"Hepsi sınıf olamadığımız içindir!"

Soma'da binlerce işçinin bir anda işsiz kalmasının arka planını maden işçisi Ercan Çetinyılmaz'la konuştuk

İŞÇİ SINIFI
Cuma, 5 Aralık 2014 (11 yıl 8 ay önce)

Soma Katliamı'nın yaşandığı Eynez ocağını işleten Soma Holding'in, gerek Eynez'de gerekse yine kendisine bağlı olan Atabacası ocağında çalışan 2 bin 800 işçinin işine son vermesinin yankıları devam ediyor. Holding, işçilere işsizlik kırbacını göstererek istediği sınırlara çekmeye çalışırken; aynı zamanda katliam nedeniyle üzerinde oluşan toplumsal basıncı, bu basıncın yarattığı hukuksal yükümlülükleri de bu şekilde savmaya çalışıyor.



 



Binlerce işçinin bir anda işsiz kalmasının arka planındaki gerçekleri maden işçilerinden Ercan Çetinyılmaz'la konuştuk...

 




Alınteri: Binlerce işçi bir anda işsiz kaldı. Bu gelişmeye ilişkin değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?



Ercan Çetinyılmaz: Elbette bu son gelişmeler benim için hiç sürpriz olmadı, öncelikle bunu belirteyim. Bizim burada işçi arkadaşlarda sınıf ve emek mücadelesi bilinci maalesef yok, bu yaşanan olaylar bu yüzden başımıza geldi. Ben, işçilerin birlikteliği için mücadele verdim ama başaramadım, keşke başarabilseydim. Eğer biz birlikte tek yumruk olsaydık; ne hükümet ne işveren ne de sendika bize diş geçiremezdi. Bizim buradaki işçi arkadaşlar maalesef şahsi çıkarlarını düşündükleri için şimdi bu hale geldik. Oysa bizim için gerekli olan tek şey birliktelik; eğer bu olsaydı şimdi gerek hükümetten gerekse yandaşı sendikadan şimdi istediğimiz her şeyi alırdık.



 



Burada size daha önce söylediğim gibi hükümet-işveren- sendika üçlüsü işçiyi bir maşa gibi kullanıyor. Oysa burada hükümet de verdiği sözü tutmadı, işveren ve yandaşı sendika da işçiler için hiçbir adım atmadılar. Oysa iş güvenliği üzerine çalışılsaydı, şimdi bu sorunlar olmayacaktı. Ama biz bunlara izin vermedik. Tamamen olmasa da kısmen başardık.



 



Mesela Ankara yürüyüşünde yine işveren ve sendika işçileri kullanmak istedi. Bizler yani komite ve konseydeki işçi arkadaşlar buna izin vermedik. Eğer o Ankara yürüyüşü gerçekleşseydi şimdi bu kadar işçi arkadaş, ben de dahil hepten perişan olacaktık. Buradaki işten çıkartmalarda bu yüzden, işverenin mal varlığı üzerindeki tedbir kararı kaldırılırsın diye... Bunu bahane ederek işçiye maaşlarını,  tazminatlarını ödememek, bunların amaçları bu.



 



Benim anlamadığım bu işletmenin asıl sahibi devlet, maalesef onlar da işverenin yanında, hükümet de aynı. Burada resmi rakamlara göre 301, bana göre daha fazla arkadaşımız öldü. Ama hükümet, bizi "kaderimizle" baş başa bıraktı. Aslında biz hükümetten çok şey istemiyoruz, insan gibi çalışıp evimize ekmek götürebilelim! Hani Tayyip Erdoğan gereken bütün yasaları çıkaracaktı? Ama yok! Kendilerine gelince 1 saatte yasa çıkarıyorlar.



 



Bu Eynez Maden Ocağı ilkönce kamuya aitti, tek bir işçi bile ölmedi. Özelleşince nerdeyse her gün işçi öldü. Bunlarda biraz onur ve vicdan olsaydı şimdiye kadar hepsi istifa etmeliydi. Örneğin Çalışma Bakanı müfettişlerini niçin sorgulamadı? Avrupa ülkelerinde bu sorun niçin yok? Örneğin Belçika’da bir maden işçisi doğum gününü yer altında çocukları, eşleri, akrabalarıyla kutluyor. Ama bizde bırakın yaş günü kutlaması, ekmeği zor yiyoruz.



 



Bizim hükümetten talebimiz insan gibi muamele görmek ve iş güvenliği için "ivedidir" şeklinde katı yasalar çıkarması. Oysa seçim zamanı gelince bizim ürettiğimiz kömürleri dağıtıyor. Buradaki soruna gelince burada yaklaşık 3 bin işçi kaderleriyle başbaşa kalmış durumda



 



Alınteri: Eynez'den ilk yirmi altı madenci işten çıkarıldığında sendikanın tutumu ne oldu öncelikle bunu anlatabilir misin?



Ercan Çetinyılmaz: Şu anki mevcut sendika hiçbir adım atmadı, sendikanın derdi işverenin mal varlığından tedbir kaldırılsın, başka da bir işe yaramıyor. İşçi işsiz kalmış aç kalmış umurunda değil.



 



Alınteri: Peki işten çıkarılan işçiler ne yaptılar, bu durumda nasıl bir karar aldılar?



Ercan Çetinyılmaz: İşte bu sorun bizleri bu hale getirdi, halen korkuyorlar. Oysa kaybedecek bir şeyleri kalmadı , en son ekmekleri de ellerinden alındı, halen benim beklediğim tepki yok.



 



Alınteri: Siz, bir dizi toplantılar yaptınız bildiğim kadarıyla...



Ercan Çetinyılmaz: Evet



 



Alınteri: Bu toplantılarda ne gibi kararlar aldınız, işçilerin çoğunluğu bu toplantılara katılım gösterdi mi?



Ercan Çetinyılmaz: Maalesef hayır. Katılım göstermedi. Biz komite-konsey olarak, taleplerimiz kabul edilmezse aldığımız bir dizi karar var onları uygulamaya koyacağız.



 



Alınteri: İşverenler sanırım başka illerden işçi getireceklerini söylemişler. Mesela Zonguldak’tan, buna tepkiler ne oldu?



Ercan Çetinyılmaz: Bunun için işverenlerin yöneticilerini davet edeceğimiz bir toplantı yapacağız. O toplantıda bu tutumun gerekçesini soracağız, eğer halen aynı tavırlarını sürdürürlerse gerekeni yapacağız.