‘Yeni Osmanlıcılar’ mendil kadar toprağı ve rehin tutulan askerlerini koruyamayıp tabanları yağladılar
T.C. dün gece yarısı düzenlediği çakma bir operasyonla, Osmanlının atalarından Süleyman Şah’ın Suriye topraklarındaki türbesini apar topar boşaltmış.
İmparatorluk ruhunu canlandırma hayalleri kuran ‘yeni Osmanlıcılar’, burunlarının dibindeki mendil kadar bir toprağı ve orada aylardır rehin tutulan askerlerini korumayı beceremedikleri için tabanları yağlamayı tercih ettikleri halde, bunu da yine bir “zafer” olarak pazarlama çabasındalar. Ancak bu kez işleri, rehinelerin iki katı IŞİD’li katili serbest bırakma karşılığı takas yoluyla gerçekleştiği kısa sürede anlaşılan Musul Başkonsolosluğu personelini “kurtarma operasyonu” pazarlamasından daha zor.
Birincisi, bu bariz bir sıvışma operasyonu. Çünkü T.C. bu operasyonla, 1921’de Fransızlarla imzalanan, sonrasında Lozan’da da onaylanan uluslararası antlaşmalara göre kendisine bırakılmış bir “vatan toprağını” terketmiş oluyor.
İkincisi, T.C. inisiyatifi elinde tuttuğu için değil tersine sıkıştığı için böyle bir atraksiyona başvurmak mecburiyetinde kaldı. Çünkü bırakalım türbenin kendisini türbeyi beklemek için gönderdiği askerleri bile aylardan beri IŞİD’in elinde rehindi. Normalde her 3 ayda bir değiştirilmesi gereken birlik, Mayıs ayından bu yana yani neredeyse 10 aydır değiştirilemiyordu.
Üçüncüsü, Rojava’daki Kürt yönetiminin onayı, ondan da önce IŞİD katil sürüsünü Kobanê’den söküp atmakla kalmayıp peşine düşerek adım adım kovalayan PYD/PJK güçlerinin askeri baskısı olmasaydı T.C. bu gösteriyi sahneleyemezdi.
Yok kimseden izin almamışlar da, yok 50 tankla girmişler de, yok aynı anda iki ayrı bölgede harekat yapma becerisi gösterilmiş de, yok kahraman komandolarımız şöyle destan yazmışlar da…
Yemeye dünden hazır budalalar yutabilir belki bu dolmaları ama sadece iki soru bile patlatmaya yeter bu balonları:
Bir, madem bu kadar yiğittiniz ve kendinize bu denli güveniyordunuz neden ecdadınızın mezarını bile kendi ellerinizle havaya uçurarak terkettiniz o “vatan toprağını”?.. İkincisi, madem kimseye sormadan ve muhtaç olmadan böyle bir harekat yapabilme yeteneğiniz ve bunu yapacak yüreğiniz vardı, askerleriniz aylardan beri orada rehin tutulurken neden daha önce değil de İŞİD çetesini kovalayan YPG/YPJ güçleri Süleyman Şah Türbesi’nin 2-3 kilometre yakınlarına gelene kadar beklediniz?…
Gösteriye katılan tankların ve askerleri taşıyan cemselerin Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan girerek Kobanê üzerinden Türbe’ye gittikleri gerçeğini de hatırlattıktan sonra bir küçük soru daha soralım: Bütün taraflara önceden haber vererek giriştiğiniz bir gösteri olduğu için herhangi bir çatışma yaşanmadığı halde sizin o güya en seçkin birliklerinize mensup bir asker nasıl bir “kaza” sonucu öldü?..
Sonuç olarak Süleyman Şah Operasyonu, T.C. Devleti ve AKP Hükümeti hesabına hem askeri, hem siyasi, hem de manevi yönlerden utanç verici bir iflas ve zavallılık gösterisidir.
Yalnız, büyük olasılıkla Rojava’ya ve Kobanê’ye nefes aldıracak bazı sözler karşılığında da olsa Türk askerine Rojava topraklarına askeri güç gönderme ve yeni bir türbe kurma olanağının tanınması Rojava devriminin başına ilerde yeni belalar açmaz umarız.