"Paspasçılar" ayaklandı

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hasta destek departmanında çalışan 120 personel işten çıkarıldı

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 10 Aralık 2014 (11 yıl 8 ay önce)

Maltepe Üniversitesi Hastanesi'nde direniş 3. gününde



 



Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hasta destek departmanında (mutfak, temizlik, hastabakıcı, teknik) çalışan bütün personel işten çıkarıldı.



 



Hastane personeli olarak çalışan tüm emekçiler, ücretlerine yapılan zammın az olmasına itiraz ettiler. İtirazları sonunda hastane müdürüyle toplantı yaptıklarını anlatan işçiler, müdürün: “Bakın çok güzel olacak, zamlarınız istediğiniz gibi olacak, siz bu itirazı yaptığınız için pişman olacaksınız” dediğini, kendilerini kandırmaya çalıştıklarının zamların açıklanmasıyla ortaya çıktığını söylüyorlar. Ücretlerine yapılan zamların açıklanmasıyla birlikte çalışanlar yemek saatinde hastane bahçesinde toplanarak alkışlı protesto yaptılar. Müdürü yanlarına davet ederek konuşmak istediler.



 



O anı anlatan bir kadın işçi, “Müdür geldiğinde neredeyse üzerimize yürüyerek, vuracakmış gibi el hareketleriyle ‘siz alt tarafı paspasçısınız neyinize yetmiyor, daha ne konuşuyorsunuz’ şeklinde tehditler savurduğunu, bu şartlarda çalışıyorsanız çalışın, çalışmıyorsanız işte kapı diyerek çekip gittiğini”, ardından bütün işçilerin işlerine son verildiğini söyledi. “Biz insanız, ‘paspasçı’ diye aşağılamaya ne hakkı var biz olmasak hastane pislikten geçilmez” diye ekledi.



 



Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 10-15 senedir emek vermiş olan işçiler, işe girdiklerinden beri doğru dürüst zam almadıklarını, bu son zam olayında ise ek olarak yol parası istediklerini, ücretlerine ise sadece 100 lira gibi komik bir zam yapıldığını anlatıyorlar.



 





 



24 saat vardiya usulü çalışan işçiler, “Hem hastalara bakıyoruz hem yer siliyoruz hem getir-götür işlerini yapıyoruz. Aldığımız ücret 800-900 lira, yol bunun içinde… Kadın çalışanların normalde erkek hasta bakımında görev almaması gerekirken hastane yönetimi yatalak erkek bakımında da kadın işçileri çalıştırıyor. Yoğun bakım ünitesinde görev yapanların ise nefes almak için bile zamanları yok, artık canımıza tak etti. Bu şartlar altında kölece çalışmak istemiyoruz” diyorlar.



 



Hastane yönetiminin bu uygulamasının insanlıkdışı olduğunu söyleyen işçiler, “Bizi işten çıkardıktan sonra, üniversitenin kampüs köyü çalışanlarından eleman getirdiler, üstelik taşeron şirket ile anlaşarak ‘bize gelin bu şirket bünyesinde işinize dönün’ diyerek hastane güvencesinden çıkararak güvencesiz çalışmayı teklif ettiklerini ve taşeronluğu hastane içine yerleştirmeyi de hedeflediklerini, bunu asla kabul etmeyeceklerini” ifade ediyorlar.



 





 



Hastane önünde çadır kurarak direnişe geçen işçiler, Dev Sağlık-İş’e üye olduklarını ve bundan sonra hastanedeki işlerine dönmek için sendikalı olarak mücadele edeceklerini  belirtiyorlar.



 



İşten atılan hastane personel sayısının yüz yirmi olduğunu söyleyen direnişçi işçiler, çevrede bulunan emekçiler tarafından maddi manevi destek geldiğini, Maltepe Belediyesi’nin de çeşitli şekillerde destek verdiği direniş bugün 3. gününde coşkulu bir şekilde sloganlar, halaylar, türkülerle devam ediyor.



 



Maltepe Üniversitesi öğrencileri direnişteki işçilere destek vermek için öğleden sonra slogan ve alkışlarla Maltepe Hastanesi önüne geldiler. Öğrenciler, üniversite öğretim üyelerinin İnsan Hakları Haftası nedeniyle kampüs içerisinde bir panel yaptıklarını, üniversite öğrenciler de bu panelde “o kadar işçiyi kapının önüne koyarken nasıl insan haklarından bahsedersin” diyerek pankart açtılar. Öğrenciler tepkilerin yumuşak ama tehditkar olduğunu da vurguladılar. Daha sonra direnişteki işçiler için nasıl destek oluruz, neler yapabiliriz diyerek fikir alışverişinde bulundular. 



 



Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden işten atılan işçiler bizi çok sıcak karşıladı. Alınteri Gazetesi’nden geldiğimizi, direnişlerine destek olacağımızı söyleyerek yanımızdaki gazeteleri direnişteki işçilere verdik. Gazetenin adının Alınteri olması ilk dikkatlerini çeken şey oldu. Bir işçi, “Biz de alınterimize sahip çıkmak için direnişe geçtik” dediler.