önce)

Dev Maden Sen Yönetim Kurulu, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nin  Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı Soma Katliamı iddianamesini kimi eksikleri işaret ederek reddetmesi konusunda "davada üzerine gidilmesi gereken başka noktalar da bulunmaktadır" değerlendirmesinde bulunduğu bir basın açıklaması yaptı.    



 



"Soma katliamı davasında insanlığın vicdanını rahatlatacak bir karar bekliyoruz" başlığıyla yapılan basın açıklamasında, Soma Katliamı davasının iş cinayetlerinin önlenmesi açısından dünyanın en önemli davalarından biri olduğunu belirtildi.



 



Açıklamada Türkiye'nin iş cinayetleri konusunda dünyada üçüncü, Avrupa'da birinci sırada geldiği; bu cinayetlerin önlenmesi isteniyorsa cinayet davalarında gerekli cezaların verilmesinin zaruri olduğu ifade edildi.  



 



Açıklamada 1992 Kozlu, 1995 Yozgat Sorgun, 2004 Kastamonu Küre, 2006 Balıkesir Dursunbey, 2008 İstanbul Davutpaşa  ve 2 ay önce İstanbul Mecidiyeköy’de 10 işçinin hayatını kaybettiği "asansör faciası" gibi kitlesel işçi ölümlerinin yaşandığı cinayet davalarına değinilerek, hepsinde patronlar lehine kararlar çıktığı ve bu sonuçların cinayetlere davetiye çıkardığı vurgulandı.



 



Yargılanan ve ceza alanların orta ve daha çok alt kademedeki yöneticiler olduğunu, bu durumun patronlar açısından bir caydırıcılığının olmadığının belirtildiği açıklamada, 



 




Bundan dolayıdır ki, patronlar işçi sağlığı ve iş güvenliğine uymamaktadır. Bu cesaretledir ki, özelleştirme ve taşeronlaştırmanın yanı sıra üretim zorlaması yaparak, işçileri her türlü kölelik koşullarında çalıştırmaktadırlar. İşte Soma Kömürleri patronu tam da bu üretim zorlamasıyla 301 işçinin yaşamını yitirdiği katliama davetiye çıkarmıştır. Bu dava da Soma Kömürlerinin birinci derece de sahibi ve patronu Alp Gürkan, TKİ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı yargılanmayacaksa, adalet nasıl yerini bulacaktır!




 



denildi. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianameyi kimi eksikliklerin giderilmesi için reddetmesinin yine de olumlu bir gelişme olduğu belirtilen açıklamada, "Ancak bu eksiklerin giderilmesi işlemi davanın uzamasının ve adaletin gecikmesinin nedeni olmamalıdır. Bilinir ki, çok sayıda dava, bilirkişi raporlarının beklenilmesi ve mahkeme yazışmalarının uzaması gibi nedenlerle adaletin gecikmesine yada zaman aşımına uğratılmıştır" uyarısı yapıldı.



 



"Dünyanın en büyük iş cinayeti davasında savcılığın iddianamesiyle dağ fare doğurmuştur" denilen açıklamada "Soma’daki katliamın ve işçi cinayetlerinin esas faili, AKP iktidarının özelleştirme ve taşeronlaştırma politikalarıdır. Kara odaklanmış, plansız, kanunsuz, denetimsiz ve sorumsuz üretim hırsıdır" vurgusu yapıldı.



 



Adalet mekanizmasında yer alan kişilere de çağrı yapılan açıklamada, "...birtakım adli süreçlerle ve tazminat cezaları ile geçiştirilecek bir dava olmaktan ziyade, bütün işçilerin öncelikle çalışma koşullarının, taşeronlaşma ve özelleştirmelerin, işçi sağlığı ve iş güvenliği sisteminin yargılanacağı dava olmalıdır" denildi.



 



Davanın müdahillerinin de tüm işçi sınıfı olduğunun/olması gerektiğinin belirtildiği açıklamada, "Bu davada yargılanması gereken ise sadece bu katliamın sorumluları değil, bütün bir toplumu ucuz işgücü olarak gören ve geleceksizleştiren taşeron sisteminin, kömür havzalarında rödevans anlaşmaları ile gerçekleştirilen özelleştirmelerin, üretim zorlaması üzerine oturtulan enerji politikalarının, denetimsizliğin bir diğer biçimi olan patrona bağlı iş güvenliği uzmanlığının yargılanacağı davadır" denildi.



 



Sendikanın Soma Katliamı davasında müdahil olmak için başvurduğu ve bu başvurunun kabul edilmesini umduklarının belirtildiği açıklama,



 



 “Geciken adalet adalet değildir” sözünü de hatırlatarak, insanlığın vicdanını rahatlatacak bir kararla adaletin tecelli edeceği o günleri görmek istiyoruz" sözleriyle sonlandı.