"Özgür" ve Açık Kaynak Kod'lu yazılım dünyasının en temel işletim sistemi çekirdeklerinden olan Linux 15 yaşında.
25 Ağustos 1991'de bir haber grubuna atılan e-posta ile başlayan Linux geliştirme süreci, bilgisayar dünyasında bir dönüm noktası oldu. Finlandiyalı bir öğrenci olan Linus Torvalds'ın, haber gruplarına yazdığı bir e-posta ile başlayan bu süreç "özgür" ve açık kaynak kodlu yazılımcılar tarafından hızla sahiplenildi ve geliştirildi. "Özgür" ve açık kaynak kodlu yazılımların bu alandaki boşluğunu tamamlayan Linux kısa sürede temel işletim sistemi çekirdeği haline geldi.
Richard Stallman'ın öncülük ettiği "özgür" yazılım hareketi, şimdilerde dünyadaki tüm bilgisayar sistemlerinde, cep telefonlarında, telefon santralında, oyun makinelerinde kullanılmakta. Bunun yanı sıra internet sunucularının yüzde 60'ına yakını ve tüm sunucu bilgisayarların yüzde 30'unun Linux olduğu görüldüğünde azımsanmayacak boyutlara ulaştı.
Stallman'ın kurduğu Free Software Foundation (Özgür Yazılım Vakfı) ile de korumaya alınan ve Genel Kamu Lisansı'na (GPL) kavuşan Linux için gelişmenin hızlı olması kaçınılmaz oldu.
Toplumun neye ihtiyacı vardır? Vatandaşlarının sorunsuzca erişebileceği bilgiye ihtiyacı vardır; örneğin insanların sadece çalıştırabilecekleri değil aynı zamanda okuyabilecekleri, düzeltebilecekleri, geliştirebilecekleri programlar. Ancak yazılım sahiplerinin sunduğu, genellikle inceleyemeyeceğimiz ya da değiştiremeyeceğimiz bir kara kutudan ibarettir.Stallman, bu temel fikirden hareketle 1983 yılında, ilk özgür yazılım projesi olan GNU (GNU is Not UNIX, GNU UNIX Değildir) işletim sistemi projesini başlattı. 1985 yılında da FSF’ni (Fee Software Foundation, Özgür Yazılım Derneği) kurdu.
Toplumun aynı zamanda özgürlüğe ihtiyacı vardır. Bir programın bir sahibi olduğunda insanlar hayatlarının bir bölümü üzerindeki kontrolü kaybetmiş olurlar.
Tüm bunların ötesinde toplumun ihtiyacı olan şey vatandaşlar arasındaki gönüllü işbirliği ruhunun pekiştirilmesidir. Yazılım sahipleri, bizler komşularımıza doğal olarak yardım ederken bu yaptığımız şeyin ‘korsanlık’ olduğunu söylediklerinde toplumumuzun ruhunu kirletmiş olurlar.
Özgür yazılımın temelinde kullanıcının bir yazılımı çalıştırma, kopyalama, dağıtma, inceleme, değiştirme ve geliştirme özgürlükleri yatar. Daha kesin ve açık bir ifadeyle, kullanıcılara şu haklar tanınmıştır:Stallman’ın 1983 yılı sonlarında, internet üzerinden yayınladığı bir mesajla başlattığı GNU projesi ve FSF’ne katılım çok kısa sürede birçok yazılımcı ve kullanıcı tarafından destek gördü. Özgür Yazılım felsefesini benimseyenler, yazılımlarını FSF tarafından hazırlanan, ve yazılımların özgür yazılım olarak kalmasını garanti eden GPL lisansıyla lisanslıyorlar. Şu anda, başta GNU/Linux işletim sistemi olmak üzere onbinlerce Özgür Yazılım, yüz binlerce özgür yazılım geliştiricisi ve milyonlarca özgür yazılım kullanıcısı var.
- Her türlü amaç için programı çalıştırma özgürlüğü.
- Programın nasıl çalıştığını inceleme ve kendi gereksinimleri doğrultusunda değiştirme özgürlüğü. Program kaynak koduna erişim bunun için bir önşarttır.
- Yeniden dağıtma ve toplumla paylaşma özgürlüğü.
- Programı geliştirme ve gelişmiş haliyle topluma dağıtma özgürlüğü. Böylece yazılım bütün toplum yararına geliştirilmiş olur. Program kaynak koduna erişim bunun için de bir önşarttır.
Yazılım kullanan diğer insanlarla açık açık ve özgür şekilde işbirliğine gitmeyi hak ediyorsunuz. Yazılımın nasıl çalıştığını öğrenmeyi hak ediyorsunuz ve öğrencilere bu bilgiyi öğretmeyi hak ediyorsunuz. Yazılım bozulursa takdir ettiğiniz bir programcıyı kiralayıp onu düzeltebilmeyi hak ediyorsunuz.
Özgür yazılımı hak ediyorsunuz.