Bir kadın daha, karnındaki 10 bıçak darbesiyle sokak ortasına atıldı, kimliği yoktu!..
Bir kadın daha, karnındaki 10 bıçak darbesiyle sokak ortasına atıldı. Cansız ve kanlar içinde yatan bedenini bir iş makinesinin altında buldular. Erzurum'un Palandöken İlçesi'nin Yıldızkent semtindeki Şifa Sokak'ta erimeye yüz tutmuş karların arasına karıştı kanı..
Bilmediğimiz hikayesi, kimliği ve kişiliğiyle bir kadın daha bu cinayet, cinnet furyasının arasında öğütüldü. Son günlerde ardı ardına gelen hemcinsleriyle ortak yazılmış "kadere" mahkum edildi. Kölenin kölesi bu kadına kendisi de ücretli bir köle olan bir erkek sapladı o bıçakları. Bu kölelik düzeninin dümeninde oturanların salık verdiği şekilde olup bitti her şey. Bu kölelik düzeninin sahiplerinin yazıp çizdikleri "kaderlerimize" uygun olarak...
Bir kadın daha katledildi bugün. Dün Adana'da iki kadın, ondan önceki günler Niğde'de, İzmir'de katledilen diğerlerinin hikayelerine eklendi hikayesi.
Bir kadın daha katledildi... Üzerindeki gri pardösüsü, mavi eşarbıyla 10 bıçak darbesi almış kanlı bedeni, bir iş makinesinin altında bulundu.
O da Adana'dakiler gibi 'kimliksizdi'. Dayatılan kimliksizliği, iradesizleşmeyi imlercesine...
Ama bunlar olurken Van'da başka bir şey de oldu. Boşanmak isteyen eşini sokak ortasında vuran bir adama "Jin, jiyan, azadi!" haykırışlarıyla başka bir şey hatırlatıldı: Kölenin kölesi olmaz diye... Kölenin o namluyu, o öfkeyi başka bir yere çevirmesi gerektiğinin altı çizildi. Dayatılan aile birliğinin, çizilen o sınırların tıpkı bu düzenin tüm işçi ve emekçilere dayattıklarıyla özdeş olduğu hatırlatıldı.
Baskı ve zulmün, zorlamanın köle sahiplerine mahsus olduğu, "İNSAN" olana uzak olması gerektiği!..