BOTAŞ'ta barbarlık koşulları!

BOTAŞ'ın Kars şantiyesinde çalışan işçilerin yaşadıkları ücretli köleliğin o barbar yüzüdür

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 21 Şubat 2015 (11 yıl 6 ay önce)

Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş’nin (BOTAŞ) Kars’taki şantiyesinde çalışan işçilerin basına yansıyan görüntüleri, ücretli kölelik düzeninin taşeron ahtapotuyla sarmaş dolaş olan halinin barbarlıkla özdeş olduğunu bir kez daha gösterdi.



 



Bu haber sözümona ‘taşeronlukla mücadele’ adına çıkarılan ama esasında taşeronluğu temel çalışma biçimi haline getiren son düzenlemelerin gerçek anlamını da açıkça ortaya koydu. Hatırlanacağı gibi o düzenlemelerde kamuda taşeron çalıştırılmasının önü açılmış, bu da ‘asıl işveren sorumludur’ gibi bir üst başlıkla (aslında mevcut olanı yeni bir şeymiş gibi sunarak!) yutturulmaya çalışılmıştı.



 



BOTAŞ işçilerinin en temel hakkı olan ücretleri için bile muhatap bulamadığı, yasaya yeni bir şeymiş gibi konulan o “asıl işveren sorumludur’ belirlemesinin boş bir vaadin ötesine geçemediğinin (eskiden de böyleydi!) açık ifadesidir.



 





 



Cihan Haber’den Ercan Yıldız’ın işçilerin anlatımları ve yolladıkları fotoğraflarla hazırladığı haber bu riyakarlığın, yalancılığın somut deşifrasyonudur.



 



Haberden işçilerin aylardır ücret alamadıkları bu şantiyelerde en temel hakları olan bu sorunun çözümü için muhatap bulamadıklarını, asıl işveren konumundaki kurumun kendilerini alt işverene, alt işverenin de asıl işverene yönlendirdiğini, başbakanlığa kadar gittikleri halde bu muhatapsızlık sorununun çözülemediğini, yemeklerini bile sırf konteynırlar kirlenmesin diye kışın dondurucu soğuğunda dışarıda yemek zorunda kaldıklarını öğreniyoruz.



 



Şantiyedeki bu gelişmeler,  elektrik ustası olarak çalışan Ziya Sancak’ın çalışma koşullarını kabul etmeyerek işten ayrılıp İstanbul’a gelmesi ve işçilerin telefonları aracılığıyla paylaştıkları fotoğraflarla öğrenildi.



 



Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) konuşan Sancak şunları anlattı:



 




Ben devletin işi olan BOTAŞ'ta çalışıyorum ama görüntülerde gördüğünüz gibi rezil şartlarda. Ne bir iş pantolonu, ne bir iş ayakkabısı. Yemeği zaten donmuş olarak yiyoruz. Üstelik çeşitli bahanelerle çalışan arkadaşlarımızın 45 gündür alacaklarını vermiyorlar. Ana taşeron firmaya geldiğimizde de bizi ofisten kovuyorlar. Devletin bir an önce bu işe el uzatmasını istiyorum. Çalışırken bir arkadaşımızın eli çatladı, şantiyede bulunan ambulans dahi bizi hastaneye götürmedi. Ben ve birkaç arkadaşım 45 gündür Kars ve Erzurum'daki şantiyelerde çalışıyorduk ancak 3 aydan bu yana çalışan işçiler var. İşçilerin prefabrik konteynerleri kirleteceği söylenerek yemekhanelere alınmıyorlar ve yemeklerini dışarıda dondurucu soğukta yiyorlar.

 



Bizler ailemizi geçindirmek için oralara giderek zor şartlarda çalışıyoruz, ancak insanlık dışı muamelelere maruz kalıyoruz." diyen Sancak, "Buna rağmen paramızı da alamıyoruz. Gitmediğim yer kalmadı, başbakanlığa kadar bile gittim ama beni kimseyle görüştürmediler. Baştan yemeklerimizi yemekhanede yiyorduk. Sonradan ne olduysa arkadaşlarımız dışarıya atıldılar. Yaklaşık 15-20 gündür dışarıda kar üzerinde yemek yiyoruz. Soğukta yemekler de donuyor zaten. Devlet devletliğini yapsın, bakanlık bakanlığını yapsın. Ana firma taşeronu suçluyor, taşeron firma da ana firmayı suçluyor.