"Sadece susacak ve çalışacaksın"

İşten atılan Namet işçisi Birsel Kaşıkçıoğlu'yla direniş üzerine konuştuk

İŞÇİ SINIFI
Salı, 3 Mart 2015 (11 yıl 5 ay önce)

Alınteri: Merhaba, bize kendinizi tanıtabilir misiniz?



Adım Birsel Kaşıkçıoğlu.



 



Alınteri: İşten atılma nedeninizi anlatır mısınız?



Birsel Kaşıkçıoğlu: Çalışma koşulları çok kötü, köle gibi çalışmamızı istiyorlar. İşimi elimden geldiği kadar yapmaya gayret gösteriyordum, sendikaya üye olduğumu öğrenince beni işten attılar.



 



Alınteri: Sendikaya üye olma ihtiyacını hangi etkenlerin sonucunda hissettiniz?



Birsel Kaşıkçıoğlu: Çok haksızlıklar vardı, çok baskılar yapılıyordu. Baskı görmekten iş yapmayı unutuyorlar. Nerede ne hata yaparız, ne zaman işten atılırız korkusu kaplıyor herkesin içini. Onun için sendikaya üye olmak istedim. Ücretimin ne kadar olduğunu bilmiyorum, kaç lira alıyorum net değil, mesailerimizi bilmiyoruz, orada bankaya ne yatırırlarsa onu alıyorsun!.. Soru soramazsın ne kadar ücret aldığını hiç kimseyle paylaşamazsın, öyle bir hakkın yok çünkü. Sen sadece susacak ve çalışacaksın, kölesin yani.



 



Alınteri: İşten atılan kaç kişi var, işten atılanların kaçı kadın?



Birsel Kaşıkçıoğlu: 20-25 kişi var işten atılan, atılanların onu kadın.



 



Alınteri: Fabrika içinde çalışanların ne kadarı kadın?



Birsel Kaşıkçıoğlu: Üretimin çoğunu kadın işçiler yapıyor. Erkek işçiler çok az, kasap bölümünde çalışıyorlar daha çok. Üretimin çoğunda kadınlar var; paketleme desen yine kadın işçiler çalışıyor. Fabrika geneline baktığımızda kadın ağılıklı çalışılıyor. Sadece operatörler erkek çalışanlardan oluşuyor. 



 



Alınteri: Vardiya usulü mü çalışıyorsunuz?



Birsel Kaşıkçıoğlu: Evet vardiya usulü çalışıyoruz. 10 saat üzerinden iki vardiya olarak çalışıyoruz. Zorunlu olarak da Cumartesi günleri mesaiye kalma durumundayız.



 



Alınteri: Dinlenme ve yemek paydoslarınız nasıl?



Birsel Kaşıkcıoğlu: Yarım saat yemek, 15 dakika çay molası… Saniye geç kaldığın zaman senden hemen savunma istiyorlar. Eğer makinelerde ürün kalır da sen 15-20 dakika mesain bittikten sonra geç çıkmak zorunda olduğunda onu hiç hesaplamazlar. Biz yemekten ya da çay molasından birkaç dakika geç döndüğümüzde hemen çocuk gibi azarlıyorlar, baskı uyguluyorlar.



 



Alınteri: Diyelim ki mesai saatleriniz içinde zorunlu olarak insani ihtiyaçlarınız için işinizin başından ayrıldınız birkaç dakika, o zaman nasıl bir tepkiyle karşılaşıyorsunuz?



Birsel Kaşıkcıoğlu: Vallahi “daha yeni gittin” diyorlar. Hasta olsak da zorunlu kalsak da böyle karşılanıyor. “Sen işçisin benim dediğimi yapmak zorundasın” diyorlar. “Bizim kurallarımıza uyacaksınız siz kimsiniz, konuşamazsınız, hesap soramazsınız” deniyor. Biz de, “bütün bu uygulamalara karşı sonuna kadar direneceğiz” diyoruz.