İstanbul'un sanayi havzalarına, emekçi mahallelerine, geçiş güzergahlarına 1 ay boyunca binlerce gazete taşıyacağız
2015 yılına gazetemizi daha güçlü bir soluğa dönüştürme kararıyla girdik. Bu karar, gerek onun içeriği ve biçimini gerek periyodu ve dağıtımını gerekse doğal muhabir ağının örülmesi, geri besleme mekanizmalarının oluşturulmasını içeren kapsamlı bir ilişkilenmeyi içeriyor. Bu çerçevede atacağımız ilk adım da, 1 ay boyunca yaygın bir şekilde dağıtılacak "özel sayıyı" çıkarmak oldu.
Biz okurlara düşen ilk adımlardan biri de binlerce özel sayıyı başta sanayi bölgeleri ve işçi geçiş güzergahları olmak üzere, İstanbul'un hemen her köşesine ulaştırmak. Bunun için bir araya gelerek bir takvim ve program çıkardık. Yaklaşık bir hafta önce oluşturduğumuz bir haftalık program dahilinde güçlü bir motivasyonla işe başladık. Motivasyonumuz, gazetemizin, giderek keskinleşen emek-sermaye mücadelesinde misyonuna uygun bir rol oynamasını sağlamak, onu daha geniş kitlelerin görüş alanına sokarak, kolektif emeğimize hak ettiği değeri vermenin bilincinde olmamızdan geliyor.
Bu bilinçle yürüttüğümüz kampanyamız Ocak ayı sonuna kadar devam edecek.
Kadıköy ve Eminönü'ndeydik!
Dağıtıma başladığımız ilk gün için belirlediğimiz yer Kadıköy Bahariye Caddesi, Kadıköy İskele ve Eminönü'ydü. Yaklaşık on kişiden oluşan dağıtım ekibimizin atacağı bu ilk adım herbirimizde ayrı bir heyecan yaratıyordu. Buluşma saati geldiğinde Bahariye Caddesi’nde buluşup Alınteri önlüklerimizi giyerken etraftan merakla bizi izleyenler "eylem falan mı var?" gibisinden soran gözlerle bakıyorlardı.

Önlüklerimizi giydikten sonra yanımıza aldığımız Alınteri gazetelerini paylaşıp sokağa dağıldık. Etrafımızdakiler hem şaşkın, hem de ilgiyle izliyorlar. Bizler de çok heyecanlıydık. Gazetemizi emekçilere uzatırken kendimizden emindik. Ne yaptığımızı ve neden yaptığımızı biliyor, bu inançla da işçilere, emekçilere ulaştırıyorduk. Gazetemiz bizim için Lenin'in Pravda, Iskra gazeteleri için söylediği sözlerle özdeşti.
Maltepe sokakları ve direnişleydik
Gazetemizin kitlesel dağıtımı için belirlediğimiz ikinci alan, Maltepe Meydanı’ydı. Maltepe Meydan'da bir araya gelen Alınteri okurları olarak yine Alınteri önlüklerimizi giyip dağıtıma başladık. Ancak havanın yağmurlu ve rüzgarlı olması gibi bir şanssızlığımız vardı. Ama biz yağmurlu havada gazetelerimizin ıslanmaması için çözüm bulup dağıtımı gerçekleştirdik. Dağıtım sona erdikten sonra Maltepe Üniversitesi Hastanesi direnişçilerinin yürüyüşüne katılmak için Alınteri önlüklerimizle, Maltepe Bölge Hastanesi’nde bir araya gelen kitle ile buluşmak üzere Maltepe sokaklarında yürüdük.

Biz Alınteri önlükleriyle sokaklarda yürürken görenler şaşkın ve soran gözlerle bakıyorlardı. Maltepe Bölge Hastanesine ulaştıktan sonra, direnişçi işçilerle yürüyüşe başladık. Ardından Maltepe Hastanesi’nin önünde direniş yapan işçilerin eylemine katılarak, yanlarında olduğumuzu söyledik. Burada da gazetemizin tanıtım özel sayısını işçilere ve eyleme katılan destekçilerine ulaştırdık.

1 Mayıs ve Sarıgazi'deydik
Dağıtımın üçüncü gününde ise 1 Mayıs ve Sarıgazi mahallelerindeydik. Yine ondan fazla Alınteri okurunun bir araya gelerek yaptığı gazete dağıtımı, 1 Mayıs Mahallesi Cemevi önünde bir araya gelmemizle başladı. Cemevi önünde bir araya geldikten sonra dağıtıma başlayacağımız yere giderek Alınteri önlüklerimizi giyip dağıtıma başladık.
Sokaktaki emekçilere, işçilere, esnafa, kahvelere, seyyar satıcılara Alınteri gazetemizi ulaştırdık. Gazetemizi geçmişten beri okuyan okurlarımızla karşılaştık, 'yoldaşlara selam' gönderenler oldu. Gazetemizin sıcacık bir tebessümle elimizden alınması içimizi ısıttı, soğuk havada.
Burada dağıtımı tamamladıktan sonra Sarıgazi Mahallesi'ne geçtik. Ancak elimizdeki gazeteler bitmişti ve Sarıgazi için yeniden büroya gidip gazete almamız gerekiyordu. Bunun için hemen bir görev paylaşımı yapıp bir kısmımız mahalleye, bir kısmımız da büroya, gazete almaya yöneldik.
Sarıgazi Mahallesi’nde de oldukça verimli bir dağıtım yaptık .

Metrobüs aktarma merkezlerindeydik
Dağıtımın dördüncü günü için alan olarak Metrobüs aktarma merkezleri berlirlenmişti. Çünkü işçi emekçilerin geçiş hatlarıydı buralar ve binlerce insan sürekli bir şekilde sirküle oluyordu. Fakat umduğumuz gibi olmadı. Kar, fırtına, yağmur ve soğuk çok kötü etkiledi dağıtımımızı. Bu nedenle sadece Uzunçayır Metrobüs durağında dağıtım yapabildik. Mecidiyeköy ve Avcılar Metrobüs durakları içinse, başka bir gün belirlemek üzere dağıtımı sonlandırmak zorunda kaldık.

İMES A Kapısı'ndaydık
Beşinci gün İMES A Kapısı önünü belirlemiştik gazete dağıtımı için. Sabah erken saatlerde İMES A Kapısı önünde bir araya gelerek, Alınteri önlüklerini giyerek gazetelerimizin dağıtımına başladık. Burası İstanbul'un belli başlı sanayi bölgelerinden biriydi. Eskiden olduğu gibi şimdi de okurlarımızın olduğu sanayi bölgelerinden biri... İşçiler Alınteri gazetesini tanıyorlardı. Yaklaşık bir saat ( işçilerin işbaşı saati süresince) devam etti gazete dağıtımı. Servislerle, otobüslerle, minibüslerle gelen bütün işçilere uzatıldı Alınterimiz.

İMES A Kapısı önünde yaptığımız dağıtımda işçilerin bizzat kendilerinin gelip gazeteyi istemeleri hepimizi etkiledi. Hatta motosikletle oradan geçen bir işçinin durup gazeteyi istemesi ya da toplu taşıma aracındaki yolcuların binmeye çalışan yolcu aracılığıyla gazeteyi istemeleri ve bu isteğin diğer yolcular tarafından da dillendirilmesi gibi anlamlı örneklere tanık olduk. Bu ilgi motivasyonumuzu yükseltti. İMES'te çalışan okurlarımız da dağıtım sırasında yaşanan bu örneklerin çok rastlanır olmadığını dile getirdiler, şaşırdılar.
İMES A Kapısı önündeki dağıtımımız bittikten sonra Gülsuyu'na geçecektik, ancak saat henüz çok erkendi. O nedenle bir yerlerde zaman geçirmemiz gerekiyordu, öyle de yaptık. Cümbür cemaat bir işçi evine konuk olduk.
Gazetemiz Gülsuyu'nda
Öğleden sonra Gülsuyu'na geçtik. Burada da evlere, esnafa, kahvelere girerek, yolda gördüğümüz Gülsuyu emekçilerine ve buradaki okurlarımıza ulaştırdık gazetemizi .
Gazetemiz Üsküdar'da belediye ve polisin ilgisiyle karşılaştı!
Dağıtım programımızın 6. gününde Üsküdar İskelesi'ndeydik. Yine kalabalık bir grup olarak önlüklerimizle yaptığımız dağıtım bizi bile şaşırtan bir ilgiyle karşılandı. Vapurdan inenler, yanımızdan yöremizden geçenler büyük bir ilgiyle aldılar uzattığımız her gazeteyi. O kadar ki daha biz yanlarına gitmeden, "Siz vermeden biz alalım" diyerek gelip alan epey bir insan oldu. Üsküdar'da yaklaşık 1 saat içinde yüzlerce gazete dağıttık, emeğimizin böyle bir ilgiyle sahiplenilmesi yüzümüzdeki ifadeleri değiştirdi.
Üsküdar'da sadece işçi ve emekçilerin ilgisiyle karşılaşmadık. Dağıtıma başlamamızın üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra polis ve zabıta da burnumuzun dibinde bitti. Onlara göre belediyeye vergi ödememiz gerekiyormuş, bu nedenle yasadışı iş yapıyormuşuz. Bir taraftan onlarla tartışırken bir taraftan da dağıtıma devam ettik. Fakat dağıtımımızı engellemekteki ısrarları sonuna kadar sürdü. İşimiz bitene kadar yanımızdan ayrılmadıkları gibi, taciz etmeye de devam ettiler. Vapurdan inen bir grup gencin gazeteyi aldıktan sonra oradan uzaklaşmayıp bizim için adeta nöbet tutmalarıysa anlatılmayacak duygular yarattı herbirimizde. Gençler polisin ya da zabıtanın bize dönük herhangi bir fiili müdahalesi durumunda yanımızda olacaklardı.
Üsküdar zabıtası büromuzu arayarak tavrını sürdürdü!
Açıkçası Üsküdar'da böyle bir "ilgiyle" karşılanmak bizim için şaşırtıcı olmadı. Gazetenin yoğun bir ilgiyle karşılanmasını sindiremeyen Üsküdar Belediyesi'nin ertesi gün büromuzu arayarak aynı tutumu sürdürmesi bunun somut ifadesidir. Üsküdar Zabıta Müdürlüğü'nün büromuza yasadışı iş yaptığı ve işlem yapacakları tehdidi savurmayı sürdürmesi karşısında aldığı yanıtta olduğu gibi; istediklerini yapsınlar, bizim işçi ve emekçilerle buluşmamızı engelleyemezler!

Ocak ayının sonuna kadar sürecek kampanyamızın bundan sonraki adresleri sanayi bölgeleri ve henüz gitmediğimiz işçi emekçi mahalleleri olmaya devam edecek.