Hasan Ferit davasında yine...

Hasan Ferit Gedik'in katillerinin "yargılandığı" davanın beşinci duruşması da yapılamayarak 4 Mart'a ertelendi

GÜNCEL
Salı, 6 Ocak 2015 (11 yıl 9 ay önce)

Maltepe'nin Gülsuyu Mahallesi'nde polis destekli uyuşturucu çeteleri tarafından katledilen Hasan Ferit Gedik'in katillerinin "yargılandıkları" davanın bugün görülen beşinci duruşması da öncekilerde olduğu gibi mahkemenin başka bir ile kaçırılması çabalarının devamına sahne oldu.  



 



Kartal'da bulunan Anadolu Adliyesi'nde görülen duruşmaya 22'si tutuklu 35 sanık getirilmedi.  Duruşma; "Kamu güvenliği nedeniyle" davanın nakli konusunda 15 Eylül 2014'te Adalet Bakanlığı'na yazılan müzekkerenin cevabının beklenmesi ve cevabın akıbetinin sorulması konusunda oy çokluğu ile verilen kararla 4 Mart'a ertelendi.



 



10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya Hasan Ferit Gedik’i annesi, babası ve yakınları dışında Berkin Elvan ve Mehmet Ayvalıtaş'ın babası Ali Ayvalıtaş da katılarak destek verdi.



 



Duruşmada söz alan Gedik ailesi avukatlarından Güray Dağ, bir çok davada adliyenin konferans salonunun tahsis edildiğini belirterek, bu cinayetin bir devlet cinayeti olduğunu, davanın naklinin kabul edilemez olduğunu ve nakille aslında kamouyunun duruşmayı izlemesinin engellenmeye çalışıldığını,özünde yargılama yapılmaktan kaçınıldığını ve aslında bugüne kadar başlanmış olunsaydı davada yol alınabileceğini belirterek, verilen kararın geri alınmasını istedi. 



 



Hasan Ferit Gedik'in dedesi ve babasının da heyetin tutumuna isyan etmeleri karşısında mahkeme başkanının, "Fiziki şartların yetersiz olması nedeniyle gönderildi dosya... Konuyu tek yönlü dile getiriyor avukat bey. Salon istedik, tahsis edilemedi" diye yanıt vermesiyse heyetin toplumsal basıncı hissetmekle birlikte davadan "kurtulmaktaki" ısrarlı çabasının tekrarı oldu.



 



"Çete nasıl faal olur?" diyen heyet başkanı... 



Gedik ailesinin avukatlarından Ebru Timtik de istense büyük salon bulunabileceğine değinerek, heyetin bu tutumunun Adalet Bakanlığı yetkililerince de anlaşılamadığına değindi. Timtik ayrıca, Hasan Ferit Gedik'i öldüren çetenin faal olduğunu, faaliyetlerine devam eden bu sanıkların tutukluluk durumlarının devam etmesi gerektiğini belirtti. Mahkeme Başkanı ise, "35 sanıktan 22'si tutuklu nasıl faaliyetlerine devam ediyor" diye konuşarak tarafgirliğini bir kez daha ıspatladı.



 



Salon gözetleniyor mu?



Müşteki avukatlarından Ömer Kavili ise duruşma salonunda bulunan mikrofon ve kameraların ışığının yanması nedeniyle bir istihbarat tarafından duruşmanın dinlenip izlendiğini belirterek, duruşmanın büyük bir salon tahsis edilerek bu adliyede görülmesi gerektiğini ifade etti.

 



"Kaç para aldınız?"



Sanık avukatlarının savunma yaptığı sırada Hasan Ferit'le birlikte ağır yaralanan Gökhan Aktaş'ın annesi Gülperi Aktaş'ın, "Mesleğinizden utanın, bir de onları savunuyorsunuz" şeklinde tepki göstermesi üzerine Mahkeme Başkanı, "Nasıl müdahil taraf konuşurken dinlediyseniz, sanık avukatlarını da dinlemek zorundasınız" diye araya girdi. Sanık avukatlarının tutuklu sanıklar yönünden tahliye talep ettiği esnada tekrar konuşan anne Aktaş avukatlara dönerek, "Siz kaç para aldınız? Anne yüreği, dayanamıyorum. Ben bir anneyim" dedi ve duruşma salonundan ayrıldı.



 



Üye hakimden itiraz



Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk nedenlerinde bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.



 



Mahkeme oy çokluğu ile dosyanın nakli konusunda bir karar verilmek üzere Adalet Bakanlığı'na yazılan müzekkerenin cevabının beklenmesine ve cevabın akıbetinin sorulmasına hükmetti. Davanın nakli konusunda üye hakim Özlem Pınar Haktanır Ağakoç ise karşı oy kullandı. Hakim Ağakoç karşı oyunda,



 




Devletin ceza yargılaması yapma görevinde yüklendiği edim mahkemeler için yer ve imkan sağlamaktır. Davaya bakma yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. İddianameye konu suçun işlendiği yer İstanbul il merkezidir. Fiziki standartlar itibariyle yargı teşkilatının en iyi standartlarına sahip adliyelerinden birinin mahkememiz emrinde olması nedeniyle iş bu kovuşturma için fiziki şartların İstanbul ilinde sağlanamaması halinde Türkiye'nin hiçbir yerinde sağlanamayacağının açık olduğu, İstanbul ilinin kolluk hizmetlerinin yerleşik şekilde kullanıldığı ve tecrübeli personelin istihdam edildiği il merkezi olması nedeniyle güvenlik kaygısının davanın naklinde gerekçe yapılamayacağı görülmekle iş bu kovuşturmada davanın nakli için öngörülen şartların bulunmadığı, ayrıca davanın naklinin davanın taraflarının kovuşturmayı takibini zorlaştıracağı ve bu durumun da duruşmaları aleniliği, yetki kuralları ve doğal yargıç ilkesi ile korunmak istenen değerlerin gerçekleşmesini engelleyeceği kanaatiyle davanın nakli sürecini başlatan 15 Eylül 2014 tarihli ara karardan rücu edilmesi ile sanıkların hazır edilerek iddianamenin okunması suretiyle kovuşturmanın başlatılması gerektiği kanaatiyle karşı oy kullanıyorum




 



ifadelerine yer verdi.





311 sayfalık iddianamede "Kasten yaralama", "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma", "Nitelikli yağma", "Kasten öldürmeye teşebbüs", "Nitelikli yağma" gibi suçlardan, 11 yıl ile 269 yıl arasında değişen hapis ve müebbet hapis cezası istemiyle yargılanacak 22'si tutuklu 35 sanık bulunuyor.