"Polislerden korkumuz yok!"

Gazete bürosu, dernek, radyo baskınlarından sokak ortasından, minibüslerden alınanlar bugün İstanbul'da Beşiktaş Ağır Ceza Mahkemesi'ne getirildiler. Asıl mahkeme ise dışarıda kuruldu: Analar faşizmi yargıladı.

GÜNCEL
Pazartesi, 25 Eylül 2006 (20 yıl 1 ay önce)

İstanbul'da Türkiye çapında yapılan operasyon kapsamında ESP, Atılım, Özgür Radyo, Dayanışma Gazetesi, Sosyalist Gençlik Derneği, Emekçi Kadınlar Derneği, Tekstil-Sen, Gülsuyu Sanat ve Hayat Derneği, Limter-İş, 1 Mayıs Mahallesi Güzelleştirme Derneği ve BEKSAV baskınlarından, sokak ortasından, minibüslerden gözaltına alınan 27 devrimci, devrimci basın emekçisi ve devrimci sendikacı bugün Beşiktaş Ağır Ceza Mahkemesi'ne getirildiler. Saat 11:00 sularında 3 polis minibüsü ile getirilenleri, yoldaşları ve siperdaşları sloganlarla karşıladılar.

Devlet yine DGM bozması mahkemenin sokağının başına barikat kurup kimseyi geçirmedi. Günlerdir yapılan saat 10:00 çağrısına devrimci dayanışma duygularıyla cevap verip gelenler Beşiktaş-Ortaköy yolu üzerinde, polis barikatının önünde beklemeye başladılar.



Saatler 11:00'i gösterdiğinde önce polis minibüsleri göründü daha sonra ise minibüslerin kara camlarından dışarı zafer işaretleri, sıkılı yumruklar ve gülen gözler taştı. Gözaltındakilerin çoşkulu hali dışarıdaki bekleme havasını balyoz etkisiyle dağıttı. Bayraklar ve gazeteler yükseldi, sloganlar patladı: "Tutuklamalar Gözaltılar Baskılar Bizi Yıldıramaz", "ESP Susmadı Susmayacak", "Komplolar Sökmedi Sökmeyecek".



Kitle 12:00'de basın açıklaması için Beşiktaş İskele Meydanı'na geçti. Basın açıklamasında basılan tüm kurumlar ortak açıklama yaptılar; gözaltından çıkanlar, baskınları yaşayanlar devlet terörünü anlattılar; analar çocuklarından bayrakları devraldılar, "onlar içerdeyse biz dışardayız" dediler; destekçi tüm kurumlar söz aldılar.

Özgür Radyo: Bugüne kadar haberci olarak bulunduğumuz bu tür açıklamaların şimdi konusuyuz. Baskın sırasında TMŞ ekibinin basındaki polis, "Artık burada hukuk bitmiştir. Burasıda, hukukta, kanunda biziz" dedi ve büromuz savaş alanına çevrildi. Aramalar sırasında yayın akışına devam etmemiz yasal hakkımız olmasına rağmen yayın odasına arama sırasında sokulmadık. Bu durum hakkında bize açık açık "Yaptığımız işleri görmenizi istemiyoruz" dediler. Orada neleri kopyaladıkları bugün çalışanlarımızın ne ile suçlanacaklarını bilmiyoruz. Baskın sırasında söylenenler ve yapılanlar TMY'nin nelere gebe olduğunun göstergesidir.

Dayanışma Gazetesi adına Mukaddes Çelik: Cemal Süreyya'nın şöyle bir mısrası vardır: "İstanbul'a kar yağsa doğu üşür". Bu saldırılar da tüm topluma, işçi ve emekçilere yöneliktir. Artık üşümemek için birleşik, kitlesel, militan mücadele...

Limter-İş Eğitim Uzmanı Kamber Saygılı: Genel Başkanımız Cem Dinç'i neden gözaltına aldınız? Peki ya Genel Sekreterimiz Zafer Tektaş'ı? Bu soruların cevabı koskocaman bir hiçtir. Sendikacıları korsan eylemde mi aldınız, illegal afiş, bombalı pankart asarken mi aldınız? Bunlara cevap yok. Yıllardır tersane patronlarına karşı mücadele ettiklerinden dolayı aldınız. PATRONLARDAN YANASINIZ! Başkanımızında, bizimde siyasal görüşümüz Sosyalizmdir. Bu yüzden aldınız. Biz sosyalist dünya görüşümüzle mücadeleye devam edeceğiz kaç kişi kalırsak kalarım.

Yıldız ana: Polislerden korkumuz yok! Hırsızlarla, uyuşturucu satıcılarıyla işbirliği yapan polis bizim çocuklarımızı tutukluyor. Analar artık her zaman öfkeli! Çocuklarımızla, ilerici insanlarla gurur duyuyoruz. Polislerden hiçbir korkumuz yook! Oğlumu hep takip edeceğim.

Cem ve Halil Dinç'in annesi/anamız: Benim oğullarım işçilerin, emekçilerin hakkını savundukları için tutuklandı. Kan emiciler dışarıda geziyor oğullarım içerde. Derhal tüm gözaltılar serbest bırakılsın!

TGDP: İlerici aydınlar 301 kıskacına, sosyalist gazeteciler ve yazarlar TMY balyozu altına alındılar. Basının büyük çoğunluğu 301 mağdurlarına gösterdiği ilgiyi TMY mağdurlarına göstermiyor. Bu çifte standartçılıktır. 15 gündür TMY terörü estiriliyor. 37 düzen muhalifi tutuklandı, 100'e yakın insan gözaltında. Bu saldırılar durdurulmazsa toplumun tamamına yayılacak.

Alınteri: 80 sonrası dişimizle tırnağımızla kazandığımız devrimci mevziler öyle kolay kolay sökülüp alınamayacak. Gerekirse bu savaşı bir daha veririz.

DDSB: Bu saldırılar bugün başlamadı. Bu saldırılar ve daha fazlası TC'nin tarihidir. Bugüne kadar susmadık, susmayacağız.



Basın açıklaması Grup Vardiyan tarafından seslendirilen ve tüm kitlenin eşlik ettiği marşlarla devam etti. Basın açıklaması bitti fakat kitle beklemeyi sürdürüyor.

Gözaltılar saat 13:30 sıralarında DGM içerisindeki revirde sağlık muayenesine alınıyorlardı.

DAYANIŞMA BÜYÜYOR


Yarından itibaren Haluk Gerger, Oral Çalışlar, Filiz Koçali gibi 12 aydın, yazar ve gazeteci her gün Atılım bürosuna gidip bir gün çalışacaklar. Ve Atılım'ın bir dahaki sayısında yayınlanmak üzere birer köşe yazısı kaleme alacaklar.

Haberin Devamı: Tiyatro bitti: 13 tutuklu!