Bu çığlıklardan korkun!

Ermenek'te katledilen madenci aileleri AKP'nin tapu dağıtımını şova dönüştürmesine izin vermediler

İŞÇİ SINIFI
Cumartesi, 28 Şubat 2015 (11 yıl 5 ay önce)



Karaman'ın Ermenek ilçesinde geçen yıl maden faciasında yaşamını yitiren 18 madencinin ailelerine tapu dağıtımını AKP'nin reklamına çevirmeye çalışan devlet yetkilileri aileler tarafından protesto edildi.



 



Tapu dağıtımı sırasında konuşma yapmak için kürsüye çıkan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, AKP'liler tarafından "Türkiye sizinle gurur duyuyor" sloganlarıyla desteklenince ölen madencilerden Mehmet Tokat'ın eşi Zeynep Tokat, oturduğu yerden ayağa kalkıp, ''Neyle gurur duyuyorsunuz? Bizim acımız var. Canlarımız gitti. Ne demek gurur duyuyorsunuz'' diyerek tepki gösterdi.



 



Ölen madenci Tezcan Gökçe'nin eşi Ayşe Gökçe de tezahüratta bulunanlara sert tepki gösterdi. Gökçe, "Ne verdiniz de gurur duyuyorsunuz siz? Bize bir şey verdiğiniz yok. Biz bir şey istemiyoruz'' dedi.



 



Tekrar yerinden kalkan Zeynep Tokat, slogan atan partililerin yanına yaklaşıp, ''Neyle gurur duyuyorsunuz siz? Bizim çektiğimiz acıyı biliyor musunuz? Neyle gurur duyuyorsunuz?'' diyerek tepkisini gösterip kalabalığın arasından geçip salonu terk etti. Zeynep Tokat, salonun dışında bekleyenlere de ''Sizin yüzünüzden bunlar başımıza geldi. Bir Soma yasası çıkardınız başımıza. Neyin gururunu duyuyorsunuz. Bize Cumhurbaşkanı, Başbakan ne yaptı? Gelip başsağlığında bile bulunmadılar'' dedi.



 





 



Bakan Taner Yıldız'ın ardından Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan kürsüye çıktı. Konuşması sırasında Bakan Elvan'ın, alkışlanması üzerine ölen madenci İsmail Gürses'in eşi Havva Gürses, 7.5 aylık bebeğini gösterip, yetim kaldığını belirterek, ''Bu çocuk babasız kaldı. Dünyayı verseniz hiçbir şey olmaz'' diyerek salonu terk etti.



 



Tepki göstermeye devam eden Ayşe Gökçek ise sivil polisler tarafından gözaltına alınarak salondan çıkarıldı.



 



Binlerce işçinin basit iş güvenliği önlemleri alınmadığı için hayatını kaybettiği bu ülkede bu cinayetlerin baş sorumlularından bir de devlettir. Sadece AKP'li yıllarda 15 bine yakın işçi üç kuruşluk harcamalar yapılmadığı ve bunlar denetlenmediği için ölüme gitti. Bu gerçek ortada dururken işçi ve emekçilerin acılarını pişkince seçim malzemesi haline getirmek en hafif ifadeyle riyakarlıktır!



 





 



Daha ellerindeki işçi kanı kurumadan acılı ailelerin önüne atmaya çalıştıkları kırıntılara minnet edilmesini bekleyen bu zihniyet, alttan alta biriken öfkenin kendilerine geri yansımasının korkusuyla bir taraftan iç savaş hazırlığı yaparken, diğer taraftan en ufak bir karşı koyuşa bile, korkunun getirdiği kudurganlıkla saldırıyor.



 



Ölen madenciler için çok üzüldüklerini söyleyerek timsah gözyaşı dökenler, acılı aileleri gözaltına aldırmaktan, acılarıyla dalga geçmekten de geri durmamaktadırlar. Bu kirli oyunları bozmak, yüzlerdeki kana bulanmış maskeleri indirmek ancak işçi ve emekçilerin aynı sertlikte karşı duruşuyla mümkün olacaktır.