'Yeni Türkiye'nin öğretmenleri!

Eskişehir'de bir öğretmenin yaptıkları "dindar ve kindar nesilden" ne anlaşıldığının açık ifadesidir

GÜNCEL
Pazartesi, 23 Mart 2015 (11 yıl 7 ay önce)

Kısa etek giyinen kız çocuklarını erkek çocuklara hedef göstererek "taciz timi" kuracak kadar akıl almaz girişimlerde bulunan, başı açık kız çocuklarına "hepinizin sonu Özgecan gibi olacak!" sözleriyle saldıran, öğrencilerini taciz eden... öğretmenlere dair haberlere, insanın tüylerini ürpertecek yeni bir haber eklendi.



 



Basına yansıyan bilgilere göre Eskişehir'in Beylikova ilçesindeki 19 Haziran İmam Hatip Ortaokulu'nda  görev yapan okul müdürü, gürültü yaptılar diye 10 Mart'ta iki öğrenciyi ped şişe üzerine oturmaya çalıştı. Böylesini bir vahşete girişebilen müdür, daha sonra da 20 Mart tarihinde aynı gerekçeyle on üç öğrenciyi sınıfta, hortumla dövdü.



 



Yaşadıkları vahşeti ailelerine anlatan altı öğrencinin aileleri, çocuklarıyla birlikte emniyete giderek suç duyurusunda bulundular. Bunun üzerine çocuklara işkence yapan müdür yaptıklarını kabul etmeyerek "onlar benim çocuklarım" dedi.



 



Ailelerin yaptığı açıklamaya göre konuya dair yetki sahibi hiçbir kurum sesini çıkarmazken, Milli Eğitim Müdürü de  kendilerinden şikayetçi olmamalarını isteyip, sorunu kendi aralarında çözeceklerini belirtti. Müdür bununla da kalmayıp, aileleri "şikayetçi olursanız bu durum çocuklarınızın siciline işler" sözleriyle tehdit etti.



 



Eğitim sisteminin ardı ardına yapılan düzenlemelerle stratejik bir dönüşüme uğratıldığı, devasa bir kadrolaşmanın yaşandığı, bu kadrolaşmadaki asıl ölçütün de "dindar ve kindar nesil" felsefesine uygun hareket etmek olduğu bu zamanda, her şey eşyanın doğasına uygun olarak gelişiyor!



 



"Dindar ve kindar" nesil düsturunu okullara taşıyacak öğretmenlerin başka bir pratik sergilemesi, buna aykırı olurdu. Faşist-gerici zihniyet tam da budur! 



 



Tüyler ürpetecek bir caniliğin ifadesi olan benzer haberler, eğitim sisteminde yaşanan bu kapsamlı dönüşümle burjuvazi ve siyasal temsilcilerinin hayal ettikleri toplumsal yapı arasındaki dolaysız ilişkiyi açıkça ortaya koyuyor. Buna karşı mücadelenin toplumsal önemini de...