12:25 24 Haziran'a ertelenen duruşmadan sonra Adliye önünde yapılan açıklamalar saldırının planlandığını gösteriyor
12:25
Duruşma yine sanıkların tutuklanma taleplerinin reddedilmesiyle sona erdi. Kalp ameliyatı geçirmesi nedeniyle duruşmanın ertelenmesini talep eden Mehmet'in babasının bu talebini görmezden gelen heyet, duruşmayı, polisin döverek adliyeden çıkardığı tanıkların gelmemesini bahane ederek 24 Haziran'a erteledi!
Duruşmadan sonra Adliye önüne çıkarak basın açıklaması yapan avukatlar ve ailelerin anlattıkları bugün hem içerde hem de dışarıda gerçekleşen saldırıların son derece organize olduğunu açıkça ortaya koydu.
Sabahki bu saldırın nasıl başladığını anlatan avukatlar, duruşmaların daha güçlü bir katılımla sahiplenilmesi çağrısı yaptılar. Avukatlar sabah aile, tanıklar ve duruşmayı izlemek için orda bulunan destekçilerle birlikte Adliye'nin giriş kapısından geçtiklerini, fakat üst kata çıkmak için kullanılacak asansörün önüne ulaştıklarında kapının çevik kuvvet tarafından tutulduğunu anlattılar.

Çevik kuvvetin kendilerine "sadece davacılar ve avukatlar geçebilir, duruşma izleyicilere kapalı" demesi üzerine, bu uygulanmanın kabul edilemeyeceğini belirttiklerini ve orada bulunan kitlenin de itirazıyla polisin özel güvenlikle birlikte saldırmaya başladığını vurguladılar.
Polis ve özel güvenlikçilerin aileye ve destek için gelenlere saldırması üzerine kendilerinin de araya girmek zorunda kaldıklarını belirten avukatlar, bunun üzerine polisin avukatlara da saldırmaya başladığını ve bir arkadaşlarıyla birlikte izlemek için gelenleri ve tanıkları döverek Adliye dışına çıkarmaya çalıştıklarını ifade ettiler.
İçerde gerçekleşen bu saldırının dışarıda bekleyen kitlece fark edilmesi ve tutum alınması üzerine saldırıya hazır vaziyette bekleyen polisin burada da TOMA ve gaz bombalarıyla saldırmaya başladığını belirttiler.

Avukatlar polis tarafından darp edilerek dışarıya çıkarılan kişiler arasında tanıkların da bulunduğunu, heyetin bu durumu bildiği halde yapılan yoklamada tanıkların olmaması nedeniyle duruşmayı ertelediğini ve aslında bu tutumuyla olup bitenlerle doğrudan ilişkili olduğunu da ele verdiğini vurguladılar.
Avukatlardan sonra Taksim Dayanışması adına söz alan Mimarlar Odası yöneticilerinden Mücella Yapıcı da bu saldırının aslında Gezi davalarının gerekli toplumsal destek ve sahiplenmeyle karşılaşmamasıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.
Yapıcı'dan sonra söz alan Mehmet'in ağabeyi Muharrem ise, katletme politikasının devam ettiğini, 2 yıl önce kardeşini, 1,5 yıl önce de annesini katleden zihniyetin bugün Adliye'deki saldırıda da karşılarına çıktığını, ama bunun kendilerini yıldırmayacağını, hesap sormaktan vaz geçmeyeceklerini dile getirdi.
Sabahki saldırı anında kafasından yaralanan Mehmet Tural ise bugün olup biten her şeyin önceden planlandığını, sabah Adliye önüne geldiklerinde gördükleri polis yığınağıyla bunu anladıklarını belirterek duruşmalara sahip çıkılması çağrısı yaptı.
Adliye önündeki kitle açıklamalardan sonra sloganlarla ayrıldı.
12:10
Duruşma sona erdi. Ailelerin ve avukatların Adliye önünde açıklama yapması bekleniyor.
11:00
Mehmet Ayvalıtaş’ın babası fenalaştı ve hastaneye kaldırıldı.
Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, mahkeme heyetine, “Hem oğlumu hem eşimi aldınız. Şimdi de beni dövüyorsunuz. Kime sığınacağız” dedikten kısa bir süre sonra fenalaştı.
Polis adliye içinde aileye, dışarda Mehmet’in davasını sahiplenen yoldaşlarına, arkadaşlarına saldırıyor.

Gezi direnişinin ilk gününde 1 Mayıs Mahallesi'nde binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen yol kesme eyleminde bir aracın hızını kesmeyerek kitlenin içine dalması sonucu katledilen Mehmet Ayvalıtaş'ın Kartal Adliyesi'nde görülen davasının bugünkü 7. duruşmasında polis ve özel güvenlikçiler aileye ve destek için gelenlere saldırdı.
Sabah saat 09:20'de Adliye önünde toplanan kitle ile özel güvenlikçiler arasında arbede yaşandı. Bir kadın avukatı darp ederek adliye dışına çıkaran güvenlikçiler, sonrasında aynı şekilde bir kişiyi daha adliye dışına çıkararak darp etti.

İçerden slogan seslerinin de geldiği o esnada yoğun bir şekilde hazırlanmış bariyerler aşılarak çevik kuvvetin üstüne yüründü ve çatışma çıktı.

Yoğun polis yığınağının yapıldığı Adliye önünde polis, TOMA'lar ve gaz fişekleriyle içinde Alınteri okurlarının da bulunduğu kitleye saldırdı. İki tane hafif yaralının bulunduğu adliye önünde kitle bir köşeye çekilerek sloganları haykırmaya devam etti.
Sloganlar atılırken Adliye'deki özel güvenlikçiler bariyerlere asılmış olan pankartı indirip 'Gücününz varsa gelin, bize saldırın' diye bağırdılar. Adliye önüne kimse alınmıyor.
Bu saldırılardan sonra kitle yeniden Adliye önüne geçti. 10:40 sularında flamalarıyla gelen grupların da katılmasıyla Adliye önündeki sayı arttı. Kitle özel güvenlikçilerin indirdiği pankartı bir kez daha yerine astı ve bariyerlerin önüne kadar geldi.
Adliye önündeki kitle burada bir basın açıklaması yaptı (10:50 sularında) Açıklamada, ''Saldırılarınız bizi ve aileleri yıldıramaz. Biz direne direne kazanacağız, bizi korkutamazsınız. Kendi sonunuz geldikçe ortaya pisliklerinizi saçıyorsunuz. Bataklığın dibine gömülerek tarihteki yerinizi alacaksınız. Ama tarihte son sözü hep direnenler söyler.'' denildi.
Adliye önündeki bekleyiş, sloganlarla devam ediyor. Bekleyişin forum şeklinde devam etmesi kararı alındı.
İçerden gelen haberlere göre duruşma bitmek üzere...