Bir tarafta 35-40 kişilik sınıflar, diğer tafarta 55-60 kişilik... İmtiyazlı olan birincilerde öğrenciler tek kişilik sıralarda otururken ikincilerde öğrenciler sıralarda üçer kişi oturuyor... Birinciler boyalı, perdeli, kapı ve pencereleri yeni ve sağlam; ikincilerde camlar kırık, kapılar yok ya da menteşeleri kırık olduğu için açılıp kapanmıyor... İmtiyazlı sınıflarda tuvaletler öğrencilerin boylarına göre düzenlenmiş, temiz ve modern; diğerlerinde ise tuvaletler bakımsız ve çocuklara uygun değil. Bu sınıflar aynı okulda, aynı bina içinde; Gaziosmanpaşa'daki Esentepe İlköğretim Okulu'nda. Kapitalist sınıf farkı ilköğretim sınıf ve sıralarında böyle oluyor.
Okulda oluşturulan özel sınıflar ile sınıfsal ayrıcalık kör gözüm parmağına dedirtiyor. Ayırım okula yüksek miktarda bağış yapan ailelerin çocukları ile az yapanlar arasında, yani zengin ailelerle fakir aileler arasında yapıldı. 4 bin 300 öğrencisi bulunan Esentepe İlköğretim Okulu'nda yüksek miktarda bağışta bulunanlarla az miktarda (öğrenci başına 30 YTL yani) bulunan ailelerin çocukları bu yüzden farklı sınıflara alındı.
Veliler, okul yönetiminin bağış adı altında para topladığını, çoğunluğu 4 - 6 çocuklu ailelerden çocuk başına asgari 30 YTL olmak üzere zorla bağış alındığını belirtiyor. Okul Müdürü Alim Yavuz imzasıyla hazırlanan veli toplantısı gündeminin 9. maddesinde, "Okulumuza yapılacak aidat (bağış) miktarı öğrenci başına 30 YTL'dir (Kardeş olmasına bakılmaksızın)" deniyor ve paranın yatırılacağı hesap numarası veriliyor. İmtiyazlı sınıflara alınan öğrenciler velileri 150 YTL'nin üstünde bağış yapanlardan oluşuyor. Onlar ayrıcalıklı sınıflarında, tek kişilik sıralarda, örtülü masalarında eğitim alırken arkadaşları sıkış düzen dersliklerde kapısız penceresiz soğuklarda eğitim görecek. Sınıfsal eşitsizlik küçük yaşlardan itibaren büyütülüyor; çocukların kafalarında da meşrulaştırılarak.