Hollandalı gazeteci Fredericea Geerdink "Terör örgütü propagandası yaptığı" gerekçesiyle gözaltına alındı
Tayyip Erdoğan ve ailesiyle kabineden dört bakanın merkezinde bulunduğu büyük yolsuzluk ve rüşvet talanının ortalığa saçılan pisliğinin "sıfırlanmaya" çalışıldığı bu günlerde "iç güvenlik yasasındaki" saldırganlık da pençelerini daha fazla gösteriyor.
Tayyip Erdoğan hırsızlıktaki yol arkadaşlarının Meclis Komisyonunca aklanmasına ilişkin yaptığı konuşmada, "Türkiye basın özgürlüğünde dünyanın ve Avrupa'nın en ileri ülkesi" cümleleriyle efelik taslarken, aynı saatlerde Hollandalı gazeteci Fredericea Geerdink "Terör örgütü propagandası yaptığı" gerekçesiyle gözaltına alındı.
Savcılık talimatıyla sekiz polis tarafından evi basılan ve Terörle Mücadele Şubesi'nde 3 saat boyunca sorgulanan Geerdink, daha sonra serbest bırakıldı. Diyarbakır'da yaşayan Hollandalı gazetecinin avukatlığını yapan Diyarbakır Baro Başkanı Av. Tahir Elçi'den alınan bilgiye göre Geerdink, Twitter üzerinde yaptığı paylaşım ve yorumlardan kaynaklı gözaltına alındı.
Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda ortalığa saçılan pisliğin tapelerinin bile imha edilerek tarihten kazınmaya çalışıldığı bu günlerde; dün Batman ve Kızıltepe'de HDP belediye başkanları ve meclis üyeleri "Öcalan'a özgürlük" kampanyasını destekledikleri için aynı gerekçeyle gözaltına alındı, bugün de Hollandalı gazeteci...
Roboski Katliamı'na ilişkin bir kitap da yazan Geerdink, diken.com.tr adresli haber-yorum sitesinde daha çok Kürt sorununa ilişkin yazılarıyla tanınıyor. Son yazısında, 2009'da Kandil ve Mahmur'daki kamplardan gelerek Türkiye 'ye giriş yapan 'Barış Grubu' üyesi Lütfü Taş'ın cezaevindeki ölümünü konu almış ve şöyle yazmıştı: "Taş’ın başına gelenler barış sürecini simgeliyor ve ne yazık ki sürecin bu yılki akıbetine dair bir işaret: Her ne kadar eninde sonunda barış isteyenler kazanacaksa da kısa vadede daha katlanılması gereken fedakarlıklar var."
Geerdink, "Yılın ilk bebek ve ilk cenazesi ortadayken Erdoğan’ı kim ciddiye alır?" başlıklı yazısını, "Erdoğan, 2015’te yoğunlaşacağı konulardan birinin Kürt sorununun çözümü olacağını söyledi. Ama, yılın ilk cenazesi ve ilk bebeğinin acı biçimde açık ettiği üzere, bu lafın pek de ciddiye alınacak bir tarafı yok" diyerek bitirmişti.