Antep'te öncü bir tutum!

Antep'in Şahinbey Belediyesi'nde çalışan 300 taşeron işçi yaşanan iş cinayetine karşı iş bıraktı

İŞÇİ SINIFI
Salı, 24 Mart 2015 (11 yıl 5 ay önce)

Patronların üç kuruşluk harcamalardan kaçınmaları, her şeyi kar oranlarına endeksli olarak düşünmeleri; vicdanlarının-ahlaklarının-maveniyatlarının paranın rengi kadar kara olması eşyanın tabiatı gereğidir.



 



Onlara kalsa, işçilerin aldıkları ücrete bile gerek yoktur!..Onlara kalsa, işçinin karnının çalışabilmesine yetecek kadar doyması yeterlidir...



 



Fakat hiçbir şey sadece onların iradeleri ve o kapkara hırslarına göre belirlenmiyor. Bu madalyonun bir de öteki yüzü var, dayatılan kölelik koşullarına karşı işçi ve emekçilerin yürüttükleri mücadelelerden oluşan yüzü... İki sınıf arasında süren kıyasıya bir mücadeleden rengini alan bu tabloda kimi zaman burjuvazinin o karanlık gölgesi baskın olsa da, bu hiçbir zaman ebedi değildir. Tıpkı burjuvazinin saltanatı gibi...



 



Son on yıllarda bu tabloda burjuvazinin o karanlık gölgesi baskın oldu...İşçi sınıfı geriledikçe, o gölge daha bir büyüdü. Fakat o gölgenin milyonların iradesini tümüyle yutamayacağı gerçeği şimdilerde ortaya çıkan öfke patlamaları, direnişler ve giderek sınıfın kolektif çıkarlarını gözeten  çıkışlarla bir kez daha gün yüzüne çıkıyor.



 



Soma'da yüzlerce, Ermenek'te onlarca işçi kardeşimiz üç kuruşluk harcamalar yapılmadığı, kar oranları düşmesin diye üretime verilmesi gereken zorunlu aralıklar verilmediği için göz göre göre ölüme yollandılar. Şantiyelerde, tersanelerde, mevsimlik tarım işlerinde, metalde, ... kısacası kapitalist üretimin olduğu her yerde işçiler aynı nedenlerle her gün üçer-beşer-yedişer ölmeye devam ediyorlar.



 



Tüm bu ölümlere karşı görünür bir toplumsal duyarlılık da oluşuyor. Fakat burjuvaziyi asıl frenleyecek olanın bu duyarlılığın üretim alanlarına taşınması, oralarda bir sınıf kültürüne dönüşmesi olduğu da daha bir açık hale geliyor.



 



İşçi sınıfının kapitalist üretim ilişkilerini temellerinden sarsacağı o büyük günlerin de asıl olarak bu sınıfsal duyarlılıkların kolektif bir kültüre dönüşmesiyle mümkün olabileceği tarihsel bir gerçektir.



 



Kapitalist vampirin en çıplak ifadesi olan işçi cinayetleri karşısında son zamanlarda ortaya çıkan tepkiler henüz sınıfın bütününe yayılmamış olsa da böyle bir yönelimin mayalandığını, hayatın bunu adeta dayattığını gösteriyor.



 



Antep'in Şahinbey Belediyesi'ne hizmet satan taşeron firma bünyesinde çalışan temizlik işçileri ve şoförlerin iş cinayetinde hayatını kaybeden sınıf kardeşleri Ali Bayrakoğlu için 1 günlük iş bırakma eylemi yapmış olması bu yönelimi somut bir mesaja dönüştürmesiyle anlamlıdır.



 



300 işçi, arkadaşlarının ölümünden kullandığı aracın bakımını yaptırmayan firmayı sorumlu tuttular. Hayatını kaybeden işçinin kullandığı aracın fren tutmadığını, daha önce de bu araçlarla "kazalar" yapıldığını belirtip, arızalanmaları durumunda da kendilerinin sorumlu tutulduklarını söyleyerek öfkelerini dile getirdiler.



 



300 işçi, yaşanan iş cinayeti karşısındaki bu tavırlarıyla sınıfın bütününün önüne yürünmesi gereken yolu somut olarak koydu. İş cinayetlerine karşı oluşan toplumsal duyarlılığın üretim alanlarına taşınması ve üretimden gelen gücün kullanılmasıyla birleştirilmesi gerektiğini...