Bu nasıl bir canavarlık!

HES inşaatında çığın altında kalan beş işçinin cansız bedenleri kapitalist vampirliğin resmidir!

İŞÇİ SINIFI
Salı, 13 Ocak 2015 (11 yıl 7 ay önce)

Trabzon'un Çaykara İlçesi Kavlatan mevkiindeki Balkodu-2 HES tüneli girişinde 4 gün önce meydana gelen çığın altında kalan beş işçinin üçünün cansız bedenleri çıkarılırken ikisine henüz ulaşılmadı. Biz, işçilerin oldukça riskli olduğu anlaşılan o bölgede hava koşullarının alabildiğine kötüleştiği koşullarda bile çalıştırılmasına isyan ederken; bugün ortaya çıkan yeni bilgilerle, yağma ve talan hırsının nasıl bir sömürü cehennemi, nasıl bir işçi mezbahası yarattığını bir kez daha öğreniyor, ürperiyoruz.



 



Köknar Köyü Muhtarı Abdullah Sevin, köylerinin sınırları içindeki Balkodu- 2 HES inşaatında tünel girişinin daha önce farklı bir noktada olduğunu ancak çökme meydana geldiği için yerinin değiştirildiğini ileri sürdü. Tünel ağzının yapılan değişiklikle daha önce iki köylünün öldüğü çığ bölgesine alındığını söyleyen Abdullah Sevin, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile BİMER’e başvurarak durumu ilettiğini ve ÇED’e uygun çalışılmadığını belirtti. Muhtar Sevin, "Şirketin kafasına göre, 'Burası çöktü, tüneli başka yerden açalım' şeklindeki çalışmasına ve ilgili kurumlarca yeterince denetlenmemesine itirazım oldu" dedi.



 



Çığın yaşandığı yerde daha önce de birçok kez çığ düştüğünü kaydeden Muhtar Sevin, 1979 yılında yaylaya giden 2 köylünün aynı bölgede çığ altında kalarak hayatını kaybettiğini anlattı.



 



Mayıs ayında su tutulmaya başlanacağı için işler hızlandırıldı!

Tüneli riskli olduğu tescillenmiş bir alana hem de tüm kuralları ihlal edecek bir pervasızlıkla taşıyan şirketin, bununla da yetinmeyip Mayıs ayına kadar tamamlanması için işçileri çok yoğun bir şekilde çalıştırdığı bilgisi bu caniliğin boyutlarını gösteriyor.



 



Muhtar Abdullah Sevin bu durumu şu sözlerle anlatıyor:




Jeoloji mühendisleri buradaki çalışmalara nasıl izin verdi bilmiyoruz. Ana şirketin, Mayıs ayında su tutulmaya başlanacağı için tünelin bir an önce bitirilmesini istediğini duyduk. Oradaki yetkili arkadaşlara, 'Bu insanları bu şartlar altında burada kim tutuyor?' diye de sordum. Kendilerine talimat geldiğini ve işlerin yetiştirilmesi gerektiğini söylediler




 



HES projeleri yeterince denetlenmiyor!



Muhtarın devamında söyledikleri, doğanın yağmalanması pahasına her yere kondurulan HES'lerin 'yapılsın da nasıl yapılırsa yapılsın' özgürlüğüyle inşa edildiklerini bir kez daha gösteriyor. İşçiyi ölümünün faili ilan eden anlayışın bu açgözlülüğün ifadesi olduğu kadar, cinayetlerin de baş faili olduğu her açıdan ortada. Muhatarın anlattıklarıysa bunun somut ifadesi oluyor:




Yeterince denetlenmediği ve takip edilmediği kanaatindeyiz. Her şirketten, her sektörden işin içine girip de kendi başına istedikleri gibi çalışan bir sürü firma var. Lisansını çantasını koyup, 'Benim iznim var' diyerek bölgeye koşuyorlar. Bunların takibi daha sonra yeterince yapılmıyor. Bu işler şirketlere ilk başta özenle hazırlanıp veriliyor ama sonra yeterince denetlenmemesi bizi üzüyor. Şirketler daha sonra kendi istedikleri gibi çalışıyor.



 



Uyarı yazısı gönderildiği halde!..

Muhtar Abdullah Sevin'in tünelin yerinin değiştirildiği şikâyeti üzerine Trabzon Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün yaptığı incelemenin ardından, 10 Haziran 2013 tarihinde HES şirketine uyarı yazısı gönderildiği ortaya çıktı. Proje dosyasında tünelin koordinatlarının belirtildiği ve bir kopyasının da şikayetçi Muhtar Abdullah Sevin'e gönderildiği şirkete uyarı yazısında şu ifadelere yer verildi:



Nihai proje tanıtım noktasındaki iletim kanalı ve iletim tüneline ait yukarıda verilen koordinatlar proje sahibinin taahhüdü altında yer almaktadır. İletim tüneli için başlanılmış olan tünel açma çalışma noktasından alınan koordinatların proje tanıtım noktasında verilen koordinatlarla uyumlu olmadığı görülmekte olup, mevcut projedeki değişiklikler için İl Müdürlüğümüze müracaat edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde 5491 sayılı yasa ile değişik 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca idari işlem yapılacağı hususunda bilgilerinize gereğini rica ederim.




Kapitalist vampirin nasıl bir açgözlülük ve pervasızlıkla işçi kanı emdiğinin yeni bir belgesi olarak belleğimize kazınan bu sözler karşısında söyleyecek söz kalmıyor!