Polis polisi suçlamaya devam ediyor

Eskişehir'de dövülerek aracın bagajına konulan Caner Ertay'ın davasında polis Mevlüt Saldoğan amirlerini suçladı

GÜNCEL
Çarşamba, 11 Mart 2015 (11 yıl 7 ay önce)

Dün Gezi Parkı'nın yağmalanmasına karşı yapılan eylemlerde polisin yakın mesafeden yüzüne gaz sıktığı Kırmızılı Kadın olarak tarihe kaydolan Ceyda Sungur'un davasında çadırları yakmaktan da yargılanan eski İstanbul Emniyet Müdürü Yardımcısı Ramazan Emekli verdiği saldırı emrini inkar ederek, saldıran polisi suçlamıştı. Polisler duruşmada birbirlerini yalanlayan ifadelerle 'kiralık katil' olmanın ahlaki-etik sınırlarını el vermişlerdi.



 



Bugün de  benzer bir haberle karşı karşıyayız. Bu seferki isim de Haziran Direnişi sırasında Ali İsmail Korkmaz’ın katleden polisler arasında yer alan Mevlüt Saldoğan. Saldoğan aynı zamanda direniş sırasında Eskişehir'de polisler tarafından demir sopalarla dövülen ve bir aracın bagajına konarak dolaştırılan Tevfik Caner Ertay davasında karşımıza çıktı. Saldoğan duruşmada Ertay'a amirlerinin vurduğunu kendisinin ise vurmadığını söyledi.



 



Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Saldoğan, Ertay'ın dönemin İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Aygün, Çevik Kuvvet Şube Müdürü Halil Kısalar ve İstihbarat Şube Müdürü Mustafa Arık tarafından dövülmeye çalışıldığını söyledi.



 



Ertay, polis aracının bagajına konulduğunu, bagaja konulduktan sonra aracın durduğunu ve bir grup polisin kendisini dışarıya çıkarmak için dövdüklerini anlatmıştı. Eskişehir Devlet Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne ait kameralarda Ertay’ın bagajdan çıkarılıp hastaneye götürüldüğü ana ait kayıtlar da ortaya çıkmıştı. Eskişehir Başsavcılığı, polise yazı yazarak, Ertay’ın bagajında taşındığı aracı sormuştu. Gelen yazıda ‘26 A 0357’ plakalı ‘Ford Connect’ marka aracın C Büro Amirliği’ne ait olduğu ve Saldoğan’a zimmetlendiği bildirilmişti.



 



Saldoğan amirlerinin vurmasını engellemiş



Ali İsmail’i öldüresiye döven polislerden biri olan Saldoğan, 7 Ocak 2015’te alınan ifadesinde, 2 Haziran 2013’te akşam saatlerinde Yunus Emre Caddesi’ndeki AKP İl Binası önünde beklerken, polis amiri Mutlu Umutlu’dan gelen talimat üzerine Sarar Otoparkı civarındaki yaralı birini gözaltına almaya gittiğini söyleyerek şunları anlattı: “Bizim şubede görevli Adem Ölmez, ekibin şoförlüğünü yapan Ahmet isimli polis memuru ve soyadını bilmediğim İzzet isimli polis, müştekiyi yaralı şekilde binadan çıkardılar, merdivenden indirdiler. Arka koltuğa Emre, yanıma Ömer Faruk bindi. Mutlu Amirim, ‘Arkadaşlar şahsın tedavisini yaptırın, gözaltına alın’ dedi. Eskişehir Devlet Hastanesi’ne doğru hareket ettiğimiz sırada müdürlerimiz (dönemin İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Aygün, Çevik Kuvvet Şube Müdürü Halil Kısalar ve İstihbarat Şube Müdürü Mustafa Arık) aracı durdurdu. Ben direksiyondaydım. Aracın arka kapısı açıldı. Ancak kimin açtığını bilmiyorum. Her üç müdürümüz de bu şahsa vurmaya çalıştılar. Ben ve diğer polis memurları araya girdik. Bir fiziki müdahale yapmalarına imkan vermeden şahsı tekrar araca aldık. Müdürlerimizin vurduğunu görmedim. Sadece vurma girişimi oldu. Vurma girişimi sırasında ben Mustafa Arık müdürüme ‘Müdürüm zaten yaralı, ne uğraşıyorsunuz’ gibi bir söz de söyledim. Hatta bu sözü üç müdürüme de söyledim. Bu şahıs aracın arkasında kendi kendine ağlamaklı şekilde mırıldanıyordu. Şahsa hiçbir şekilde vurmadık. ‘Yok edelim-kaybedelim’ gibi bir söz sarf etmedik. Emniyet Amir Ayhan Karayel de ‘İyi yapmışsınız, şimdi bunu götürün’ şeklinde bir ifade kullanmadı.”



 



Saldoğan’ın ifadesi nedeniyle üç polis müdürünün de ifadesi alındı. Polisler kendilerinin Ertay’a vurma girişimlerinin olmadığını iddia ederken Eski Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Aygün kendisini kurtarmak için “Saldoğan, Ali İsmail Korkmaz’ın ölümünden sorumlu tutularak yargılandığı için bundan kendince bizi de sorumlu tutarak, husumet besleyip ismimi vermiş olabilir” dedi.