ON'lar Yaşıyor!

GÜNCEL
Salı, 26 Eylül 2006 (20 yıl 1 ay önce)

1999 yılının 26 Eylül günü Ulucanlar Hapishanesi'nde, 8 saat süren bir operasyon gerçekleştirildi. Aylar öncesinden hazırlıkları başlayan bir operasyondu bu. Bir aydır süren bir "koğuş sorunu"nu bahane ederek saldırmıştı katliamcılar. İşbirlikçi burjuvazi neoliberal yeniden yapılandırma saldırılarını gerçekleştirmek için toplumu sindirmeliydi, bunun içinde hapishaneler "kontrol" altına alınmalıydı. Aynı zamanda da 19 Aralık katliamının provası yapılıyordu Ulucanlar'da.

Bizzat MGK tarafından verilen katliam emri, Adalet Bakanlığı'nın onayıyla İçişleri Bakanlığı çatısı altında özel tim, JİTEM, MİT, TMŞ, Mengele artığı doktorlar, gardiyanlar eliyle gerçekleştirildi. Eli silahlı, yüzü maskeli, rütbeli-rütbesiz, sivil-resmi giyimli kontra katiller, bombaları, silahları, köpük sıkan araçlarıyla açıkça katletmeye gelmişlerdi. Tutsakların kanlarından göller oluştu Ulucanlar'ın maltasında ve hamamında. 10 tutsak, işkenceyle katledildi, onlarcası da yaralandı. Sağ kalanlardan ağır yaralı da olsa ölmeyecek gibi olanlar ya sürgüne gönderildi ya da tecrit hücrelerine konuldular. Yaralı tutsakların sakat kalmaları, kalıcı hastalıklara yakalanmaları için tedavileri yapılmadı...

Hapishaneler tarihi katliamlar olduğu kadar direnişler tarihidirde. ON'lar da üstlerine yağan kurşunlara bedenleriyle barikat olarak yürüdüler katillerin üzerine. Zafer Kırbıyık, İsmet Kavaklıoğlu, Habip Gül, Halil Türker, Mahir Emsalsiz, Abuzer Çat, Ahmet Savran, Aziz Dönmez, Ümit Altıntaş ve Önder Gençarslan'ın, şehit düştüğü Ulucanlar direnişi tarihteki onurlu yerini böyle almıştır.

Ulucanlar

Ulucanlar katliamı ve direnişinin 7. yıldönümü dolayısıyla bugün Ankara'da anma etkinlikleri gerçekleştirildi. İlk anma Ulucanlar Hapishanesi önünde yapıldı. Ziraat Bankası Hamamönü Şubesi'nin önünde bir araya gelen kitle üzerinde Ulucanlar şehitlerinin fotoğrafları bulunan ve "Ulucanlar Şehitleri Ölümsüzdür/Unutmadık Unutturmayacağız" yazılı bir pankart açtı ve pankartın arkasında kortejler oluşturdu. Yol kapatılarak hapishaneye doğru yürüyüşe geçildi. Ulucanlar Hapishanesi önündeki eylem devrim şehitleri adına yapılan saygı duruşu ile başladı. Ardından basın açıklaması okundu. Basın açıklamsında şöyle denildi

Dışarıda TMY gibi yasalarla her türlü muhalefeti sindirmeye yok etmeye çalışıyorlar. Bunu kah 6 Eylül'de yaptıkları gibi demokratik haklarını kullanan devrimcileri hücrelere göndererek yapıyorlar, kah yasal, demokratik kurumları basarak çalışanlarını gözaltına alıp tutuklayarak. Ama ne yaparlarsa yapsınlar sonuç alamıyorlar, alamayacaklar da. Çünkü bu ülkede İsmetler, Habibler, Haliller, Mahirler, Zaferler, Abuzerler hep var olmaya devam edecektir. Yaptıkları onlarca katliama, baskıya rağmen halkın devrimci mücadelesini bitirememeleri bunun kanıtıdır.
Ardından katliamı dışarıda yaşayan bir aile söz aldı: "Bizler çocuklarımıza sahip çıktık. 300-400 metre ileride bekletilmemize rağmen atılan gazdan bizlerde etkilendik. Onlar içerde direniyorlardı, çünkü insanca bir yaşam istiyorlardı. Çocuklarımız insanca yaşam için mücadelelerine devam ediyorlar bizlerde onlarla birlikte mücadelemize devam ediyoruz." Ardından hapishane önüne karanfiller bırakıldı. Hapishane önündeki eylem İdilcan Müzik Grubu'nun seslendirdiği Ulucanlar ve Bize Ölüm Yok marşlarıyla sona erdi. "Ulucanlar Şehitleri Ölümsüzdür", "Yaşasın Ulucanlar Direnişimiz", "Devrim Şehitleri Ölümsüzdür", "Katil Devlet Hesap Verecek", "İçerde Dışarda Hücreleri Parçala" sloganları sıklıkla atıldı. Hapishane önündeki eylem bitirildikten sonra toplu olarak mezarlık anması için Karşıyaka Mezarlığı'na gidildi.

Ulucanlar

İsmet Kavaklıoğlu'nun mezarı başında yapılan anmada ilk olarak Ulucanlar katliamı ve direnişi anlatıldı daha sonra Ulucanlar şehitleri nezdinde tüm devrim şehitleri adına saygı duruşu yapıldı. Ulucanlar şehitlerinin öne çıkan yönleri kısaca anlatıldı. Ardından İdilcan Müzik Grubu İsmet Kavaklıoğlu'nun çok sevdiği "Gesi Bağları" türküsünü ve devrimci marşları söyledi. Sözü bir ana alarak şöyle konuştu:
Geçen hafta Sincan Kadın Hapishanesi'ne gittim hapishanenin kapılarını o kadar büyük yapmışlar ki sanırsınız buraya metrelerce boyunda canavarlar kalacak bizim orada kalan çocuklarımız 1.60 boylarında 50-60 kiloluk insanlar asıl amaçları bizleri korkutmak ve çocuklarımıza sahip çıkmamızı engellemek ama bizler çocuklarımızın bu davalarında yanlarında olacağız Ulucanlarda ölenlerin hepside kendi çocuklarımızdı ve onları alınlarından öpmek isterdim. Onun yerine burada ki tüm gençlerin alnından öpüyorum.
" Ananın konuşması "Anların Öfkesi Katilleri Boğacak", "Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz" sloganları ile karşılandı. Ardından İşçi Kültürevleri Müzik Grubu kitle ile birlikte Enternasyonal marşını söyledi. Ulucanlar şehitlerinin ve tüm devrim şehitlerinin devrimci mücadeleyi yaşamın tüm alanında örmeye çalıştıkları ve bu uğurda öldükleri belirtildi. Konuşma, "Devrim Şehitleri Ölümsüzdür" , "Yaşasın Devrim ve Sosyalizm" sloganları ile kesildi. Ardından buradaki herkesin devrimci mücadeleyi fabrikalarda, mahallelerde ve okullarda daha da genişleteceğinin ve yükselteceğinin sözü verilerek anma sonlandırıldı.

Guantanamo, Ebu Garip, 19 Aralık ve Ulucanlar fotoğraflarının taşındığı eylemlerde "Katil Devlet Hesap Verecek", "Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz", "Yaşasın Ulucanlar Direnişimiz", "Yaşasın Devrim ve Sosyalizm"
Aziz Dönmez............ yaşıyor!
İsmet Kavaklıoğlu......yaşıyor!
Zafer Kırbıyık.............yaşıyor!
Abuzer Çat............... yaşıyor!
Önder Gençaslan..... yaşıyor!
Ahmet Savran...........yaşıyor!
Halil Türker................yaşıyor!
Mahir Emsalsiz..........yaşıyor!
Habib Gül................. yaşıyor!
Ümit Altıntaş.............yaşıyor!
"Devrim Şehitleri Ölümsüzdür"
sloganları atıldı.

Anma eylemleri; Alınteri, BDSP, DHP, Devrimci Hareket, EHP, ESP, HÖC, Kurtuluş Partisi, Kaldıraç, Partizan tarafından ortak olarak gerçekleştirildi.