Gece çöktüğünde PKK'nin kuruluş yıldönümü ve Kobanê direniş kutlaması için patlatılan havai fişek cümbüşünü izledik
Kobanê ve Rojava çadır kentlerini ziyaret ettik gün içerisinde. Ziyaretimiz sırasında Alınteri gazetesi ve Komünarca gençlik dergisini de buralara ulaştırdık. Alınteri'mizi ve Komünarca'yı uzattığımızda ilgiyle karşıladılar, çok memnun olduklarını dile getirdiler.
Bugün ilk ziyaretimizi Kobanê çadır kentine yaptık. Daha önce 1 Kasım’daki gelişimizde Arin Mirkan ve Paramaz adına kurulan çadır kentleri ziyaret etmiştik. Bu gelişimizde de Kobanê ve Rojava çadır kentlerini ziyaret edip bilgi aldık.
İlk durağımız olan Kobanê çadır kentinde ilgiyle karşılandık. Burada daha çok Amed yerel basınında görev yapan arkadaşla görüşme fırsatımız oldu. Amed yerel basın çalışanı arkadaşın ilgisi gençlik dergisi üzerinde yoğunlaştı ve Komünarca dergisini çıkaran gençlikten birisiyle röportaj yapmak istediğini belirtti. Alınteri olarak bizim Rojava ve Kobanê direnişine bakış açımız ve sahiplenişimiz konusundaki sorular yöneltti. 25 Eylül’de ilk sınır yıkılışında Alınteri’ni orada gördüğünü, daha sonraları da birçok kez sınır boylarındaki köylerde gençliği gördüğünü söyledi: “O zamanlar konuşma fırsatımız olmadı yoğunluktan dolayı, ancak gençlikten birileriyle uzun uzun sohbet etmek isterim” dedi. Görüşlerimizi ve yaklaşımlarımızı Amed'e taşımak istediğini, gazeteye yazı yazmak istediğini söyledi. Sohbetimiz sırasında arkadaş, bizi buralarda görmenin büyük bir mutluluk olduğunu belirtmeyi ihmal etmedi. Alınteri'nin Kürt sorununa bakış açısını ve Kobanê direnişi üzerine çıkan yazılarını inceleyeceğini ekledi.

Bu anlamlı sohbet, Kobanê çadırlarında ne gibi çalışmalar yapıldığı, nelere ihtiyaç olduğu, bizlerden neler beklenildiği konularında geniş bir bilgi alış-verişiyle sürdü.
Kobanê çadır kentinde açılan okulun adı Kader Ortakkaya olmuştu; burada üç sınıf kurulmuş, üç yaşından başlayarak savaşın çocuklarının eğitim ihtiyacının karşılanıyordu. Gönüllü insan desteğine ihtiyaç büyüktü, geçici ve kısa süreli değil biraz daha uzun vadeli bir gönüllü çalışanlar topluluğuna ihtiyaç olduğunu belirtti. Toplumun da desteğiyle devamlı yardımların geldiğini, bu yardımların ihtiyaca göre koordineli bir şekilde dağıtıldığı da verilen bilgiler arasındaydı.

Bu bilgilendirmedem sonra Kader Ortakkaya adına açılan sınıflara gittik. Sınıflarda ders yapılıyordu; izin isteyerek kendileriyle konuşmak istediğimizi anlatmaya çalıştık ancak ne var ki onlar Türkçe, bizse Kürtçe bilmiyorduk. Yanımızda yardımcı olacak durumda kimse bulunmadığı için kendilerini söyledikleri marşlar, zafer işaretleri ve gözlerindeki pırıltılı bakışlarla anlattılar.

İkinci uğrak yerimiz olan Rojava çadır kentine geldik. Çadır kente girer giremez okul olarak ayrılmış çadırla karşılaştık. Az ilerde de bir kanalizasyon çalışması yapıldığını farkettik. Yanlarına gittiğimizde atık su kanalı yaptıklarını anladık. Çadır görevlileriyle konuşmak istediğimizi söyleyince bizi görevlilerin yanına götürdüler. Çadır kent hakkında bilgi alışverişi yaptıktan sonra Suruç Belediyesi’ne gitmek üzere buradan da ayrıldık. Belediye’ye gittiğimizde Eşbaşkan'ın yeni ayrıldığını ve ne zaman geleceğinin bilinmediğini öğrendik. Bunun üzerine başka işlerimizi halletmek üzere ayrıldık.


Bu arada Suruç'ta bulunan bütün evlere havai fişekler dağıtıldığını, akşam saat tam 21:00'de PKK'nin kuruluş yıldönümü ve Kobanê direniş kutlaması için eşzamanlı olarak bütün köylerde havai fişeklerin patlatılacağını öğrendik. Suruç'taki işlerimizi tamamladıktan sonra burada edindiğimiz dostlarımızın yanına uğradık. Geniş bir aile çevresiyle sıcak sohbetler eşliğinde akşam yemeğimizi yiyip, çaylarımızı içtik. Saat 21:00'e geldiğinde her evin damından patlatılan havai fişeklerin atılışını izledik. Her evin, meydanların, köylerin, sınır boylarının akşamın karanlığını ve devletini katliamcı zihniyetini aynı anda parçalarcasına fırlatılan havi fişeklerle yaşanan o heyecana tanıklık ettik.


(Sürecek)