Aynı tiyatroyu seyrettik!

Mehmet Ayvalıtaş davasında değişen bir şeyin olmadığı bir duruşma daha yapıldı, dava 25 Mart'a ertelendi

GÜNCEL
Çarşamba, 24 Aralık 2014 (11 yıl 10 ay önce)

Haziran İsyanı günlerinde Taksim'de yaşanan polis terörünü protesto etmek için binlerce emekçiyle birlikte 1 Mayıs Mahallesi'nden geçen TEM yolunu trafiğe kapatmak isterken hızla gelen bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş'ın ölümüyle ilgili olarak süren davanın beşinci duruşması bugün görüldü.



 



2 Haziran 2013'te yaşamını kaybettiğinde henüz 19 yaşında olan Mehmet'in ölümüne neden olan araç sürücülerinin yargılandığı dava nedeniyle Kartal Adliyesi'nin çevresi, önü, içi polis tarafından kuşatmaya alındı. Sabah saatlerinde başlayan duruşma için Mehmet'in babası, ağabeyi ve akrabalarının yanısıra Alınteri, SODAP, DAF, Kaldıraç okur ve üyeleri de pankart ve flamalarıyla Adliye önünde toplandılar. Adliye önünde toplanan kitle, Gezi direnişinde ölümsüzleşenler adına yapılan saygı duruşundan sonra slogan ve konuşmalarla programlarına devam etti.



 





.



Davanın bir önceki duruşmasında Ayvalıtaş’ın yakınlarının da aralarında olduğu birçok kişi duruşma salonuna alınmamış ve avukatlarının delil olarak sunduğu özel bilirkişi görüntüleri ‘teknik imkânsızlıklar‘ öne sürülerek izlenememişti. Davanın iki sanığı, taksi şoförü Cengiz Aktaş ve Mehmet Görkem Demirbaş'ı tutuklama talepleri de reddedilmişti.



 



Önceki duruşmalarda daha büyük salon talebini reddeden heyet, bu duruşmada da salonun küçük olmasını bahane edip aile ve avukatlar dışında kimsenin alınmamasına karar verdi. Berkin Elvan'ın anne ve babasının, Hasan Ferit Gedik'in annesinin katıldığı duruşma, tanıklardan Fırat Can Görür ve Ergin Görür'ün Mehmet Ayvalıtaş'ın ölüm anını anlatmalarıyla başladı. 



 





 





 



Duruşma salonunda Ayvalıtaş davası görülürken Adliye önünde bekleyen kitle kısa bir forum gerçekleştirdi. Adliye önündeki bekleyiş, yapılan forumda SODAP, Devrimci Anarşist Faaliyet, Kaldıraç, DTP adına yapılan konuşmalarla devam etti. Adliye önünde özellikle Gezi'den Kobanê'ye direniş ve mücadele köprüsü kurulması, halkların özgürlük savaşında birlikte mücadele etmesi yönünde konuşmalar yapıldı. Dışarıda forum gerçekleşirken bir taraftan da duruşma salonundan gelen bilgiler kitleye aktarılmaya devam etti.



 



Tanıklardan 15 yaşındaki Fırat Can Görür olay sonrası polislerin ifade alırken psikolog bulunması talebini karşılamadıkları, ifadesini zorla baskı altında verdiğini beyan etti. Fırat Can Görür ve Ergin Görür, anlatımlarında, olay anında yolu kapatan yaklaşık 6 bin kişilik bir kitlenin bulunduğunu, görüş mesafesinin bulunduğunu, çarpan araçların isteseler rahat rahat durabileceklerini, yağmur olmadığını, Mehmet Ayvalıtaş ve kuzeni Seyit Kartal'a bilinçli olarak çarptıklarını anlattılar.



 



Duruşmada olay anına ilişkin görüntüler de gösterildi ve tanıkların anlattıkları gibi oldukça kalabalık bir kitlenin olduğu, Mehmet'e çarpan araç şoförlerinin anlatımlarının gerçeği yansıtmadığı görüldü.



 



Önceki duruşmalarda olduğu gibi eksik sanıklarla başlayan duruşmada Mehmet'in ölümüne neden olan ve önceki 4 duruşmaya katılmayan sanık Cengiz Aktaş, katıldığı bu duruşmada da can güvenliğinin olmadığını gerekçe göstererek duruşmaya gelmeme talebinde bulundu. Sanığın bu talebi aile ve avukatlar tarafından tepkiyle karşılandı.



 



Bu duruşmada Ayvalıtaş ailesinin avukatları, "Olay anında gerekli güvenlik tedbirleri mevcuttu" diyen dönemin Valisi H. Avni Mutlu ve Emniyet Genel Müdürü hakkında da dava açılmasını ve bu davanın da görülen davayla birleştirilmesini talep ettiler. Avukatların bu talebinde Vali'nin olay anında güvenlik sağlayacak polislerin bulunduğunu iddia etmesi fakat görüntülerden de anlaşılacağı üzere olayın yaşandığı anda bölgede polisin bulunmamasını gerekçe gösterdiler.



 



Ayvalıtaş'ın ailesinin ve avukatlarının duruşma için büyük salon talebine bir önceki duruşmalarda olduğu gibi Silivri adres gösterilerek reddedildi. Mahkeme heyeti, olayın geçtiği yere ilişkin hız sınırının ne olduğunun Karayolları İstanbul Bölge Müdürlüğü'nden sorulup tespit edilmesi için müzekkere yazılmasına karar verdi. Zorla getirme emrine rağmen hazır edilmeyen tanıkların gelecek celse hazır edilmesine karar veren mahkeme, sanıkların savunmalarının alınmış olması ve kaçma şüphelerinin bulunmamasını gerekçe göstererek tutuklama talebinin reddine hükmetti.



 





 



Duruşma 15 Mart 2015 tarihi saat 09.30'a ertelendi. Mehmet'in davası da Gezi'de ölümsüzleşenlerle ilgili devam eden diğer davalarda olduğu gibi bilindik bir tiyatro şeklinde başladı ve bitti. Dava, bir sonraki duruşmanın 25 Mart 2015 tarihine ertelenmesiyle sona erdi.



 



Duruşma sona erdikten sonra Ayvalıtaş'ın ailesi ve avukatlarının basın açıklaması yapmasıyla birlikte, "Bu daha başlangıç mücadeleye devam!" sloganları atılarak kitle dağıldı.