Mahkemeler kadına dönük şiddeti meşrulaştırırken toplumsal çürüme daha bir derinleşiyor
Kadına dönük saldırganlığın ulaştığı boyutları ve toplumsal çürümenin düzeyini ortaya koyan Özgecan cinayetine öfkeler sürerken, mahkemeler de sistemin fıtratına uygun kararlar vermeye devam ediyor. Dün, geçen yıl bindiği otobüsün sürücüsünün cinsel saldırısına uğrayan Japon turistin davasında saldırgana verilen sembolik cezada bile “saygın davranışı” nedeniyle indirime gidilmişti.
Benzer bir haber bugün de Ankara’dan geldi. Ankara 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi, Kezban Doğan'ı hem boğup hem zehirleyerek katleden Adem Çıracı'ya verilen ömür boyu hapis cezasını "mahkemedeki saygılı tutumunu" gerekçe göstererek 25 yıla indirdi.
İndirim gerekçesindeyse, "Sanığın yargılanmanın başından itibaren mahkemeye saygılı tutum ve davranışları, lehine takdiri indirim nedeni olarak kabul edilmiş ve sanık hakkında TCK 62. maddesinin bu nedenle uygulaması da uygun bulunmuştur" denildi.
Kezban Doğan, Ankara'da apartman yöneticiliği yapan eşi Yunus Doğan'ın şehir dışında olması nedeniyle bu görevi yürütüyordu. Aidat nedeniyle kapıcı Adem Çıracı'yla tartışmış ve çıkan tartışmanın ardından Çıracı, Doğan’ın başına bir poşet geçirip, mutfak tüpü hortumunu ağzına dayayarak öldürmüştü!
Mahkemeler, “Yeter ki devlet otoritesine biat et, saygılı davran, gerisi boş! Hele sorun kadınlara dönük saldırılarsa hiç korkma!” anlamına gelen bu kararlarıyla sistemin tüm kodlarını açıkça deşifre ediyorlar. Kadının bu kodlardaki karşılığıysa malum… Kendisine çizilen sınırların şu ya da bu şekilde dışına çıkan her kadın, aslında yaşadığı her şeyin de bizzat sorumlusudur ve hak etmiştir!
Fakat mahkemelerin ya da devletin büyük ağızlarının kadın cinayetlerini ya da şiddet ve cinsel saldırıları adeta meşrulaştıran bu tutumlarının etkileri sadece görülen davalarla sınırlı kalmıyor. Katlanan kadın cinayetlerine, zincirinden boşalmış şiddete, sapkınlık düzeyine ulaşan cinsel saldırganlığın toplumsallaşmasına kan taşıyor, adeta teşvik ediyor. Her karar bu düzenin çürüyen varlığıyla birlikte toplumu da daha bir çürütüyor, çürümeyi adeta teşvik ediyor. Özgecan katliamında da görüldüğü gibi…
Bu tutumlar devam ettikçe etkileri birbirini katlayan yeni saldırı haberleriyle sarsılıyoruz. Bu haberlerden Adana’dan geleni kelimenin gerçek anlamıyla tüyler ürpertici. Mahkemelerin bu olay karşısındaki tutumları da daha başından belli. Ne de olsa 6 yaşındaki kız çocuklarının evlenmesini bile vaaz eden bir zihniyetin devamcısı onlar…
Haberi basından olduğu gibi taşıyoruz:
Merkez Sarıçam İlçesi'nin Yıldırım Beyazıt Mahallesi'nde oturan ve poliste bazı suçlardan kaydı olan Bahadır K., 3 ay önce gezmek için gittiği Ankara'da, S.Ö.'yü annesinin çalıştırdığı işyerinde gördü. Adana'ya dönüp ailesini S.Ö.'yü istemeye gönderen Bahadır K., kızın yaşının küçük olduğunu söyleyen aileden olumsuz yanıt alınca onu kaçırarak Adana’ya getirdi. Kızlarını arayan aileyi de, "Eğer polise giderseniz kızınız ölür. Artık benimle yaşayacak" diyerek tehdit etti. Kızlarının hayatından endişe eden aile, polise başvurmadı. Bahadır K., evine getirdiği kıza defalarca tecavüz etti.
Dilendirip satmaya kalkıştı!
Bahadır K.'nın aynı evdeki babası A.K., annesi S.K. ve amcası S.K. da küçük kızı eski kıyafetler giydirip, sokaklarda dilendirmeye başladı. Gün boyunca tanınmamak için yüzünü peçe ile kapatan S.Ö., duygu sömürüsü yaparak topladığı parayı da akşam Bahadır K. ve ailesine verdi. Şüpheli Bahadır K., ayrıca bir kaç kez de Mersin-Adana otoyoluna çıkarttığı küçük kızı erkeklere pazarlamaya çalıştı. Ancak aile, kızlarını geri alamayınca Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne giderek suç duyurusunda bulundu. Ankara polisi, Bahadır K.'nın yakalanması ve S.Ö.'nün kurtarılması için Adana Emniyet Müdürlüğü'ne bilgi verdi.
Operasyon düzenlendi
Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonrasında S.Ö.'nün tutulduğu Yıldırım Beyazıt Mahallesi'ndeki adres belirlendi. Harekete geçen ekipler Bahadır K.'nın evine baskın yaparak küçük kızı kurtardı. Bahadır K. ile babası A.K., annesi S.K. ve amcası S.K. da gözaltına alındı.
Seviyormuş!
Sorguya alınan Bahadır K., ifadesinde 'fuhuş girişimi ve alıkoyma' suçlamalarını kabul etmedi. S.Ö.'ye aşık olduğunu ve sevdiğini söyleyen Bahadır K., ifadesinin ardından 'cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, zorla alıkoyma ve fuhuşa teşvik etmek' suçlarından adliyeye sevk edilirken, 'zorla dilendirme' suçundan haklarında işlem yapılan annesi, babası ve amcası ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Bahadır K., nöbetçi mahkemece tutuklandı.
'Ailemi tehdit etti'
Psikolog eşliğinde Çocuk Şube Müdürlüğü'nde ifadesi alınan S.Ö.,'nün "Ailem, beni öldüreceğinden korkup 3 ay boyunca polise gitmedi. Bahadır, 3 ay boyunca bana defalarca kez tecavüz etti. Ailesi de dilendirdi. Ben de korkumdan kimseye birşey söyleyemedim" dediği öğrenildi. S.Ö., yapılan işlemlerin ardından Ankara'dan gelen ailesine teslim edildi.