1 Mayıs startı verildi

DİSK Genel Merkezi'nde yapılan 1 Mayıs gündemli toplantıda Taksim ısrarı yinelendi

İŞÇİ SINIFI
Salı, 31 Mart 2015 (11 yıl 4 ay önce)

İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs'a sayılı haftalar kaldı. Sınıfa dönük saldırıların dizginsizleştiği, esnek ve güvencesiz çalışma biçimleriyle iş cinayetlerinin birbirbiyle yarıştığı, son kırıntılardan biri olan kıdem tazminatının gaspının gündemde olduğu, siyasal zorbalığın bir torba yasayla tavan yaptığı, bölgesel kaosun daha bir derinleştiği bu günlerde karşılıyoruz 1 Mayıs'ı...





Kent merkezlerinin işçi ve emekçilere kapatılmak istendiği, sınıf mücadelesiyle özdeşleşmiş meydanların tarih bilincini kazımak istercesine en önemli yasaklar listesinin başına yazıldığı bugünün koşullarında Taksim yasağının bir kez daha ilan edilmesi tartışmalarıyla başladı 1 Mayıs gündemi de.





DİSK, KESK, TTB, TMMOB bu yasağı tanımayacaklarını belirterek 1 Mayıs çalışmalarının stratını verdiler. Sendika ve meslek örgütleri bu tutumlarını bugün saat 11:30'da DİSK Genel Merkezi'nde yapılan bir basın toplantısıyla bir kez daha yinelediler.





Sendika ve meslek örgütlerinin temsilcilerinin katıldığı basın toplantısında salon 1 Mayıs afşileriyle donatılırken, Genel İş'e üye işçiler de açtıkları 1 Mayıs pankartıyla toplantıya katıldılar.





Kurumlar adına basın açıklaması yapan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, “insanca yaşanacak ücret, çalışma koşulları, barış, demokrasi ve özgürlük” talepleriyle 1 Mayıs'ın ülkenin dört bir yanında kitlesel ve coşkulu bir şekilde kutlanması için hazırlıkların başladığını belirtip, İstanbul'da 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanacağını vurgulayarak, dayanışma çağrısı yaptı.





Taksim ısrarının basit bir teknik tercih olmadığını, bunun işçilerin Anayasal hakkı olduğunu söyleyen Beko, "Taksim Meydanı'nda işçi arkadaşlarımız kontgerilla tarafından vurularak yaşamını yitirdi. Kaybettiğimiz arkadaşlarımızın anısına 1 Mayıs'ta Taksim'de olmak istiyoruz" diye belirtti.





İşçi sınıfının mücadelesi ve ödenen bedellerle 1 Mayıs'ın resmi tatil olduğunu belirten Beko, “1 Mayıs’ta emeğe ve onun taleplerine saygı gösterilsin istiyoruz. Hukuka saygı için Taksim’de olmak istiyoruz. bu talebimiz yüzünden çok bedeller ödedik. Ancak tüm mahkemelerden beraat ettik. En son 2014 1 Mayıs’ı ile ilgili dava sonucunda ‘işçileri 1 Mayıs için Taksim’e çağırmak suç değildir’ dendi. Öte yandan 1 Mayıs’ta Taksim yasağıyla ilgili hükümet Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) mahkum oldu. Ulusal ve uluslar arası mahkeme kararlarına saygı gösterilmesi talebiyle 1 Mayıs’ta Taksim’de olmak istiyoruz.” dedi.





İşçi ve emekçilere dönük saldırılara, taşeron cehennemine, sendika düşmanlığına vurgu yapan Beko, “Haklarımıza saygı gösterilmesi için 1 Mayıs'ta Taksim'de buluşma çağrısı yapıyoruz” diye belirtti.





1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamak için İçişleri Bakanı ile görüşme talep ettiklerini belirten Beko, “Umarız bu adımımızın karşılığını alırız. 1 Mayıs hukuk dışı, vicdansız bir yasak inadıyla İstanbul halkına ve işçilere zehir edilmesin” dedi.





7 Haziran’da yapılacak genel seçimleri hatırlatan Beko, “Türkiye seçimlere giderken toplumu gererek, oy toplama hesaplarına karşı biz karanfillerimizi kuşanacağız. Ötekileştirici nefret söylemlerine karşı şarkılarımızla, türkülerimizle emeğin umutlu davasında bütünleşeceğiz. Kardeşlik türkülerini söyleyeceğiz. Yağmanın, talanın değil, eşitliğin, savaşın değil barışın, baskıların değil özgürlüğün, karanlığın değil aydınlığın, ayrımcılığın değil kardeşliğin, yalanın değil hakikatin egemen olduğu bir ülke için umut işçi sınıfında, umut emekte” diye konuştu.



 



Beko sözlerini başta Taksim 1 Mayıs'ı olmak üzere ülkenin her yerinde 1 Mayıs'ın anlamına uygun kutlanması için dayanışma çağrısı yaparak bitirdi.





Gazetecilerin sorularını cevaplayan Beko, Meclis’ten geçen İç Güvenlik Yasa Tasarısı’yla ilgili görüşlerini de şöyle dile getirdi: “İç güvenlik yasasına ihtiyaç yok. Molotof kokteylinden bahsediyorlar. Mersin’de çocuklar molotof kokteyli attığından dolayı ömür boyu hapis cezası verdiler. Demek ki yasada bir açıklık yok. Türkiye’de önümüzdeki dönemde adı belli olmayan bir sıkıyönetim ilan edilmesini istemiyoruz. Türkiye’nin açık cezaevine dönmesini istemiyoruz. Yargıç, hakim, savcıların bilgisi dışında polislere bu kadar fazla yetki verilmesi bize göre doğru değil. İhtiyacımız olan işçi sağlığı ve işçi güvenliği yasasıdır.”





Açıklamadan sonra işçiler, “Faşizme teslim olmayacağız!”, “Yaşasın 1 Mayıs Taksim alanı!”, “1 Mayıs şehitleri ölümsüzdür!” sloganlarını haykırdılar.