Soma'da 5'inci gün...

Gaspedilen tazminat hakları için açlık grevi yapan maden işçileri "sonuna kadar direniş" diyor

İŞÇİ SINIFI
Pazartesi, 9 Mart 2015 (11 yıl 5 ay önce)

Soma Eynez maden ocağında yaşanan ve yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği katliamdan sonra patron ocağın kapatılacağını söyleyip işçilerin hiçbir hakkını vermeden, tazminatsız şekilde işten çıkardı. Bu saldırıya karşı tazminatlarının ödenmesi talebiyle başlattıkları açlık grevinin dördüncü gününde işçileri ziyaret ettik.



 



İşçiler seslerini daha iyi duyurabilmek için aralarında bir komite oluşturup temsilciler seçmişler. Bu temsilcilerden biri olan Hidayet Merdin, "Bu eylemi tazminatımızı alabilmek için yapıyoruz, önce tazminatımızı alacağız daha sonrada işimizi geri almak için eylemimizi sürdüreceğiz" dedi.

 



İşçiler işten çıkarıldıkları için bankalara, esnafa ve birçok yere borçlu olduklarını,  zor durumda kaldıklarını söylediler:



 




Alınterimizle çalışıp alamadığımız tazminatlarımızı istiyoruz, kararlı ve kesin bir şekilde yalan olan  sözlerle vaatlerle değil, paramız yatana kadar eylemimize devam edeceğiz. Sadaka istemiyoruz alın terimizi istiyoruz. Tazminat hakkımızı söke söke alacağız. Soma'da çok işsiz var, çoğu da maden ocaklarının kapatılmasıyla işsiz kaldı.




İşçilerle konuştuğumuz sırada Manisa Valisi, Soma'ya vekaleten bakan Soma Kaymakamı, Soma Emniyet Müdürü ve müdür yardımcısı da eylem yapan işçileri ziyaret bahanesiyle eylem alanına geldiler. Bu devlet heyeti sözümona işçilerin dertlerini dinleyip yardımcı olmak bahanesiyle geldiğini söylese de ağızlarından çıkan cümlelerin hiç de bu niyeti yansıtmadığı bizzat işçiler tarafından dile getirildi.



 



İşçiler Valiye tazminatlarının yatmasını daha sonra da iş istediklerini söylediler. Manisa Valisi bu taleplerini bakanlara ve Cumhurbaşkanına ileteceğini söylerken şu uyarı ve tehditlerde bulunmayı da ihmal etmedi: "Fakat siz burada sesinizi yükseltmeyeceksiniz, etrafa saldırıp vurup kırmayacaksınız. Akıllı durduğunuz sürece size destek olup gerekli yerlere bildireceğiz". İşçiler Valiye, "biz hakkımı istiyoruz" diye yanıt verdiler.



 



Vali konuşurken Soma'da kurulacak iş sahalarını anlattı, işçilere sabretmelerini söyleyerek, kendisini dinlemelerini, bunu yaparlarsa bizzat kendisinin üçer-beşer işe yerleştireceğini, ama "akıllı durmazlarsa" sözünü yerine getiremeyeceğini vurguladı!



 



Bunun üzerine bir işçi, "Biz burada tazminatlarımızı alamadığımız için eylem yapıyoruz, çünkü açız ve her yere borçluyuz. Bankalar beklemiyor. Hepimizin bankaya borcu var, haciz kapımızda. Bizi patronlar işe almayacağını söylüyorlar, dinlemeden odalarından dışarı kovuyorlar, bunu açıkça söylüyorlar. Siz neyin sözünü veriyorsunuz?" diye sorduğunda Manisa Valisi'nin verdiği cevap çok da tatmin edici olmadığı gibi bazı işçilerin sözlerini bitirmelerine bile izin vermeyen bir üstencilikteydi.



 



Vali işçilerin isyanına karşı yapılması uzun süre alacak fabrikalardan, bu fabrikalarda işe yerleştirileceklerinden bahsetti. Oysaki sözünü ettiği fabrikalar için daha arsa yeri bile ortada yoktu!



 



Bu gerçek bir işçinin kızgınlıkla şu sözleri söylemesine yetti: "Biz açlıktan öldükten sonra mı bu fabrikalar kurulacak? Çalıştığımız maden şu an açık ve biz biliyoruz ki orada çalışanlar var. Biz işimizi geri istiyoruz".



 





 



İşçilerin nabzını ölçmek için gelen Vali'nin hiçbir vaadinin tatmin edici olmadığıysa o gittikten sonra işçilerin kendi aralarında yaptıkları sohbetlerden ve "Biz bu eylemi hakkımızı almadan bitirmeyeceğiz" vurgusunda bulunmalarından anlaşılıyordu.