Bir bardak çayın sıcaklığında birleşti atık kağıt işçilerinin, mendilci çocukların, Lorinlerin, Govendlerin elleri...
"Yine gözlerimizin sonsuzluğunda,
Dünyanın tüm çocuklarına yetecek kadar
Görüyorum ki nefret bahçelerinde
Sevgi açtıracak bahar var." (Adnan Yücel)
Yapı Sanatevi çalışanları Alınteri okurları ve dostlarıyla, en azından bazı yaraları sarması için yaklaşık 15 gün süren bir ‘Kobanê ile Dayanışma Kermesi’ yapılmıştı. Bu dönemde maddi desteğin yanı sıra kışlık giysi, çocuk kıyafetleri, bezi, maması ve buna benzer genel ihtiyaca cevap verebilecek malzemeler de kendiliğinden birikmeye başlamıştı.
Önceliğin maddi destek olmasına rağmen duyarlı çevrelerin de fazlaca destek ve dayanışmasıyla bir ‘ihtiyaçlar havuzu’ oluşmaya başladı.
Sokakla haşır neşir olmuş gül satan, mendil satan küçücük çocukların bile dayanışma temelinde "Bir gül daha satayım da, bir çay içip destek olayım" ifadeleri, yoldan geçenlere yine destek amacıyla "Karnımız aç, bize şu stanttan kek alır mısınız" diyerek kendilerini desteğe vesile kılmaları sıkça yaşanan anektotlardı.

Avusturya’dan ve Belçika’dan bisikletlerle Kobanê’ye destek olmak için yola çıkan Lorin adını verdiğimiz -asıl adı Lore- ve halaylara eşliğiyle ismini Govend olarak değiştirmek zorunda kaldığımız Greta ise kimi zaman kermes için yaptıkları tatlılarla kimi zaman da mercimek köftesi yoğurarak, kampanyamızda enternasyonal bir birliğin oluşmasını sağladılar.
Mercimek köftesiyle kavuşan ellerimiz aslında Kobanê için havaya kaldırılmış yumruklarımızdı. Yoğrulan da esasında Kobanê’nin düşmeyeceği inancıydı. Bu inançla biriktirdik, ütüledik, paketledik yeni doğmuş bebeklerin parmak kadar çoraplarını; titremesin diye ‘saçları yüreğine uzayan kadınlar’ın elleri…
Her şeyini kaybetmiş kadının bebeğini öğrenciler kucaklayacaktı çünkü, bir süt kutsallığıyla... Üniversitelerde açılan stantlarda biriken sütler elden ele ulaşacaktı kaldıkları kamplara. Ve sizin de elinizle büyüyecek çocuklar, tıpkı dayanışma gibi!
İşte bu kutsal dayanışma sayesinde düşmeyecek Kobanê. Nasıl düşsün ki!
Geliri Kobanê’ye gidecek bir bardak çayın sıcaklığında birleşti atık kağıt işçilerinin, mendilci çocukların, süpürge tutan kadınların, köfte yoğuran Lorinlerin, Govendlerin elleri…