Perşembe, 28 Eylül 2006 (20 yıl 1 ay önce)
Latin Amerika'da öğretmenler mücadelelerini değişik emekçi kesimlerle ortaklaşarak büyütürken, mücadele Türkiye'de de ivmeleniyor. İlgili haberleri dershaneogretmenleri.org ve nigdeegitimsen.org sitelerinden aktarıyoruz:
Yeni Yıla Dernek Kararıyla Girdik
Dershane öğretmenleri çalışması, ön hazırlık çalışmalarından sonra ilk toplantısıyla yeni öğretim yılının startını verdi. Gündem olarak öncesinde; geçen senenin değerlendirmesini, bülten, broşür, sempozyum ve dernekleşme sürecini koymuştuk. Bu bağlamda dernekleşme hedefini bir kez daha netleştirdik ve önümüze somut bir takvim çıkardık. Öncelikle tüzüğü oyladık; oy birliğiyle amacı, faaliyetleri ve kapsamı kabul ettik. Yönetimin ve diğer komisyonların oluşması için gerekli üyeliklerin teknik zorunluluklarını konuştuk. Derneğin ismine ilişkin 6 öneri vardı. Bu sayıyı ikiye indirdik: Eğitim Emekçileri Derneği, Eğitim Çalışanları Derneği. Gelecek haftaki toplantıda ismi netleştirme kararı aldık. Aidatı 5 YTL olarak belirledik. Üye formlarının oluşturulup üye yapma çalışmasına başlama kararı aldık. Derneğimizin kurulması
5 Ekim Dünya Emekçi Öğretmenler gününe yetişirse o gün basın açıklaması yapma fikrini konuştuk. Gelecek toplantıda; diğer bütün hedeflerimizi organize edecek şekilde komisyon kurma kararıyla
2 Ekim Pazartesi günü saat 17:00'de Eğitim-Sen Ankara 2 No'lu Şube'de buluşmak üzere diyerek toplantıya son verdik.
Stand Çalışmamızın 2. günü ve basın açıklamamız
"Eğitime Yeterli Bütçe, Okuluma Ödenek İstiyorum" kampanyamız bütün hızı ile devam ediyor. Tüm ülke genelinde sürdürdüğümüz çalışmalarımız kayda değer bir başarı elde etmiştir. Kamuoyu yaratılması konusunda sürdürülen çalışmalar ile işyerlerimizde, caddelerde, meydanlarda ve sokaklarda ısrarla devam eden çabamız işçi ve emekçilerin sahiplenmesi ile büyümektedir.
(...)
Bugün de devam eden kampanyamız 30 Eylül gününde son bulacak, toplanan imzaları
5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde yine burada yapacağımız eylemle TBMM’ne yollayacağız.
[foto]nigdeegitimsen1.jpg[/foto]
Sadece eğitimin parasız, nitelikli ve bilimsel olması noktasındaki mücadelemiz değil ülkemizin geleceği adına yürüttüğümüz mücadelemiz geçmişte olduğu gibi bugün de tüm haklılığı ve meşruluğu ile devam etmektedir. Kampanyamız, eğitimin içler acısı durumunu gözler önüne sermek, temel bir insan hakkı olan eğitimin paralılaştırılmasının önüne geçebilmek, herkesin eşit olarak bu haktan faydalanmasını sağlamak amacı güderek farklı düzemlerde sürecek, ülkemiz işçi ve emekçilerin eğitim hakkını kullanmalarını sağlayana dek devam edecektir.
Yüz binlerce eğitim ve bilim emekçisi, milyonlarca öğrenci ve velimiz Anayasa ile güvence altına alınan eğitim hizmetini kullanmak istemektedir. Biz eğitim ve bilim emekçileri daha verimli bir çalışma üretebilmek için insanca yaşanabilecek ücret ve insanca çalışma koşulları istemekteyiz. Öğrencilerimiz ve velilerimiz ise ücretsiz, bilimsel ve nitelikli bir eğitim istemektedir.
Verdiğimiz mücadelemiz, eğitimin alınıp satılabilir bir ticari unsur değil temel bir insan hakkı ve kamu hizmeti olduğunu anlatmak ve bu hakkın kullanılmasını sağlamak içindir. Israrla sürdürdüğümüz mücadelemiz ne kadar çok insana ulaşırsa o kadar da başarılı olacaktır.
Önemli olan, tek tek kurumların ve bireylerin çabası ile değil, bugün bu haktan mahrum edilen milyonların mücadelesidir.
[foto]nigdeegitimsen2.jpg[/foto]
Bizler batık bankalara, akraba ve kardeş şirketlerine, özel okullara, savaşa değil eğitime bütçe istiyoruz. Okul istiyoruz, sıra istiyoruz, bilgisayar istiyoruz, laboratuar istiyoruz, 60 kişilik sınıflarda değil 24 kişilik sınıflarda eğitim vermek istiyoruz, okullarımıza kreş, çocuklarımıza süt istiyoruz. Karne parası, diploma parası, kömür, tebeşir, kağıt, malzeme ve kayıt parası ödememek için okullarımıza ödenek istiyoruz. Eğitimin kalitesi ve başarısı için eğitim ve bilim emekçilerinin yaşam standartlarının insanca yaşanabilecek bir düzeye çıkarılmasını istiyoruz.
Okula yeni kayıt yaptıran bir öğrencinin yıllık masrafının ortalama 2.258 YTL olduğu günümüzde bütün masrafların devlet tarafından karşılanmasını istiyoruz. Başta eğitim ve sağlık olmak üzere kamu alanında devam eden yıkıma son vermek istiyoruz. Buradan, yüz binlerce eğitim emekçisi, milyonlarca öğrencimiz ve velimiz adına bir kez daha haykırıyor, okullarımızın işletme, halkımızın müşteri olmasına izin vermeyeceğimizi ifade ediyoruz. Hemen hemen her şeyi ticari bir kar aracı sayan AKP hükümetinin bu yıkım politikalarına teslim olmayacağımızı söylüyoruz.
Politikalarıyla eğitimi tamamen paralı getirmek isteyen AKP hükümeti, çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitim hakkını ellerinden almayı, bir kamu hizmeti olan eğitimi özelleştirmeyi, devletin karşılaması gereken okul ve öğrenci ihtiyaçlarını halkın sırtına yıkmak istiyor. Gelişmiş ülkeler eğitime yatırım yaparken bütçelerinden daha fazla pay ayırırken, eğitim ülkemizde bir hak olmaktan çıkarılıyor. Sadece parası olanların bu haktan yararlanması isteniyor.
[foto]nigdeegitimsen3.jpg[/foto]
Kayıt parası ödeyemeyen emekçiler okul kapılarından dönmek zorunda kalıyor. Daha da olmazsa okul temizliği yapmaya zorlanıyor. Kayıt parası ödeyemediği için okulun çatısını onarırken çatıdan düşüp ölen velimizi, üniversitelerde harç parasını yatıramadığı için intihar eden gençlerimizi hatırlayalım. Paran varsa sağlık yoksa ölüm anlayışının aynısı eğitimde de yaşanmaktadır. Bize dayatılan, parası olanların özel okullarda dershanelerde okuyabileceği, olmayanların bu haktan mahrum kalacağıdır.
Öyleyse başta kampanyamıza katılmakla birlikte, eğitim hakkımıza sahip çıkmalı bunun için mücadele etmeliyiz. Çocuklarımıza daha güzel yarınlar bırakmak bizim elimizde. Şimdi el ele mücadele yürütme zamanıdır. Tüm halkımızı geleceğine sahip çıkmaya çağırıyor sevgilerimizi sunuyoruz.
Haluk YÜCEL
Şube Başkanı