“Maden”de buluştular

Sanatçı estetiğin-güzelliğin peşinden koşar, ayağına acı taşları takılır. Eğilip alırsa eli, almazsa vicdanı kanar

KÜLTÜR-SANAT
Çarşamba, 25 Mart 2015 (11 yıl 6 ay önce)

Yazar ve Çizerler “Maden”de Buluştu



 



Adil Okay



 



“Ömer Leventoğlu’nun editörlüğünü yaptığı bu kitapta yer alan ‘Maden’ temalı öyküler ve resimler yazarların – çizerlerin karanlık zamanları betimlemesidir…”



 



Edebiyat her dönem toplumsal altüst oluşlarda tanıklık yaparak, tarihin ve kamunun vicdanı olmuştur.



 



Edebiyatçılar -tabii ruhunu şeytana satmayan edebiyatçılar-, resmi tarihin tahrif ettiği ya da yok saydığı hakikatleri kamuya -farklı biçemlerle, akımlarla kimi zaman açık, kimi zaman da metaforlarla- duyurmuşlardır. Sanat özü gereği muhaliftir. Sanatçıların da duyargaları açıktır. Gerçekleri görüp gözlemleyip harmanlarlar, sonra onları ses, nota, heykel, fotoğraf, şiir, öykü, roman halinde değiştirip, dönüştürüp estetize edip sunarlar.



 



Kapitalizm maske değiştirdi ama onun insanlığa ve doğaya saldırısı sürüyor. Savaşlar, işgaller, sömürü ve daha çok kâr için doğanın katledilmesi sürüyor. İnsanların büyük çoğunluğunda “Başka bir dünya mümkün” diyecek umut ve ütopya kalmadı. Bu umudu ve ütopyayı besleyenler de azınlığa düştü. Ve onların da birçoğu zindanda. O nedenle şimdilerde, “Hâlâ mı toplumcu edebiyat” diye burun kıvıran “eleştirmenler” çoğaldı. Sanki dünyada emek, sanki dünyada sınıflar, sanki iş cinayetleri, sanki bunlara itiraz eden muhaliflerin varlığı ve onların uğradığı zulüm ortadan kalkmış gibi.



 



Soma katliamı unutanlara emek meselesini yeniden anımsattı.



 



Elbette sanatçı estetiğin-güzelliğin peşinden koşar ama bu serüvende sıklıkla ayağına acı taşları takılır. Eğilip alırsa eli, almazsa vicdanı kanar. Peki, ne yapar duyarlı sanatçılar? Susarlar mı? O acı taşlarını görmezden mi gelirler? Hayır. Yazmaya, çizmeye, yontmaya, söylemeye, fotoğraflamaya, oynamaya devam ederler.



 



Bertolt Brecht’in ifadesiyle söylersem:



“Karanlık zamanlarda / Şarkı da söylenecek mi?/



Elbette, şarkı da söylenecek / Karanlık zamanları anlatan.”



 



İşte Ömer Leventoğlu’nun editörlüğünde hazırlanan bu kitapta yer alan “Maden” konulu öyküler ve resimler yazarların – çizerlerin karanlık zamanları betimlemesidir.



 



Bu eserler yarına kalacak, gelecekte karartılmaya- unutturulmaya çalışılacak iş cinayetlerini yeniden yeniden hatırlatacaktır.



 



Kitabın editörü Ömer Leventoğlu’nun önsözünde altını çizdiği gibi: “Türkiye, ‘maden kazaları’ bakımından dünyanın en kötü sicilli ülkelerinin başında geliyor. Her yıl insan hayatının hiçe sayıldığını yeniden ve yeniden idrak etmemizi sağlayan facialarda can kaybediyoruz. Bu kitabın, can kayıplarına karşı toplumsal bilincimize bir katre de olsa duyarlılık getireceğini umuyorum.”     



 



Künye: 18 Yazardan MADEN ÖYKÜLERİ, Editör: Ömer Leventoğlu, Babek Yayınları, İstanbul, Şubat 2015.



 



İÇİNDEKİLER



Editörün Notu 7



Ben Uzun Mehmet



AHMET ÖZTÜRK 12



Kırmızı Nar, Yeşil Pantolon



OKAN EROĞLU 22



Cemşid



MEHMET ÇETİN 27



İki Büyük İyilik



MUZAFFER ORUÇOĞLU 38



Takas



CEMİL GÜNGÖREN 34



Karaydı... Her şey kara …



ADİL OKAY 49



Göçük



ALİ KAYA 57



Madenci Anıtı



AYMEN AKÇAY 62



Küçük Sarı Bebek



ÖZGÜR KOŞAR 66



Maden



DENİZ FARUK ZEREN 71



Sarma Çatalını Taban Taşına Vur!..



FAHRİ BOZTAŞ 79



Zahide



ŞABAN AKBABA 83



Grizu



ALİ KAYA 94



Uğursuz Gelin



İBRAHİM TIĞ 101



Türlübaşlı Cemil



TACİM ÇİÇEK 108



Lamba Numarası



OSMAN GÜNAY 125



Yeraltında Can Kardeşim,