"Siz buradasınız, o zengin gazetelerin umurunda değil" deyince, onurla "herkes kendi sınıfının haberini yapar" dedik
Grevden bir gün önce Anadolu Isuzu Otomotiv A.Ş. ile Arpek Arkan Parça Alüminyum Enj. ve Kalıp San. Ve Tic. A. Ş hakkında araştırmamızı yaptık. Hangi güzergahı kullanacağımızı belirledik, lakin pek yararı olmadı…
Sabah 07.00'de Kartal Köprüsü’nde buluştuk. Gebze İstasyon’da indiğimizde bizimle aynı otobüste olan bir amcamıza ‘buradan Şekerpınar'a nasıl gideriz’ diye sorduk. Amcamız onunla aynı otobüse bineceğimizi bizi uygun bir noktada indireceğini söyledi. Bu arada 26 yıllık fabrika işçisi olduğundan ama şimdi gece bekçisi olarak çalıştığından bahsetti, otobüse bindiğimizde kendi akbilinden bizim yolculuğumuzu da karşıladı.
Şekerpınar’da indik. Şoför Isuzu Fabrikası için "Hemen soldan çıkın, görürsünüz" dedi ama, ne çıkmak ne de görmek o kadar kolay oldu. Isuzu'yu sorduğumuzda "Daha yolun yarısına bile gelmediniz. Bir kilometre falan yürüyün" cevabını aldık. Eninde sonunda varacağımızı biliyorduk ve Isuzu yazısını görünce rahatladık.
İşte o sırada Isuzu işçilerinin çoşkusunu duymaya başladık. Fabrikanın içine girip işçilerle buluştuğumuzda "Basın gelmiş!" diyerek sevindiler ve birçok işçi bizimle fotoğraf çektirmek istedi. İşçilerle sohbet ederek grev alanını dolaştık, halaylara eşlik ettik. Grev sözcüsü işçilere Trafo Meydanı’na giden servislere binmelerini söyledi, "servise biz de binebilir miyiz?" sorusuna grev sözcüsünden olumsuz yanıt aldık. İşçilere sorduğumuzda bizi geri çevirmediler.
Serviste sohbet sırasında Alınteri gazetesinden geldiğimizi öğrendiklerinde "Zaten siz buradasınız o zengin gazetelerin umurunda bile değil" dediler. Bizim cevabımız ise "Herkes kendi sınıfının haberini yapar" oldu. Kendi aramızda dönüş yolunu kararlaştırırken işçiler bize evimize nasıl döneceğimizi tarif etti.
Saat 10.30'da Trafo Meydanı’nda indik. Yürüyüş başlamadan önce hep beraber çaylarımızı içtik, simitlerimizi yedik. 11.45'te davul zurna eşliğinde yolu kapatıp yürüyüşe başlandı. Yürüyüş boyunca, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Açlıktan ölmeyiz biz bu yoldan dönmeyiz!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Birleşe birleşe kazanacağız!”, “Isuzu işçisi yalnız değildir!”, “İnadına sendika inadına DİSK!”, “Yılgınlık yok, direniş var!”, “Gebze uyuma direnişe sahip çık!” sloganları atıldı.
Gebze zabıta amirliği önünde belli bir süre oturuldu. Yürüyüşe devam edilirken 4'lü kortej oluşturuldu. Sendikası görevlisi gözümüzün içine baka baka "Korteje dikkat edin aramıza sızma olmasın" dedi. Gebze Meydanı’na varıldığında halaylar başladı. Sendika görevlisinden basın açıklaması istedik, olumsuz bir yanıt aldık. Fakat başka bir işçi bizi "Siz şu abiyle konuşun" diyerek grev gözcüsü olan bir işçiye seslendi. Grev gözcüsü yanımıza geldiğinde iki elini de omuzlarımıza koyarak kısık sesle şunları söyledi: "Burada kötü ya da olumsuz davranışlarla karşılaşabilirsiniz ama siz yine de alttan alın. Burası biraz gerici olabilir ama sizde yılgınlık olmasın. Bir sorun olursa ya da bir şey soracak olursanız direkt bana gelin".
Grev gözcüsü abi, sohbetimizin devamında Alınteri gazetesi ile gençlik yıllarında iletişim halinde olduğunu söyledi. Birimizle aynı mahallede komşu çıkması da çorbanın tuzu biberi oldu. Alanda dolaşırken bir işçi çocuğuyla kısa da olsada sohbet imkanımız oldu bize lisede okuduğundan, bu kadar güzel bir ortamla daha önce karşılaşmadığından bahsetti.
Diğer fabrikalar Gebze Meydan’a varmadan önce bir işçiyle daha sohbet etme imkanımız oldu, Isuzu işçisi önlüklerimizi görür görmez yanımıza gelip büromuzu sormuştu. Biz de yerimizi tarif ettik ve gazetemizi verdik. Bu sırada slogan sesleri duymaya başladık, Çayırova Boru, Sarkuysan ve Kroman fabrikaları alana varmıştı. Onların da gelmesiyle arama noktalarından meydana, miting alanına giriş yapıldı.
Yücel Boru Fabrikası ve İnşaat-İş Sendikası da alana giriş yapınca basın açıklaması okundu, metal işçilerinin istekleri sıralandı. Miting sonuna kadar alkışlar ve sloganlar hiç susmadı. Sendika görevlerileri mitingin sona erdiğini açıkladı ve biz de evlerimize doğru yola çıktık.
İstanbul'dan Alınteri okuru