Nestle'nin Bursa Karacabey'deki fabrikası önünde 168 gündür süren direniş militan biçimlerle devam ediyor
İşçi sınıfının ağır çalışma koşullarına ve bu koşullar karşısında patronun şef değneği olma misyonuyla hareket eden sendikacılığa karşı birikmiş tepkisinin açığa çıktığı direnişlerden biri olan Nestle direnişi, militan eylem biçimleriyle devam ediyor.
Tam 168 gündür Nestle'nin Bursa Karacabey'daki fabrikası önünde sürdürülen, bu süre içinde Nestle'nin Ankara ve İstanbul'daki merkezleri önüne de açlık grevi ve basın açıklamaları biçiminde taşınan direniş, dün itibariyle işçilerin kendilerini zincirleyerek servis araçlarının önüne yatması biçimi kazandı. Servis araçlarının girişini engellemek isteyen işçilerin bu tutumuna karşı polisi devreye sokan Netle yönetimi, gerçekleşen saldırıyla onu işçi ikisi dayanışmacı toplam 12 kişiyi gözaltına aldı. İşçilerin gece vardiyasında da eylemi tekrarlamalarını engellemek için gözaltına alınanlar gece geç saatte serbest bırakıldı.
Tüm vardiyalarda aynı biçimde servis geçişlerini engellemekte kararlı olan işçile,r eylemi sabah vardiyasında da tekrarladılar. Polis aynı şekilde işçilerin etrafını sararak eylemi engellemeye çalışırken, işe gelen işçiler de arka kapıdan fabrikaya alındı. İşçiler bu eylemlerinde kararlı olduklarını belirttiler.

Nestle'de ne oldu?
İsviçre tekeli Nestle'de örgütlü olan Hak İş'e bağlı Öz Gıda İş Sendikası, 6 ay süren TİS görüşmelerinden sonra geçtiğimiz 25 Haziran tarihinde "rekor zammı kabul ettirdik" tantanalarıyla bir satış sözleşmesi imzaladı. Sözleşme sürecinde fabrikada oluşturulan TİS komisyonunun formüle ettiği hiçbir maddeyi dikkate almayan sendika bununla da yetinmeyerek, fabrika yönetimiyle el ele vererek taslağı hazırlayan öncü işçilerin işine son verilme sürecinin düğmesine bastı. Satış sözleşmesiyle aynı anda 35 işçiye hiçbir gerekçe gösterilmeyerek haklarında soruşturma açıldığı ve bu süre boyunca idari izne çıkarıldıkları tebliğ edildi.
İşçi kıyımının işareti olan bu tutum karşısında da planın parçası olan Öz Gıda İş'ten herhangi bir sahiplen görmeyip tersine "Sayemizde işiniz oldu sesinizi kesip oturun!" gibi tehditlerle karşılaştılar. İdari iznin bittiği 7 Temmuz'daysa 28 işçinin işine son verildi. Bu kıyımda sendikanın da rolü olduğunu bilen işçiler kıyımla birlikte sendikadan istifa ederek Türk İş'e bağlı Tek Gıda İş Sendikası'na geçtiler. Zaten fabrika yönetimin işten atmalarla ilgili olarak kendilerine gönderdiği tebligatın içeriği de sendikanın bu kıyımdaki açık rolünün itirafnamesi niteliğindeydi.
Fabrikada sendikal ayrışma!
Yaşanan işçi kıyımı ve sendikanın bu kıyımdaki rolü karşısında sadece işten atılan işçiler değil, işlerine devam eden işçilerde de büyük bir tepki oluştu ve bu tepki Öz Gıda İş'ten Tek Gıda İş'e geçişler biçiminde yansıdı. Fabrika içinde yaşanan sendikal ayrışma işçilerin son eylemlerinde de açıkça hissedildi: Servislerdeki işçilerden Tek Gıda İş'te örgütlü olanlar servis araçlarından inerek arkadaşlarının üzerine basarak geçmeyi reddederken, Öz Gıda İş'te örgütlü işçiler tersine sınıf kardeşlerine ihanet edercesine üzerlerinden atlayarak geçtiler.
Nestle işçilerinin ısrarla sürdürdükleri direniş, toplumun geniş kesimlerine yayılan bir boykot eylemiyle desteklenmeyi bekliyor.