Yaşar Kemal bugün de kaldırıldığı hastanede...
“…Roman bir laboratuvar değildir. Her yönüyle insan gerçeğine biraz daha, biraz daha ulaşabilmektir” diyen Yaşar Kemal, halen dün kaldırıldığı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde tutuluyor.
Doktorlar, dün olduğu gibi bugün de durumda bir değişiklik olmadığını, stabil olduğunu, iyileşme belirtilerinin ortaya çıkmasını beklediklerini açıkladılar.
Biliyoruz ki, 92 yıllık bu ‘koca çınarın’ iyilik haberini sadece yakınları, dostları, okurları değil; kendisine has bir üslupla dil ve ruh kazandırıp, tüm olup bitenlerin canlı bir parçası haline getirdiği doğa da dört gözle bekliyor.
Ezilen insanlığın akıl almaz acılarını, bu acılarla yan yana duran sevinçlerini, umutlarını, özlem ve beklentilerini yaşamın bağrından bulup çıkararak topluma armağan eden Yaşar Kemal, bir kuşağın da son halkalarından biri. Ömrünün artık 100’lere merdiven dayadığı anlarında bile kalemindeki arayışı en genç haliyle sürdüren, o eski yazarlar halkasıyla bugün ve geleceğin yazarlarına yürüyecekleri yol için güzergah belirleme sorumluluğuyla yeni eserler bırakan Kemal, bu gençlik ruhu ve gücüyle ölüme de meydan okumaya devam ediyor/edecek…
Yokluk ve yoksulluğun her rengini, kokusunu, soluğunu yürek tellerimizde duyumsatan; doğayı, insan ve toplumun ayrılmaz bir parçası kılarak kahramanlaştıran; sıradan ve alışılmış görülerek kanıksanan her durumun içindeki olağanüstülükleri, ille de devindirici dinamikleri tasvir gücüyle gerçek anlamlarına kavuşturan Yaşar Kemal’in, yerel olanı insanlığın evrensel sorunlarıyla birleştirerek ölümsüzleştiren ve her dilde okunur kılan o Hemeros kalemiyle yaşama bir kez daha tutunmasını tüm yüreğimizle umut ediyoruz.
Okuduğumuz her roman ya da hikayesinden sonra başka bir insan olduğumuzu, başka arayışlara yöneldiğimizi, başka anlamlarla buluştuğumuzu duyumsadığımız bizim Yaşar Kemal’in, varlığıyla da bizimle olmaya devam edeceği umuduyla…