Binlerce sağlık çalışanı sağlık sektöründeki piyasalaşma saldırısının yarattığı yıkıma karşı tüm illerde grevdeydi
Sağlık emekçileri 14 Mart Tıp Haftası'nı, "Çalışma koşullarının düzeltilerek ‘çağdaş köleliğe’ son verilmesi, insanca yaşamaya yetecek ve emekliliğe yansıyacak ücret, fiili hizmet zammı, halkı tehdit eden sağlık eğitimi yerine nitelikli, bilimsel, ana dilinde ve parasız sağlık eğitimi ve herkese eşit, parasız ve ulaşılabilir sağlık hizmeti" talepleriyle bugün tüm Türkiye'de gerçekleştirdikleri grevle karşıladılar. Emekçiler eylemlerini yarın da ASM'ler ve TSM'lerinde nöbet tutmayarak devam ettirecekler.
AKP’nin seçim rüşveti olarak son anda gündeme getirdiği yüze 50 oranındaki nöbet zammı 'müjdesinin' sağlık alanında yaşanan yıkımı telafi edemeyeceğini, hem hastaların sağlık hakkı hem de kendilerinin daha sağlıklı çalışma koşullarına kavuşmaları için sağlıkta yaşanan piyasalaşma saldırısına son verilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladılar. Bunun için "G(ö)revdeyiz" diyerek greve giden binlerce sağlık çalışanı Türkiye çapında oldukça yüksek katılımlı bir grev örgütlediler.
Kitlesel bir katılımla gerçekleşen greve 11 sağlık örgütü katılarak destek verdi: Türk Tabipleri Birliği, Türk Dişhekimleri Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Devrimci Sağlık iş Sendikası, Türk Hemşireler Derneği, Ebeler Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Aktif Sağlık-Sen.
Kentlerin çeşitli noktalarında yapılan kitlesel yürüyüşlerle de birleşen greve, hastalar da sağlık politikasına tepki göstererek destek sundu.

İSTANBUL
Sadece Memur Sen'e bağlı Sağlık Sen'in desteklemediği greve binlerce emekçi katıldı. Sağlık emekçileri sabah saatlerinde Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanarak, Çemberlitaş'taki İl Sağlık Müdürlüğü'ne yürüdüler.
“Ticarethane değil hastane, müşteri değil hasta!”, “Herkese eşit parasız sağlık!”, “Sağlık haktır satılamaz!”, “Sağlıkta taşeron ölüm demektir!” sloganlarının atıldığı yürüyüş, kitlenin Beyazıt Meydanı’na sığmaması nedeniyle Çemberlitaş’ta gerçekleştirildi.
‘Sağlık emekçileri sağlıklı olmadan hastalar nasıl sağlıklı olsun’
Burada ortak basın açıklaması okuyan SES Aksaray Şube Başkanı Aydın Erol, Sağlık Bakanlığı’na seslendi. Sağlık emekçilerinin çalışma koşulları düzeltilmeden hastaların sağlıklı olabilmesinin mümkün olmadığını beliren Erol, “Kim ister 100 veya 150. hasta olarak muayene olmayı, hekimine güvenmediği için hastane hastane dolaşmayı, muayene odasında dakikalarca beklemeyi, faturasının eczanede kesilmesini” dedi.
Basın açıklaması 14 Mart Pazar günü aile sağlık merkezlerinde nöbet eylemlerinin devam edeceği, 15 Mart Pazartesi günü ise saat 12.00’da Tünel Meydanı’ndan Taksim’e yürüneceğinin duyurulmasıyla son buldu.

ANKARA
Ankara Numune Hastanesi önünde toplanan binlerce emekçi, 'Ölümüne çalışmaya da, çalışırken ölmeye de hayır' pankartıyla Sağlık Bakanlığı'na yürüdü. 'AKP sağlığa zararlıdır!', 'Angarya çalışma ölüm demektir!' gibi sloganlar atan sağlık emekçilerine hastalar ve başka işkollarından emekçiler de destek verdi.
Sağlık emekçileri, Abdi İpekçi Parkı'nda kürsü kurarak TTB Merkez Konsey Üyesi Prof. Dr. Nilay Etiler halk sağlığı eğitimi verdi.
Sağlık meslek örgütleri adına ortak açıklamayı yapan SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun sağlıkçıların grev kararını duyunca 'Her şey iyi giderken bu iş bırakmayı anlamıyorum' dediğini belirtti. Sağlık sektöründeki piyasalaşma saldırısının hem hastaları hem de çalışanları sağlıksız koşullara mahkum ettiğini, taşeronlaştırma, güvencesizlik, performans baskısı ve esnekliğin sayısız biçimiyle iliklerine kadar sömürüldüklerini ancak düşük ücretlere mahkum edildiklerini, bu koşulları kabul etmeyeceklerini belirtti. Açıklamasını grevin taleplerini tekrarlayarak sonlandırdı.

TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Bayazıt İlhan ise sağlık sisteminde yaşanan yıkımın hasta hakları ve çalışanlar açısından ne anlama geldiğini özetleyerek, "böyle sağlık sistemi olmaz" dedi. Bakanlığın nöbet zammını ve şiddet sorununu çözeceğiz beyanlarının dağ gibi birikmiş sorunlarla birlikte düşünüldüğünde her şeyden önce samimi bulmadıklarını vurguladı.
İZMİR
Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan sağlık emekçileri mesai saatiyle birlikte hastane bahçesinde toplandılar. Grev pankartının asıldığı hastanede pekçok poliklinik boş kaldı. Hastaların da destek verdikleri greve sadece Memur Sen'e bağlı Sağlık Sen katılmadı. Hükümetin "müjde" olarak sunduğu nöbet zammıyla sağlıkta yaşanan yıkımın telafi edilmesinin mümkün olmadığı dile getirilerek, grevin talepleri tekrarlandı.

TTB Merkez Konsey üyesi Dr. Fatih Sürenkök hükümetin sağlık politikalarını eleştirerek, çalışanların taleplerini dile getirdi. Sürenkök, çalışma zammını, mesai saatlerinin düzenlenmesinin, sağlık personelini açığının kapatılmasını ve nitelikli, ücretsiz sağlık hakkının verilmesini istedi.
BURSA
Bursa'da da grev yoğun katılımla gerçekleşti. Bursa Devlet Hastanesi önünde düzenlenen eylemde konuşan Bursa Tabip Odası Başkanı Ertuğrul Aydın, "Herkes için sağlık, sağlık hizmetini alan için de sunan için de. 14 Mart Sağlık Haftası’ndayız. Sağlığımız ve halklarımız için, halkımızın sağlığı için bugün aciller dışında sağlık hizmeti üretmiyoruz" dedi.
Sağlık Bakanı'nın "Her şey iyi giderken bu iş bırakmaya anlam veremiyorum" sözlerini sağlık sektöüründeki tablonun hem çalışanlar hem de hastalar açısından ne anlama geldiğini çarpıcı sözlerle tasvir ederek yanıtladı.

MERSİN
Mersin’de Sağlık Hakkı Meclisi’nin çağrısıyla bir araya gelen sağlık emekçileri ve hasta yakınları “Sağlığımız ve haklarımız için g(ö)revdeyiz” pankartıyla Özgür Çocuk Parkı’na yürüdü.
VAN
“Herkes için, alan için de veren için de sağlık” talebiyle uyarı grevine çıkan Van-Hakkari Tabip Odası, SES Van Şubesi, Türk Sağlık-Sen üyeleri ve çok sayıda sağlık emekçisi Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde bir araya gelerek burada bir basın açıklaması yaptı. Sağlık emekçileri adına basın açıklamasını yapan SES Van Şube Eş Başkanı Keziban Karakuş, sonuna kadar direneceklerini belirtti.

Grev hemen hemen tüm Türkiye ve Kürdistan kentlerinde oldukça yüksek bir katılımla gerçekleşti. Sağlık emekçileri AKP'nin büyük bir gösteriyle emekçilere sunduğu ve ilk dönemlerde oylarının yükselmesinde önemli bir payı bulunan sağlık sektöründe, yaşanan korkunç yıkımın boyutlarına vurgu yaparak hem hastalar hem de çalışanlar için insanca sağlık-çalışma ve yaşam koşullarının sağlanmasını talep ettiler.
