Cezaevinden ölümün eşiğinde tahliye edilen Abdülmecit Arslan dün gece hayatını kaybetti
Ağır hastalıklara yakalanmanın tüm koşullarının mevcut olduğu cezaevlerinde değil tedavi olmak, muayene olmak bile ayrı bir işkencedir. Sayısız badireden sonra muayene olabilen tutsakların çoğunluğu bu sefer de yanlış teşhislerle ölüme doğru sürüklenirler. Çok sayıda hasta tutsağın bulunduğu Türkiye cezaevlerinde hemen tüm tutsaklar bu badireleri aynı şekilde yaşarlar.
Bunlardan biri de bugün sabah hayatını kaybeden Abdülmecit Arslan... Cezaevi revirindeki doktorlar tarafından bronşit teşhisiyle sürekli geri gönderilen Arslan'ın daha sonra akciğer kanseri olduğu ve böbreklerinde lezyon oluştuğu teşhis edilmişti.
Durumu giderek ağırlaşan Arslan, bu süreçte Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nden hasta tutsakların ölümü bekledikleri son durak haline gelen Metris Cezaevi'ne sevk edilmişti.
Tüm engelleri aştıktan sonra Adli Tıp Kurumu'na gidebilen ve buradan cezaevinde tek başına kalma koşullarının olmadığı raporu alan Arslan, bu rapora rağmen savcılığın itirazı nedeniyle tahliye edilmemişti.

Tüm bu gelişmelerden sonra en sonunda Ekim ayında, artık ölümün eşiğine geldiği anda tahliye edilen Arslan, ailesi tarafından götürüldüğü Siirt’teki evinde dün gece fenalaşarak hayatını kaybetti.
Arslan için bugün Siirt merkezde düzenlenen cenaze törenine binlerce kişi katıldı. Slogan ve bayraklarla uğurlanan Arslan için taziye çadırı kurulacak.
Arslan'ın ölümü, şu anda 228'i ağır hasta olmak üzere 540 hasta tutsağı da aynı akıbetin beklediği konusunda yeni bir uyarı oldu.