Adore'de süresiz açlık direnişine başlayan Limter-İş Sendikası Başkanı Kamber Saygılı ile sohbet ettik (*)
Adore direnişinde süresiz açlık direnişine geçen Limter-İş Sendikası Başkanı Kamber Saygılı ile direnişin içinde başlattıkları açlık direnişi üzerine sohbet ettik. (*)
Alınteri: Adore direnişi Caddebostan’da bulunan Adore Oyuncak Mağazası önündeki direnişiniz bugün 33. gününde, açlık direnişinin de 7. günündesiniz ve siz Limter-İş Sendika Başkanı olarak süresiz açlık direnişine geçtiniz 7 gündür devam ediyorsunuz. Öncelikle İşçi direnişi içinde neden açlık grevi kararı aldığınızı öğrenmek istiyoruz.
Kamber Saygılı: İşçi arkadaşlarımız sendikalı olduklarından dolayı işten atıldılar. Patronlar bunu bir kural haline getirdiler, işçileri işten atıyor, “gidin mahkemelerde haklarınızı arayın” diyorlar. Ki mahkemelerde davalar 2-3 yıl sürüyor. Davaları da ancak parası olan işçiler açabiliyor, parası olmayan yüzlerce, binlerce işçi de mahkeme yoluna başvurmuyor. Bu patronlar tarafından kural haline getirildiğinden dolayı -ki daha önce sendikalı olmayan birçok işçiyi işten atmışlardı- bu durumu kanıksatmaya çalışıyorlar.
Biz bu direnişi işçilerin haklarını alabilmeleri ve örnek olması için 26 gün sürdürdük. Karşımızdaki patron işçilerin haklarını vermeme noktasında çok kararlı. Bize ilk defa üye olan, yani sendikamıza ilk defa üye olduğu için işten atılan işçiler var. Biz de sendika olarak ilk defa sendikamıza üye oldukları için işten atıldılar ve direnişe başlandı ve böyle direniş yapıyoruz.
Biz de burada başarıyla çıkmak istiyoruz. Bu aynı zamanda yeni sendikalar yasasının değişmesiyle birlikte, Limter-İş Sendikası gemi iş koluyla ilgiliydi, şimdi depo çalışanları da bizim işkolumuza girdi. Dolayısıyla yeni olan bir duruma başarılı bir müdahale etmemiz gerekiyor. Bu aynı zamanda örnek teşkil edecek. Biz bu direnişle Adore patronlarının dışında diğer tüm işverenlere ve aynı zamanda işçilere de bir mesaj veren bir pozisyondayız.
Alınteri: Siz süresiz, dönüşümsüz bir açlık direnişine girdiniz. Açlık direnişi bütün yolların bittiği, hedefe ulaşmak için akla gelebilecek her eylem tarzının denenip artık başka çare kalmadığı bir zamanda yapılması gereken bir eylem. Özelde de süresiz, dönüşümsüz açlık direnişi ölüm orucu demektir. Ki işçi direnişlerinde pek onay görmeyen direniş tarzıdır. Çünkü çare kalmadığı ve özellikle cezaevlerinde her şey denedikten sonra başarmak için bedeninle bedel ödemeyi göze aldığın bir durumdur.
Biz başından beri direnişi takip etmeye çalışıyoruz ve aslında her yolun denenmediğini düşünüyoruz. Şimdiye kadar birkaç eylem dışında burada çadırda direnişi sürdürerek, sesli ajitasyonlarla içinde bulunulan durum anlatılmakta, imza kampanyası sürdürülmekte ve bildiğim kadarıyla Maslak’ta Adore’nin şubesinin bulunduğu AVM önünde bir kez basın açıklaması yaptınız. Bu anlamda işçi direnişlerinde kazanım elde etmek için bazı etkin eylem biçimleri geliştirilebilir; bence bunlar yapılmadı. Bu konuda ne diyeceksiniz?

Kamber Saygılı: Bu direniş için bu gerekliydi, ilerleyen süreçlerde çeşitli eylem biçimlerini de düşünüyoruz. Biz ayrıca burada mevcut sendikalar tarafından yalnız da bırakıldık. İşçi direnişlerinde kazanım için işçiden çok sendikalar ve sendika yöneticileri öncelikle bedel ödemeyi göze almalılar. Biz burada her kesime bir mesaj vermek de istiyoruz.
Soma’da Ermenek’te, Torunlar’da hemen hemen bütün işçi katliamlarında, işçi kıyımlarında, direnişlerinde varolan sendikal duyarsızlığı de teşhir etmek gibi bir amacımız var. Buradan hareketle hem kamuoyunun dikkatini çekmek hem kazanıma çok uzun zaman kaybetmeden gidebilmek için süresiz, dönüşümsüz açlık direnişine başladım.
Bu kararı direnişte olan işçilerle birlikte aldık. İşçi arkadaşlar dönüşümlü olarak sırayla açlık direnişi yapıyorlar. Buradan ya bir ölü ya da direniş kazanımla çıkacak bunun başka yolu yok. Bu konuda sonuna kadar kararlıyız.
(*) Adore direnişçilerinden Mehmet Armağan ile yapılan röportajı da az sonra sitemize yükleyeceğiz