Bu yasağı da püskürteceğiz!

Sincan Kadın Hapishanesi'ndeki devrimci tutsaklar yayın yasağını içeren genelgeye karşı açıklama yaptılar

GÜNCEL
Perşembe, 4 Aralık 2014 (11 yıl 10 ay önce)

Sincan Kadın Hapishanesi’nde bulunan MLKP, TKP/ML, MKP dava tutsakları yaptıkları açıklamayla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün hapishanelere gönderdiği 10 Kasım 2014 tarihli yasak genelgesini direnişle bir kez daha işlevsiz kılacaklarını duyurdular. Genelgeyle tüm süreli-süresiz yayınlara yasak getirildiğini belirten devrimci tutsaklar, devrimci gazete ve dergilerin parası ile satın alınmasının dayatılmasının fiilen yasaklanmalarıyla eş anlamlı olduğunu vurguladılar.



 



Genelgeyle, 2005'ten bu yana  yürürlükte olan Ceza İnfaz Kanunu’nda yer alan 62/1 maddenin yeniden uygulamaya konulduğunu belirten tutsaklar, amacın örgütlü duruşu tasfiye etmek olduğunu belirttiler. Bu amacın sözkonusu genelgede yer alan “Devrimci tutsakların basın yoluyla örgütlerden haber aldıkları, bu yoldan  iletişimlerini sürdürebildikleri içinde bulundukları örgütlerden kopmalarda azalmalar gözlemlenmiştir”sözleriyle özetlendiğini belirten tutsaklar, "bu saldırıyı tüm meşru mücadele araçlarımızı kullanarak püskürteceğiz" dediler.



 



Sincan Kadın Hapishanesi'nde bulunan tutsaklar, genelgeye karşı bugüne kadar 26, 27 ve 28 Kasım tarihleri arasında üç gün kapı dövdüklerini ve  saldırıyı “Kahrolsun faşizm yaşasın örgütlü mücadelemiz!", "Devrimci basın engellenemez!", "Devrimci irade teslim alınamaz!” sloganlarıyla protesto ettiklerini belirterek, "Dostlarımız da düşmanlarımız da iyi bilsin ki bu saldırıyı da boşa çıkaracak, devrimci-sosyalist-ilerici basına vurulan bu prangayı parçalayacağız" dediler.



           



Bu saldırının "tüm toplumu terörize etmeyi amaçlayan 'güvenlik paketi'nin hapishanelerdeki devamı" olduğunu belirten tutsaklar, benzer saldırıları anlatarak hepsinin içerde ve dışarda sürdürülen direnişlerle püskürtüldüklerini dile getirdiler.



 



Tüm toplumu yasağa karşı durmaya çağıran devrimci tutsaklar, devrimci basın geleneğinin direngenliği ve tarihsel sorumluluğuyla yayınlara sahip çıkacaklarını belirttiler.