Ankara'daki Hasta Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi 25. haftasında da eylemlerini sürdürdü
Hasta Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi 25. haftasında da eylemlerini sürdürdü.
Bu hafta İnisiyatif, saat 18.00’de Sakarya Caddesi’nde toplanarak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasından önce, hasta tutsakların tedavilerinin engellediğini, tutsakların yaşayıp yaşamayacağına emniyetin karar verdiğini söyleyen Sibel Özbudun bir konuşma yaptı. Daha sonra basın açıklamasına geçildi.
27 haftadır hapishanelerde tecrit, baskı, işkenceyle yok edilmek, düşüncelerine pranga vurulmak istenen hasta tutsaklar için adalet istemiyle sokaklarda eylemlerimizi sürdürmekteyiz. Dünden bu yana Türkiye’deki hukuk sistemini öve öve bitiremeyen devlet erkanı bol keseden dağıtttığı “adaleti” mevzu bahis hasta tutsaklar olunca esirgiyor ve adeta üç maymunu oynuyor. Onlar üç maymunu oynamaya devam ederken hapishanelerden çıkan tabutlar her gün anaların babaların yüreğine ateş düşürmeye devam ediyor. Daha yaşanılabilir bir dünya için özgürlük taleplerini haykıran devrimci, sosyalist, komünist ve yurtseverler “terörist” sıfatıyla yaftalanarak hapishanelere tıkılıyor. Müebbetlik cezalara çarptırılıyor. Tedavileri yapılmıyor. Tecrit, işkence gibi yöntemler kullanılarak tutsaklar bir boşluğa düşürülmek isteniyor, kendilerini yok etmek istedikleri yetmiyormuş gibi düşünceleri de yok edilmek isteniyor. Tutsakların kaldıkları odalara kameralar takılarak özel hayatları taciz edilmek isteniyor. Buna karşı çıkan tutsaklara ise hapishane yönetimi tarafından görüş, yayın, mektuplaşma yasağı gibi engeller konularak dışarıyla iletişim ağına da yönelik saldırılarda bulunuyorlar. Bugün ayakkabı kutularında milyonları evlerine götüren hırsızlar; Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz ve Kürdistan’daki onca çocuğun katili sisteme uşaklık edenler ise dışarıda elini kolunu sallayarak geziyorlar. Bir dilim baklava çalanı hapishanelere dolduran adalet sistemi bunca suçu görmezden geliyor.

Eylemlerimizin 25. haftasında egemenlere, yani katillere bir kez daha sesleniyoruz; insanların canı sadece sizin gözünüzde değersizdir. İnsan sağlığıyla oynamaktan vazgeçin, çözüm süreci bahanesiyle insanların canını pazarlık malzemesi yapmayın. Hasta tutsakları derhal serbest bırakın. Aksi takdirde yakanızı halkın ellerinden kurtaramazsınız.
Eylem boyunca sürekli olarak “Tecrit öldürür, tecrite son!”, “Biji Berxwedane Zindane!”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!” sloganları atıldı.