8 Mart’ta Kartal’daydık

Bu yılki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü de son yıllarda giderek belirginleşen ayrışmaların gölgesinde kutlandı

KADIN
Pazar, 8 Mart 2015 (11 yıl 1 ay önce)

Bu yılki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü de son yıllarda giderek belirginleşen ayrışmaların gölgesinde kutlandı. Kadın sorununa ideolojik yaklaşımın belirleyici olduğu bu ayrışmanın esasını yine kutlamalara erkeklerin katılıp katılmaması ve içeriğin hangi esaslara göre belirlendiği sorunu oluşturdu. Alınteri okurları olarak bizler de bu temelde bir ayrışmanın en başta 8 Mart’ın ruhuna aykırı olduğunu, onun proleter özüyle çeliştiğini düşündüğümüz için feminist “rengin” baskın olduğu kutlamalara siyasal olarak katılmamayı doğru bulduk.



 



8 Mart’ı kadın sorunuyla kendi ideolojik yaklaşımımız temelinde ilişkilenebileceğimiz bir etkinlikle kutlama kararı aldık. Bu ayrışma içimize sinmese de böylesine ağır toplumsal/sınıfsal içeriğe sahip bir sorunla ilişkilenirken feminist hareketin basıncına teslim olmayı doğru bulmadık. Feminist hareketi demokratik bir muhalefet ve aynı zamanda ittifak edilecek bir güç olarak görmemize rağmen onun konuyla ilgili dayatmacı yaklaşımını doğru bulmadığımız ve ufkunun sınırlarının aslında kapitalizmi aşmadığını gördüğümüz için 8 Mart gibi tarihsel bir günde bu noktada net bir duruş sahibi olmayı esas aldık.



 



Türkiye’de 8 Mart’ların kavga alanlarında anlamına/ruhuna uygun bir muhtevada kutlanması, devrimci-komünist hareketin ödediği sayısız bedel sonucu söz konusu oldu. Bu aynı zamanda kadın erkek omuz omuza verilen mücadelelerle mümkün olabildi. Kısacası 8 Mart’ın alanlarda kutlanmasının siyasal onuru devrimci ve komünistlerdedir. Bu dediğimizden feminist hareketin kadın sorununda en azından onu görünür kılmak için oynadığı rolü küçümsediğimiz anlamı çıkmaz. Ama bugün onun kendisini dayatması ve pekçok devrimci örgüt de dahil kadın sorununda bugüne kadarki “suskunluğun” tersinden bir kırılmayla tezahür etmesi de  kabul edilemez.



 





 



Bu yaklaşımla bu yıl bulunduğumuz alanlarda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için ayrı etkinlikler gerçekleştirdik. İstanbul’da yapacağımız etkinlik için daha önce de duyurusu yapıldığı gibi Kartal Meydanı’nı belirlemiştik.



 



Saat 15:00 sularında Ahmet Şimşek Koleji önünde bir araya gelen Alınteri okurları olarak flamalarımız, pankartlarımız ve dövizlerimizle oluşturduğumuz kortejlerle yolun tek şeridini trafiğe kapatarak Kartal Tren İstasyonu yönünden Bankalar Caddesi’ne, oradan da Kartal Meydanı’na yürüdük. Yürüyüş boyunca kadın cinayetlerini, şiddeti, erkek egemen yaklaşımın tüm biçimlerini, kadına dönük emek sömürüsünün vahşi karakterini teşhir eden sloganların yanı sıra taleplerimizi ifade eden, sosyalizme işaret eden sloganlar atıldı.



 



Aynı içerikte ajitasyon konuşmalarıyla devam eden yürüyüş boyunca çevreden de alkışlarla, ıslıklarla destek veren emekçiler oldu. Kortejimiz Kartal Meydanı’na ulaştığında devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşen ve cinayetlerde katledilen kadınlar anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunduk.



 





 



Adnan Yücel’in "Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek” şiirinden dizeler eşliğinde yapılan saygı duruşundan sonra 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine değinip, kadın sorununun komünistler açısından nasıl bir anlam taşıdığına yapılan vurguları mücadele çağrısıyla birleştiren metnimiz okundu.



 



Kartal Meydanı’ndaki etkinliğimiz Grup Rüzgarla Bir’in şarkılarıyla, marşlarla, çekilen halaylarla sona erdi.



 



Daha sonra hep birlikte Adnan Yücel Kültür Sanat Derneği’ne geçildi. Kadın sorununa, etkinliğe, ayrı ayrı etkinlikler yapılmasına ve başka siyasal gündemler üzerine yapılan sohbetlerle devam eden etkinliğimiz akşam 18:00 sularında sona erdi.



 



Buradan topluca Maltepe işçilerinin yanına gidecektik. Fakat kadın direnişçilerin çadırda olmadığını öğrenince bu planımız iptal edildi.