Faruk Çelik kıdem tazminatıyla ilgili yine tepeden tırnağa riyakarlık kokan bir açıklama yaptı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik bugün yine ağzını kıdem tazminatıyla açtı. Kıdem tazminatının bireysel fonlara devredilmesi planını her zamanki riyakarlığıyla kamuda çalışan güvenceli işçiler dışındaki milyonlarca taşeron ya da özel sektör işçisinin bu hakkını kullanamadığı gerekçesine dayandırdı.
Çelik her zamanki tekerlemesini yineleyerek, sadece kamuda güvenceli olarak çalışan 3 milyon civarındaki işçinin kıdem tazminatını alabildiğini, geri kalanların büyük kısmının (ki Çelik'e göre yüzde 85 civarında!) bu haktan yararlanamadığını, patronların iflas ya da işlerin kötü gitmesini bahane ederek işçiyi tazminatsız bıraktıklarını söyledi.
Çizdiği bu çarpıcı gerçeğe dönük olarak mesela bir taşeronluğun neden kaldırılmadığını ya da mevcut yasalarda işçi lehine olan "asıl işveren sorumludur" gibi maddelerin neden işletilmediğini yanıtlamayan Çelik, güvenceli işçilerin de kolayca işten atılabilecekleri bir düzenlemeyi sınıfın bütününe yutturmaya çalıştı.
Artık mide bulandıran bu riyakarlığın en çarpıcı ifadesiyse Çelik'in son açıklamalarında övünerek bahsettiği yeni iş güvenliği tasarısıdır. Hatırlayacağımız gibi o tasarıda iş güvenliği malzemelerini 3 kere üst üste kullanmadığı tespit edilen işçinin tazminatsız işten atılması gibi bir madde var. Ve bu madde daha çıkmadan birçok yerden patronların fiilen hayata geçirdikleri haberleri gelmeye başladı. Patronlara bu denli keyfi tazminatsız kıyım yetkisi veren tasarı ortada dururken Çelik'in bugün sınıfın bütününün çıkarını düşünüyor rollerine yatması kelimenin gerçek anlamıyla yalancılıktır!
Bu bu kadar nettir. Net olan diğer şeyse burjuvazinin allem edip kullem edip işçi sınıfının elinde kalan son kırıntıları da dibine kadar kazımakta kararlı olduğu, bu konuda kesin adımlar atılmaya hazırlanıldığıdır. Bu saldırganlığa karşı verilecek mücadeleyse Türk İş'in son günlerde çeşitli illere yaptığı dostlar alışverişte görsün tarzı hava boşaltma mitingleri değil, genel grev genel direniştir! Ki kıdem tazminatının gaspı ya da aynı anlama gelen bireysel fonlara devri demek kitlesel işçi kıyımı ve aslında kölece çalışma koşullarının derinleştirilmesidir!
Bu arada Çelik'in CNN'e yaptığı o son konuşmadaki diğer inciler de işçi sağlığı ve güvenliğiyle ilgili açıklamalarıdır. Madenlerde yaşam odalarına fasa fiso muamelesi yapan, katliamlardan kurtulmayı yine işçinin sırtına yükleyerek "aslolan oksijen tüpünü hızla doldurup ocaktan çıkmaktır" diye buyuran Çelik'e göre Türkiye güvenlik önlemleri açısından dünya sıralamasında!
Yalan ve riyakarlığın bu denli fütursuz bir soğukkanlılıkla dile gelmesiyse düşündürücü.