Ülker direnişi 39'uncu gününde!

Ülker direnişi 39'uncu gününde etkisini büyüterek sürüyor

İŞÇİ SINIFI
Cuma, 5 Aralık 2014 (11 yıl 8 ay önce)

Ülker direnişi 39'uncu gününde tüm direngenliğiyle devam ediyor. Ülker direnişinin 39. gününde sendika temsilcisi ve direnişte bulunan işçilerle direniş üzerine uzun sohbetlerimiz oldu.



 



Sabahın erken saatlerinde fabrika önüne gelen Ülker direnişçileri, seslerini ve haklı taleplerini hem fabrika yönetimine hem yandaş sendikaya hem de iş arkadaşlarına duyurmaya devam ediyorlar. Fabrika önünde oturma eylemi şeklinde süren direnişin gerek işçilerde gerekse fabrika içinde azımsanmayacak değişimler yarattığı görülüyor. Bu direnişin tüm Ülker fabrikalarında bir kıpırdanma yaratacak bir potansiyel taşıdığı anlaşılıyor.



 





 



Direnişin yapıldığı Ülker iki-üç çikolata fabrikası içinde işçilerin sendikaya 8 saatlik çalışmayı dayattıkları, ayrıca bazı işçilerin sendikaya asgari ücretin 1800 TL olması gerektiği noktasında talepler ilettikleri bazı işçilerin de taleplerini iletmek üzere fabrika yönetimiyle doğrudan görüşmeler yaptıkları edinilen bilgiler içinde. Direnişçi işçilerle fabrika içinde çalışmaya devam eden işçiler arasında oluşturulmuş olan buzlar yavaş yavaş erimeye başlamış durumda.  İşçiler vardiya değişiminde direniş çadırına uğruyorlar, direnişteki işçilerle sohbet ediyorlar, asgari ücreti tartışıyorlar, direnişi desteklediklerini söylüyorlar, bazı işçilerin içerde basınç oluşturduklarını aktarıyorlar. Çalışan ve direnişteki işçilerin diyalogları gelişmeye devam ediyor.



 



İşçiler direnişi daha güçlü bir motivasyonla sahipleniyor; sendikayla birlikte daha da ileri taşıma yönelimlerini taze tutuyorlar. Direnişteki işçilerin çocukları da zaman zaman, fırsat buldukça direniş alanına gelerek, destek vermeye çalışıyorlar. 39. günde Murat Topal’ın lise öğrencisi oğlu gelerek direniş alanında babasının yanında olduğunu, direnişi desteklediğini söyledi.



 





 



Ülker direnişçileri sadece kendi direnişleriyle de ilgili değiller. Sınıfın kendileri dışındaki bölüklerini de dikkatle izliyorlar. Soma, Ermenek, Torunlar, Sirkeci PTT’si önündeki inşaat işçilerinin direnişi, BEDAŞ işçilerinin direnişi de gündemlerinde. Direniş alanında Kobanê ve sınır nöbetleri gibi politik gündemler de zaman zaman tartışılıyor. Bu açıdan direniş mevzisi aynı zamanda toplumsallaşmanın da yaşandığı bir çeşit eğitim mevzisine dönüşüyor.



 



Bizler de Ülker direnişindeki işçilerin yanlarına elimiz boş gitmemekteyiz. Dün gittiğimizde de sınıfa yönelik olarak yıllar önce çıkarttığımız eğitim broşürlerinden götürdük kendilerine. Sınıf hareketinin tarihini, daha önce yaşananların yarattığı tecrübeleri içeren bu broşürleri hem sendika temsilcilerine hem işçilere ulaştırmayı ihmal etmiyoruz. Direnişle dışardan da olsa bu şekilde ilişkilenmemiz bazı sıkıntılara neden olsa da bunları da tüm açıklığıyla konuşmaktan kaçınmıyoruz. Dünkü ziyaetimizde sendika temsilcisiyle bu tür sıkıntılar üzerine geniş bir sohbetimiz oldu. Bu direnişe bakış açımızı, hangi niyetle ilişkilendiğimizi bu geniş sohbet ortamı içinde ifade ederek, direnişin yanında olacağımızı ve ileriye taşımak için çaba göstereceğimizi söyledik, işçilere ve sendikacılara.



 



Direniş filli olarak DİSK’in içeri girmesiyle sonuçlanmasa bile şimdiden fabrika içinde yaşanan gelişmeler direnişin meyvesidir. Ülker direnişçilerinin haklı direnişlerini sonuna kadar destek vermeye, sesleri olmaya devam edeceğiz.



 



Yaşasın sınıf dayanışması!