Antalya Manavgat'ta 200 kişilik bir grup Suriyeli işçileri linç etmek istedi
Suriye’de kanlı bir iç savaşı kışkırtan, Esad’ın en fazla bir ay dayanacağı, bir ay sonra Şam’daki camide namaz kılacaklarını hayal eden, bu arada halkın ülkeden kaçışını teşvik etmek için medyatik gösterilerle “gelin kapımız açık, her türlü olanak mevcut” diyen rejimin kirli politikalarının somut ifadesidir Suriyeli göçmenler... Emperyalistler ve onların bölgesel işbirlikçileri arasında süren hegemonya ve güç mücadelelerinin halklara çıkarılan faturalardan biridirler...
Suriye’de süren bu kanlı dalaşın organik parçası olan Türkiye Cumhuriyeti devleti, “derin” politikalarıyla kışkırttığı savaşı gerek gerici söylemleriyle (başta da mezhepçi) gerekse sayısı 2 milyona dayanan Suriyeli göçmen gerçeğiyle toplumun da organik bir parçası haline getirdi.
Suriye’de 3 yıldır süren kanlı-kirli savaş; bugün Türkiye’nin hemen tüm illerinde Aralık’ın ayazında sokaklarda yatan, dilenmek zorunda kalan, ucuzun da ucuzu bir sömürüyle en tehlikeli, en güvencesiz sektörlerde çalıştırılan göçmenlerle hayatımızın içinde. Başınızı döndüğünüz her köşe başında her meydanda, kuytulukta savaşın o trajik yüzüyle karşılaşmanız mümkün. Savaşın kimsesizliğiyle gözleri bile keçeleşmiş Suriyeli çocuk öbeklerinin varlığıysa yüreğinize bir kamçı şiddetiyle iner…
Ucuz işgücü olarak çalıştırıldıkları yerlerde uğradıkları ırkçı saldırılar haber bültenlerine konu olduğundaysa tarihin tüm ürpertici kıyımları tepenize üşüşür. Antalya’nın Manavgat ilçesinde dün akşam yaşananlar gibi... Toplumsal tabanını genişletmek için her türlü insanlık dramını kendisine katık eden faşizmin şimdiki taze malzemesinin onlar olduğunu iliklerinizde hissedersiniz.
Bu korkunç gerçek haber bültenlerine düşen fotoğraflarla sarsıcı bir tarihsel belleği çağrıştırır. Manavgat’ta bir kıvılcım beklercesine olup bitenler aklınıza sayısız linçi, pogromu getirir. Hele hele Suriyelilerin evlerine saldırdıktan sonra yaptıklarını kutlarcasına çekilen hatıra fotoğrafları, o fotoğraflara kondurulan kurt işaretleri…
Sayısız yapay çelişkiyle her şeyin pamuk ipliğine bağlı olduğu toplumsal bir haritamız var bizim. Bu haritanın şimdiye kadarki en kırılgan noktası Kürt işçi ve emekçilerdi. Bir pogrom havası yaşamaları için küçücük bir bahane yeterdi. Şimdi ona Suriyeliler eklendi. Sadece küçük bir bahane yüzlerce kişinin anında toplanıp insanları, evleri, arabaları linç etmelerine yetebiliyor…
Antalya Manavgat bundan sonra da Suriyelilere dönük linç histerileriyle gündeme gelebilecek adreslerden biri. Tıpkı daha önce Kürtlere dönük yapılanlar gibi. Daha önce ‘turizm beldesi’ olması nedeniyle tarım işçiliği yapanlar hariç tüm Suriyelilerin ilçeden çıkarılması kararıyla gündeme gelmişti. Şimdi de tarım işçilerine yapılan ve yüzlerce kişinin katıldığı saldırıyla…
Olay, saat 18.00 sıralarında Manavgat’ın Taşağıl Mahallesi’nde meydana geldi. Farklı yerlerde çalışan ve evlerine dönen tarım işçilerinin bulunduğu 2 minibüs yolda peşpeşe ilerlemeye başladı. Bu sırada, öndeki minibüsten iddiaya göre yola düşen merdiven nedeniyle arkadaki minibüs kaza atlattı. Kazanın ardından işçiler araçlarından inip tartışmaya başladılar. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu ikisi kadın beş kişi yaralandı.
Olayın ardından, ‘Suriyelilerle Beşkonaklı işçiler kavga etti’ söylentisi yayılması üzerine Taşağıl’da toplanan yaklaşık 200 kişilik grup, Suriyelilere ait evlerle araçlara zarar verdi. Olayda 4 evle 2 minibüste maddi zarar oluştu. Saldırılar jandarmanın araya girmesiyle durduruldu.
Tüm bu olup bitenleri kışkırtanlar gözaltına alındı mı bilinmez ama jandarma Suriyelilerin evlerini ablukaya alırken saldırıyı düzenleyenlerin kurt işaretlerinin de olduğu hatıra fotoğrafları çektirmeleri devletlerine olan güvenin tam olduğunun açık ifadesi oldu. Tüm linç girişimlerinin bu klasik fotoğrafına bir de saldırıya uğrayan Suriyelilerden bazılarının eşyalarını toplayarak oradan ayrıldıklarını gösteren fotoğraflar eklendi.