Bu ne perhiz bu ne!..

İstanbul Müftülüğü yılbaşını kutlayan milyonlarca işçi ve emekçiyi gayr-ı meşru tutum içinde olmakla suçladı!

GÜNCEL
Pazartesi, 29 Aralık 2014 (11 yıl 9 ay önce)

Diyanet İşleri Başkanlığı ve bağlı bulunan müftülükler toplumsal yaşamın hemen her alanına fetva niteliğinde açıklamalarla müdahil olmayı sistemli bir şekilde sürdürüyorlar. İş cinayetlerinden kadın cinayetlerine, kürtajdan yaygınlaşan boşanmalara kadar aklımıza gelebilecek tüm konularda sergilenen bu tutum, yılbaşı kutlamaları konusunda da sürdürüldü.



 



İstanbul Müftülüğü'nün internet sitesinde düzenli olarak yayınladığı cuma hutbelerine yılbaşı hutbesi de eklendi. Yılbaşı kutlamalarını “gayri meşru tutum ve davranışlar” olarak tanımlayan ve “dünyayı bir eğlence gezegeninden ibaret görmek ne kadar insani ve vicdanidir” ifadelerini içeren cuma hutbesinin Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlandığı öğrenildi. “Paha Biçilmez Sermaye: Ömür” başlıklı hutbenin sadece İstanbul'da değil, yılın son Cuma günü ülke genelindeki 85 bine yakın camide okunduğu da belirtildi.



 



Cumhuriyet'in haberine göre İstanbul Müftülüğü’nün internet sitesinde yer alan hutbede her yılın başlangıcının, yarınlara dair bir fırsat olduğu, hataların gözden geçirilip kararlar almak fırsatının değerlendirilmesi gerektiği, geride bırakılan zamanın bir muhasebesini barındırması gereken saatlerin, yani yılbaşı kutlamalarının yanlışlarla israf edildiği belirtildi.



 



Hutbede, “Dini ve ahlaki değerler unutularak ya da dikkate alınmayarak gayri meşru tutum ve davranışlarla, eğlence aldatmasıyla nefesler, hayatlar, yarınlar hiçe sayılarak heba edilmektedir. Bu ne acı bir tablodur. Dünyanın farklı coğrafyalarında nice zulümlere maruz kalan insanların feryatlarını, gözyaşlarını dikkate almadan dünyayı bir eğlence gezegeninden ibaret görmek ne kadar hazin, ne kadar insani ve vicdanidir?” ifadeleri kullanıldı.



 



Başbakan ve kabinesinin de işin merkezinde olduğu yolsuzluk ve rüşvet depremi karşısında, "dini, ahlaki değerleri" hatırlamayan müftülük ve bağlı bulunduğu diyanet, işçi ve emekçilerin neyi nasıl kutlamaları gerektiğine dair buyruklar verebiliyor, dahası işçi ve emekçilerin ezici bir çoğunluğunu "ahlaksızlık ve yozlaşmayla" mahkum edebiliyor.



 



"Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" dememek elde değil!