Arınç'tan gençliğe inciler!...

Bülent Arınç gençlere riyakarlığı, boyun eğmeyi ve aslında genç olmamayı salık verdi

GENÇLİK
Pazartesi, 23 Şubat 2015 (11 yıl 7 ay önce)

Burjuvazi ve siyasal temsilcileri için gençlik, tüm zamanların en fazla kontrol edilmesi gereken toplumsal kesimidir. Onlar için makbul olan gençler, aslında genç olmanın tüm özelliklerinden, özgünlüklerinden hızla sıyrılıp sömürü çarkının dişlileri arasında sessizce öğütülmeye rıza gösterenlerdir.



 



Sorgulayan, düşünen, araştıran, sorguladıklarından çıkardığı sonuçlarla harekete geçebilen, etik ve ahlaki değerlerini insanlık tarihi kadar eski olan bu evrensel özellikleri içinden kuran gençler ya ahlaksızdır ya da kandırılmıştır!



 



Üniversite gençliğini 'katlamalı harç' uygulamalarıyla bu özelliklerini öldürmeye zorlayan sistemin, 4+4+4 eğitim modeliyle de onları en başta 'terbiye etmeye' odaklandığı açık. Fakat eğitim başta olmak üzere, toplumsal hayatın bütününü "dindar ve kindar nesil" yetiştirmeye odaklanarak yeniden kurmaya çalışan burjuva hükümet, bu kapsamlı çalışmalarla da yetinmeyip fırsatını bulduğu her yerde mikrofonlara buyruklar üflemeye devam ediyor.



 



Bursa'da, AKP İl Gençlik Kolları’nın 4. Olağan Kongresinde konuşan AKP'nin Bülent ağabeyinin ağzından dökülen her cümle, gerçek gençliğe duyulan düşmanlığı olduğu kadar nasıl bir gençlik tahayyül edildiğinin de somut ifadesidir.



 



IŞİD'e katılımlardan yola çıkarak komünist-devrimci-demokrat gençleri hedefe çakan Arınç aynı zamanda kendi izdüşümleri olan IŞİD'le devrimci, komünist gençleri özdeşleştirecek kadar ileri gitti.



 



Gençliğe nasihatlerde bulunan Arınç; katliamcılıkta, sömürü-yolsuzluk-rüşvet ve her türlü hırsızlıkta ustalaşmış olan kendilerini de idol olarak sundu:



 




İçte ve dışta düşman mihraklar gençleri sokağa dökmek için hesaplar yapıyorlar. Ben kendi gençliğimden bilirim. 1965-1966 yıllarında herkesin bir özlemi vardı. Anneden, babadan, evden, memleketinden ayrılarak başka bir şehirde özgür bir hayat yaşayacağını düşünen gençler vardı. Bu ümitlerle Manisa’dan, Bursa’dan Balıkesir’den çıkan gençler İstanbul’a, Ankara’ya yada başka şehirlere gitti. Gittikleri yerlerde gençleri elde etmek için kurulmuş tuzaklar vardı. Onların liderlik vasfını okşayanlar oldu. Onlara para ve imkan temin edenler oldu. Onları cinsellik yönünden elde etmeye çalışanlar oldu. Arkadaş olduktan sonra gençleri sokağa dökenler oldu. Gençlerin o dönemlerde nasıl sokaklarda bir birlerine kurşun sıktığını hatırlıyorum. Bize o dönemlerde abilerimiz ‘siz böyle olmayın’ dediler. Yıllar sonra abilerimizin ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı